Tabipler Birliği adına 7-14 Şubat DKH Farkındalık Haftası dolayısıyla açıklama yapan Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Aras Tulunoğlu, dünya ve Türkiye istatistiklerinin yeni doğan her bebeğin yaklaşık yüzde 1’inin doğumsal kalp hastalığı ile dünyaya geldiğini, bu bebeklerin yaklaşık yüzde 25’inin yaşamlarının ilk yılında acil müdahaleye ihtiyaç duyduğunu gösterdiğini belirtti.

Tulunoğlu, bu oranın eldeki verilere göre KKTC için de geçerli olduğu söyledi.

KKTC İstatistik Kurumu’nun 2024 yılı verilerine göre 2024’te canlı doğum sayısının 3 bin 382 olduğunu ifade eden Tulunoğlu, bu çerçevede 2024’te en az 30-40 bebeğin doğumsal kalp hastalığı ile doğduğunu ve yaklaşık 10 bebeğin ilk yılında acil müdahale ihtiyaç duyduğunun söylenebileceği kaydetti.

Erken tanının doğar doğmaz ihtiyaç duyulabilecek cerrahi müdahale veya tıbbi tedavinin planlanması için kritik olduğunu vurgulayan Tulunoğlu, kullanılan tarama testleri hakkında bilgi vererek, şüpheli durum görüldüğünde, hamileliğin 18-24’üncü haftalarında anne karnındaki bebeğin kalbinin ultrason dalgalarıyla ayrıntılı incelendiğini (fetal ekokardiyografi) belirtti.

- “Bazı bebekler sağlıklı görünse de testle gizli kalmış sorunlar erken yakalanabilir”

Tulunoğlu, yeni doğanlarda ise kritik kalp hastalıklarını belirlemek için ağrısız ve hızlı bir test olan pulse oksimetri kullanıldığını söyleyerek, bu taramada bebeğin sağ elinden ve iki ayağından oksimetre ile kandaki oksijen seviyesinin ölçüldüğü ve seviyeye göre doktorun aileyi yönlendirdiğini ifade etti. Tulunoğlu, bazı bebekler dışarıdan sağlıklı görünse bile bu testle gizli kalmış ve acil müdahale gerektiren sorunların erken yakalanabildiğini vurguladı.

Ailelerin, beslenme sırasında çabuk yorulma veya terleme, dudak-parmak ucu-dilde morarma, nefes darlığı veya hızlı solunum, yeterli kilo alamama ve büyüme geriliği gibi belirtilere karşı uyanık olması gerektiğini ifade eden Tulunoğlu, bu şikayetlerden biri ya da birkaçı görüldüğünde çocuk doktoruna, yönlendirilmesi halinde çocuk kardiyoloğuna başvurulmasının uygun olacağını dile getirdi.

“Gemikonağı Deresi’ni kaplayan foseptik kirliliği üç aydır olduğu gibi duruyor”
“Gemikonağı Deresi’ni kaplayan foseptik kirliliği üç aydır olduğu gibi duruyor”
İçeriği Görüntüle

DKH tanısı alan her bebeğin ameliyat olmasının gerekmeyeceğini de kaydeden Dr. Tulunoğlu, hastalığın türü, şiddeti ve yaşa göre farklı yaklaşımlar uygulandığını, bazı küçük kalp deliklerinin çocuk büyüdükçe kendiliğinden kapanabildiğini belirtti.

Tulunoğlu, “Unutmayın, erken teşhis edilen her doğumsal kalp hastalığı, doğru müdahale ve sevgi dolu bir bakımla sağlıklı bir geleceğe açılan en büyük kapıdır.” ifadelerini kullandı.