Toplum olarak çok büyük bir acı yaşıyoruz. Çocuklarımızı, öğretmenlerimizi ve çocuklarımızın velilerini kaybettik. Toplum olarak Yastayız. Bir kez daha hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine, sevenlerine ve bu büyük acıyı yüreklerinde hisseden herkese sabır dileriz.

6 Şubat 2023 tarihinde Türkiye’de gerçekleşen 7.7 büyüklüğündeki deprem sonucu yıkılan binanın enkazında kaybettik canlarımızı. Kayıplara neden olan depremler değil depremlerde yıkılan binalardır. Halbuki bilimsel doğrulara uygun olarak tasarlanan ve inşa edilen binaların büyük depremlerde dahi yıkılması pek olası değildir.

Adıyaman’da yıkılan İsias Otel’de canlara ve ardından çok büyük acılara neden olmuştur. Gidenleri geri getirmeyecek belki ama bu otelin yıkılmasında ihmali olan herkesin yargılanması ve cezasını çekmesi, hem kamu vicdanı hem de adalet için son derece önemlidir.

İkamet izinsiz 4 kişi tutuklandı İkamet izinsiz 4 kişi tutuklandı

Başlatılan ve başlatılacak yargı süreçlerinde bilirkişi raporları önemli olacaktır. Bu raporların hazırlanmasında hem Türkiye’deki hem de Kıbrıs’taki yetkili makamlara büyük rol düşmektedir. Ancak bununla beraber veya ayrıca meslek odalarının ve üniversitelerin de bilirkişi raporları hazırlaması mümkündür; hatta gereklidir.

Deprem sonrası, arama kurtarma çalışmaları sırasında, devlet otoritesinden bağımsız olarak bilirkişi raporu hazırlama ihtiyacı ortaya çıkmış, iş insanları tarafından bu yönde KTMMOB ve DAÜ’den talepte bulunulmuştur. KTMMOB’nin bu talebe karşılık verdiği belirtilmiş ancak DAÜ’nün resmi izin alınmadığı gerekçesiyle aile yakınlarının talebini geri çevirdiği iddia edilmiştir. DAÜ bir devlet üniversitesi olsa bile, üst makamlardan izin alma ihtiyacı duymadan bilimsel çalışma yapabilmeli ve yayın hazırlayabilmelidir. Üniversiteler bilim yuvası olmalı ve bilimsel çalışmalar devlet otoritesinin iznine bağlanmadan yapılmalıdır. Bu çerçevede, DAÜ rektörlüğü kamu otoritesinin izni olup olmamasına bakmaksızın, imkanlar çerçevesinde bu bilimsel raporlamanın hazırlanmasını bağımsız ve objektif olarak gerçekleştirmeli ve talebe olumlu cevap vermeliydi. Bunun yanında devlet otoritesi de, bu çalışmanın yapılabilmesi için doğrudan DAÜ’den ve KTMMOB’nden talepte bulunmalıydı.

Bilimsel çalışmalar sadece adalet arayışı için değil, yaşamları korumak için de başvurulması gereken çalışmalar olmalıdır. Bu büyük acı sonrasında, bilimsel çalışmalar ışığında hareket etmeyi ve benzeri kayıpların ve acıların oluşmasını engellemeyi başarmalıyız.

Yaşadığımız coğrafyada deprem ve benzeri doğa olaylarının yarattığı tehditler bulunmaktadır. Üniversiteler ve meslek odaları bu tehditlerin ortadan kaldırılması için yapılacak bilimsel çalışmalar anlamında kapısı çalınacak en önemli kuruluşlarımızdır. Özellikle devlet üniversiteleri güvenilir bilimsel çalışmaların yapılması ve raporların sunulması anlamında hayati öneme sahiptir. Bu çerçevede devlet doğrudan üniversitelerden hizmet talep etmeli, inşaat sektörünün bilimin ışığında hareket etmesini sağlayabilmelidir. Üniversiteler ise bilimsel çalışmalarında özgür olabilmeli, kamu otoritesinden bağımsız,

toplum yararına hareket etmeyi başarabilmelidir. Üniversitelerin temel amacı, gerek eğitim, gerekse araştırma ve geliştirme faaliyetleriyle, bilimin ışığıyla topluma hizmettir.

Üniversitemiz, bu anlamda, DAÜ’ye gelen taleplere dün de, bugün de, yarın da olumlu cevap vermeli, hatta bu konuda liderlik yapmalıdır.

DAÜ-SEN

Editör: Haber Merkezi