Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, BRTK’de canlı yayına katılarak soruları yanıtladı.

Yılmaz, İktisadi ve Mali İş Birliği Protokolü'nün, her şeyden önce Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bir egemen devlet olarak varlığını güçlendirmeyi öngördüğünü kaydetti.

Girişimciliğin desteklenmesinin önemine vurgu yapan Yılmaz, hiçbir ülkenin sadece kamu yatırımları ile gelişemeyeceğini söyledi.

Yılmaz, KKTC'nin önümüzdeki dönemde dünyada giderek daha etkili bir hale geleceğine ve dünya ile daha fazla kanallar açacağına inanç da belirtti.

- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin önceliği ne ise bizim bu belgemizin esas önceliği de odur”

İktisadi ve Mali İş Birliği Anlaşması ile ilgili sorulan soru üzerine Cevdet Yılmaz, “Yeni kabinemiz kurulduğunda Sayın Cumhurbaşkanımızın ilk imzaladığı protokol bu oldu. Bu da kendisinin Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiye verdiği değerin çok açık bir göstergesi diye düşünüyorum” dedi.

İktisadi ve Mali İş Birliği Protokolü’nün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen devlet olarak varlığını güçlendirmeyi, alt yapısını güçlendirmeyi öngördüğünü anlatan Yılmaz, şöyle konuştu:

“Diğer taraftan da tabii ki Kıbrıs Türkü’nün refahını artırmayı, gelir düzeyini yükseltmeyi hedefleyen önemli bir belge. Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki dayanışmanın en güçlü göstergelerinden bir tanesi. Bir taraftan da KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti arasında daha yoğun iş birliğini, ilişkiyi geliştiren, bunu alt yapısına katkıda bulunan bir belge…

Biz bunu hep ortak akılla hazırlama hedefiyle hareket ediyoruz. Bir taraftan Türkiye Cumhuriyeti’ndeki yetkililer, kurumlar, teknik kapasite. Diğer taraftan KKTC’deki kurumlar, teknik kapasite, siyasi otorite. Bütün bunlar birlikte öncelikleri şekillendiriyoruz. Esası şu; Kıbrıs’ın önceliği ne ise, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin devlet olarak ve millet olarak önceliği ne ise bizim bu belgemizin esas önceliği de odur diyebilirim.”

Programlarında büyük altyapı projeleri olduğunu aktaran Cevdet Yılmaz, “Bunlar olmadan bir ülkenin gelişmesi de mümkün değil, yatırım ortamı oluşturması da mümkün değil” dedi.

- “Hiçbir ülke sadece kamu yatırımları ile gelişemez”

Projelere ilişkin Yılmaz şunları kaydetti:

“Bunlardan en önemlilerinden bir tanesi örneğin denizin altından gelen su projesi oldu. Yine son dönemdeki çok somut göstergelerden bir tanesi Ercan Havalimanı’nın bütün unsurlarıyla açılması oldu. Yollar yapıyoruz, çok önemli yollar yapıldı bu çerçevede… Az önce demiştim, halkın önceliklerini dikkate alarak şekillendiriyoruz… Sağlıkta önemli yatırımlar var. Eğitimde, okulların bakımı, yenilenmesi dahil olmak üzere…

Yine enerji alanında önemli işbirlikleri yapılıyor. Sulamada, bugün Master Plan çalışmasına gideceğiz. Artık sadece içme suyu değil, sulama suyu anlamında da çalışmalar yapılıyor. Hepsini saymamız mümkün değil, çok sayıda başlık var.

