KTAMS Başkanı Bengihan, yazılı açıklamasında, sendikanın, her ay düzenli olarak kamuoyunun bilgisine getirdiği “açlık sınırı” ile ilgili hesaplamayı, Haziran ayında karşılaştıkları ve kabul etmedikleri bazı veriler nedeniyle bu ay hesaplamama kararı aldığını kaydetti.

Çalışanların, emeklilerin, dar ve sabit gelirli kesimlerin enflasyon karşısında alım gücünün korunması açısından hayat pahalılığı ödeneğinin büyük önem taşıdığını belirten Bengihan, son yıllarda Türk Lirası’nın büyük oranda değer kaybetmesi nedeniyle birçok mal ve hizmetin fiyatlarının döviz cinsinden belirlendiği ülkede korkunç bir hayat pahalılığı yaşandığına vurgu yaptı.

KKTC İstatistik Kurumu’nun hesaplamalarına göre, Hayat Pahalılığı oranlarının son bir aylık yüzde 11.44, altı aylık yüzde 33.32 ve yıllık yüzde 65.43 olarak gerçekleştiğini, Türkiye İstatistik Kurumu’nun Haziran ayı verilerine göre ise Türkiye’de Haziran ayında yüzde 3.92, altı aylık yüzde 19.77, yıllık bazda da yüzde 38.21 fiyat artışı olduğuna işaret eden Bengihan, şöyle devam etti:

“Türkiye’de asgari ücrete % 34 artış yapıldığı dikkate alındığında enflasyonun %30 daha yüksek çıktığı, ayrıca son altı ayda Türk Lirasının % 46’dan fazla değer kaybettiği ve neredeyse tüm mal ve hizmetlerin fiyatının dövize bağlı olduğu ülkemizde asgari ücrete en az %50 zam yapılmalıdır.

Çarpışan 2 aracın sürücüsü alkolden tutuklandı Çarpışan 2 aracın sürücüsü alkolden tutuklandı

Enflasyon çok yüksek olduğu için altı ayda bir verilen HP ödeneği alım gücünün korunmasında yeterli düzeyde etkili olmamaktadır. Eşel-mobil uygulaması ile ilgili yasal düzenleme yapılarak hem kamu, hem de özel sektör çalışanlarının maaşlarına üç ayda bir HP ödeneği verilmelidir. Ekonomi ve Enerji Bakanı Sn. Olgun Amcaoğlu Nisan ayında yaptığı bir açıklamada hayat pahalılığı ödeneğinin üç ayda bir maaşlara yansıtılması konusunu Bakanlar Kuruluna götüreceğini söylemiş, fakat ne yazık ki bu açıklaması popülist bir söylemden öteye gitmemiştir.

Kamuoyunun bilgisine getirmek istediğimiz diğer bir konu ise; Sendikamızın bir süreden beri her ay düzenli olarak kamuoyunun bilgisine getirdiği “açlık sınırı” ile ilgili Haziran ayında karşılaştığımız ve kabul etmediğimiz bazı veriler nedeniyle bu ay hesaplamama kararı almış olmamızdır. Şöyle ki açlık sınırı hesaplamasında baz aldığımız İstatistik Kurumu verilerinde özellikle Gıda ve Alkolsüz içecek fiyatlarının, market fiyatları ile örtüşmediğini gördük. Özellikle hellim, peynir ve tereyağı fiyatlarının Haziran ayında daha düşük gösterilmesi düşündürücüdür. Aylık HP’nin %11.44 olarak hesaplandığı bir ayda Gıda ve alkolsüz içecek enflasyonunun %-0.52 olarak hesaplanması, asgari ücretin belirlenmesine yönelik bir manipülasyon mudur?

Gerçekle örtüşmeyen verileri kullanıp hesaplama yaparak kamuoyuna yanlış bilgi vermek sorumluluk anlayışımızla bağdaşmamaktadır.”