Ben şu perspektifin de önemli olduğunu düşünüyorum eski bir kalkınma bakanı olarak… Bir kamu tarafı var işin, bir de özel kesim tarafı var. Hiçbir ülke sadece kamu yatırımları ile gelişemez. Kamu yatırımları çok önemli, altyapı çok önemli, sosyal altyapıya fiziki altyapıya yatırım yapmak çok önemli ama bir taraftan da girişimciliği desteklememiz gerekiyor. Yine bizim bu protokolümüz çerçevesinde reel sektöre, girişimciliğe yapacağımız bir takım destekler var. Ben bu boyutun giderek daha fazla güçlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Özellikle genç girişimcileri desteklemek, kadın girişimcileri desteklemek… Türkiye’den ve dünyanın farklı yerlerinden iş dünyası ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki girişimcileri daha yakın çalışır hale getirmek… Bütün bunlar Mali İş Birliği Protokolümüzün unsurları diye ifade edebilirim.”

- “Sulama projesi hakikatten çok çok kıymetli…”

Su ve enerji projeleri ile ilgili soruları da yanıtlayan Yılmaz, son dönelerde dünyada yaşanan bulaşıcı hastalıklar, iklim değişikliği ve savaşlarla ilgili gelişmelerin tarım sektörünün ne kadar stratejin olduğunu gösterdiğini vurguladı.

Suyun büyük bir kısmının tarım sektöründe kullanıldığını, tarım için su kullanımının çok kritik bir mesele olduğunu anlatan Cevdet Yılmaz, bugün bu konuda bir Master Plan çalışması başlatacaklarını anımsatarak, “Ben bunu hayati bir çalışma olarak görüyorum. Geleceğimiz açısından çok çok kıymetli” dedi.

Türkiye’den KKTC’ye denizin altından boru hattı ile su getirilmesi projesini “dev proje” ve “çılgın proje” olarak niteleyen Yılmaz, suyun içme suyu olarak kullanılmasının ardından sıranın sulamada kullanılmasına geldiğin anlattı.

Yılmaz, “Öncelikle bu suyu ovalara, tarımsal arazilerin bulunduğu yerlere iletmeniz gerekiyor. Güzelyurt gibi Mesarya gibi ovalar burada ön plana çıkıyor tabii… Buralar sulu hale geldiğinde verimlilik artmış oluyor. Daha fazla ürün almaya başlıyor çiftçi, dolayısıyla refahı artıyor, gelir düzeyi artıyor. Bu zincirleme bir şey aslında… Tarım deyip geçmeyeceksiniz. Buradaki üretim, gelir artışı ticareti tetikliyor. Sonra gıda sanayisini tetikliyor, gıda sanayisinin gelişmesine vesile oluyor. Çiftçinin geliri arttıkça o gidip harcama yapıyor, genel ekonomiye katkısı oluyor. Dolayısıyla birçok kanalla buradaki projeler istihdama dönüşüyor, refaha dönüşüyor. Bu sulama projesi hakikatten çok çok kıymetli…” diye konuştu.

Akdeniz’in iklim değişikliğinden çok etkilenen bölgelerden biri olduğunu anlatan Yılmaz, özellikle Akdeniz havzasında dünyanın yeni şartlarına hazırlanmanın önemine vurgu yaptı. Yılmaz, TC ve KKTC Cumhurbaşkanları ile iki ülke yetkililerini su projesine imza attıkları için tebrik etti.

- “Çift hatlı bir sistem düşünüyoruz”

Kabloyla elektrik getirilmesi konusunda ise Yılmaz şunları kaydetti:

“Türkiye ile enterkonnekte bir sistem kurmayı öngören, bu yolla sadece KKTC’yi değil tüm adayı aslında dünyaya, Avrupa’ya bağlayan bir sistem…

Esentepe açıklarında cansız erkek bedeni bulundu Esentepe açıklarında cansız erkek bedeni bulundu

Ada ekonomilerinde şöyle bir sıkıntı vardır. Bir ölçek meselesi vardır, dolayısıyla belli konularda maliyetler yükselir. Ama genel bir sisteme entegre olduğunuz zaman, daha geniş bir sistemin bir parçasına dönüştüğünüz zaman o maliyetler aşağı düşer. Enerji de burada en kritik unsurlardan, modern hayatın olmazda olmazı… Evimizden, sanayiye, hizmet sektörlerine her şey enerji… Dolayısıyla çok önemli bir yatırım daha gündemimizde…

Geçen Temmuz ayından Sayın Cumhurbaşkanı Tatar’ın gözetiminde Sayın Başbakan Üstel ile bir mutabakat zaptı imzaladık ve bu mutabakatla süreci hızlandırdık. Şu anda fizibilite çalışmaları yapılıyor, tamamlandığı zaman yapım aşamasına geçeceğiz.

Çift hatlı bir sistem düşünüyoruz. Sadece Türkiye’den KKTC’ye elektrik gelmiş olmayacak, KKTC’den Türkiye’ye ve tüm dünyaya, Avrupa’ya elektrik akımı sağlanmış olacak.”

Ercan Havalimanı’nın faaliyete girdiğini de anımsatan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Muazzam bir yatırım… Zamanla göreceksiniz çok daha iyi bir hale gelecek” diyerek, yatırım süreçlerinde yaşanan sıkıntılara işaret etti ve moral bozarak ve karamsarlıkla ülkelerin olumlu gelecek kuramayacağını ifade etti. Yılmaz, TC ile KKTC’nin el birliği ile büyük ölçekli yatırımları tek tek hayata geçirerek başarı hikâyelerini çoğaltacağını da vurguladı.

- “Türk Devletleri Teşkilatı ile KKTC arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve entegrasyonun güçlendirilmesi çok önemli”

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in “KKTC bayrağının Türk Devletleri Teşkilatı etkinliğinde dalgalanması gerektiği ve dalgalanacağı” yönündeki ifadelerinin anımsatılması üzerine Cevdet Yılmaz, “Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik, dostluk tartışılmaz. İki devlet tek millet diyoruz, aslında üç devlet tek millet dememiz lazım KKTC’yi de kattığımız zaman… Bir şeyin işareti bunlar tabii… KKTC önümüzdeki dönemde dünyada giderek daha etkili bir hale gelecek, daha fazla kanallar açacak dünyayla…” ifadelerini kullandı.

KKTC’ye uygulanan izolasyonları “gayriinsani” olarak niteleyen Yılmaz, bunların birer birer ortadan kalkmasını temenni etti. Yılmaz, Türk Devletleri Teşkilatı ile KKTC arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi ve entegrasyonun güçlendirilmesinin çok önemli olduğunu da vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü yılı olduğunu da hatırlatan Cevdet Yılmaz, Mustafa Kemal Atatürk’ü, şehitleri, gazileri ve ülkeye emek veren herkesi andı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yıllık kazanımları üzerine yeni bir dönemi başlattıklarını ve buna Türkiye Yüzyılı dediklerini belirten Yılmaz, Türkiye’nin çok köklü bir ülke olduğunu ve yeni yüzyılda, bu yüzyılın şartları içinde geleceğe yürüneceğini belirtti.

Türkiye’nin çok badireler atlattığını ifade eden Yılmaz, “Çok daha güçlü bir ülke olacağız her bakımdan… Kültürel, sanatsal faaliyetlerinden bilim teknoloji alanına, ekonomiden spora birçok boyutu ile yeni bir yüzyıla adım atıyoruz. Bunu heyecanını duyuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde, son yirmi yılda zaten bunu fiilen ortaya koyduk” dedi.

“Bu yüzyıl Türkiye Yüzyılı olacak ve güçlenen Türkiye güçlenen KKTC ile gerçekleşecek” diyen Yılmaz, bütün kesimlerin katkısı ile Türkiye Yüzyılını ve KKTC Yüzyılını inşa edeceklerini kaydetti.

Cevdet Yılmaz, KKTC halkına Erdoğan’ın ve Türkiye halkının selamlarını ve muhabbetlerini ileterek sözlerine son verdi.