,

Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Milletvekili Serhat Akpınar, ülkedeki ekonomik durumu değerlendirdi ve acil önlemler alınması çağrısını yineledi.

Akpınar, Amerika'daki bankacılık krizi ve Amerikan Merkez Bankası'nın faiz artırım kararlarına dikkat tekrardan dikkat çekerek, döviz kurlarındaki dalgalanmaların vatandaşları olumsuz etkilemeye devam edeceğini vurguladı. Bu nedenle devlet yetkililerini acil önlem almaya çağırdığını belirtti.

Ekonomik gelişmeler ışığında bu çağrımı yinelemek istiyorum açıklamasında bulunan Akpınar, “Kabul edilmelidir ki, mevcut hükümetimiz bugüne kadarki en vahim ekonomik koşullar ve risklerle karşı karşıyadır. Böyle bir ekonomik tabloda hükümetimiz reform çalışmaları ile süreci titizlikle yönetme gayreti içerisindedir. ” ifadesinde bulundu.

Akpınar, enflasyon, işsizlik ve gelir eşitsizliği sorunlarının ilerleyen günlerde zorlayıcı konular olacağını öngördüğünü belirtti ve Demokrat Parti olarak ekonomideki değişimleri titizlikle takip ettiklerini, halkın refah seviyesini koruyabilecek önlemlerin çeşitlendirilebilmesi için fikir ve önerilerle bu sürece katkı koymaya devam ettiklerini vurguladı.

Akpınar, Amerikan Merkez Bankası'nın faiz düşürme kararı almayacağını ve küresel piyasaların güçlenen dolara karşı dirayetli durmak zorunda kalacağını ifade etti. Dünyanın rezerv para birimi Dolar’ı yöneten Amerikan Merkez Bankası kararlarıyla tüm dünya ekonomisini de peşinden sürüklediğini ifade eden Akpınar, “Bu durumu eminim ülkemizdeki bankacılar da dikkatle takip ediyor. Ancak bu sadece Bankaları ilgilendiren bir gelişme değil!” dedi.

Akpınar, önümüzdeki hafta çok farklı bir ekonomik gerçeklikle karşılaşacaklarını belirtti ve bunun seçimle alakalı olmadığını, Türk ekonomistlerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervlerini, sürdürdüğü para politikası ve güçlenen dolar kaynaklı risklerin soyut boyuttan çıkarak gündelik hayatlarımızı ve kararlarımızı somut olarak etkileyecek olması olduğunu ifade ederek, Bu konuda uzmanların yaptığı açıklamalar ve hesaplamalara kulak vermek gerekiyor uyarısında bulundu.

Akpınar konu ile açıklamasını şöyle sürdürdü;

“Türkiye’de şu anda kaçınılmaz bir para sıkılaştırma politikasına geçiş başlamıştır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının bu sıkılaştırma sürecini elindeki faiz artırım aracını kullanmadan ne kadar daha sürdürebileceği meçhul olsa da, geçtiğimiz hafta bankalara 15 Mayıs tarihinde tebliğ ettiği “Menkul Kıymet Tesisine İlişkin Uygulama Talimatı”nda değişikliğe giderek, kredi kartlarından nakit çekilişleri ve kurum harcamalarına sınırlama getirdi.

Bunun yanında, bankaların menkul tesis oranlarına düzenleme getirerek, bankaların tüketici kredisi verme kabiliyetini de kısıtladı. Ancak, bu karar çok kısa bir süre sonra yürürlükten kaldırıldı. Benim öngörüm Merkez Bankasının 15 Mayıs’ta başlattığı Menkul tesisinde artış stratejisini önümüzdeki hafta devam ettirme ihtimali oldukça yüksek. Bu durumun yansımalarını ve etkilerini hepimiz artık bireysel olarak hissetmeye başlayacağız.”

KKTC ekonomisine değinen Akpınar, ekonomik resesyon içinde olan ülkenin bazı sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti ve bu sorunları dile getirdi;

“Geçmişten gelen 30 bin üzerinde alacak-verecek davasının mahkemelerimizde bekletilmekte iken yaşanacak bir ekonomik şok ile bu davalar bir anda 2ye 3e katlanacaktır! Özellikle esnafımız döviz cinsinden olan borçları ve düşen gelirleri karşısında çaresiz bırakılmıştır. Bu konu hergün daha vahim bir hal almaktadır! Bankalarımız kendi kar marjlarını korumak adına, vatandaşlarımızla “herşey yolunda gidiyormuş gibi” beklenti ve koşullarda işlem yapmaktadır! KKTC’deki yerel bankalar da, KKTC’de şubesi olan TC Bankaları da Kıbrıs Türk halkına günümüzün sorunlarına çare olabilecek finansal araçlara erişim sağlamamıştır! Bireysel ve kurumsal kredi yapılandırma araçları, Döviz dönüşümlü Kur Korumalı TL mevduat hesapları, döviz türü borçların Türk Lirasına dönüşümü ve yeniden pazarlığı gibi araçlar KKTC vatandaşlarına sunulmamış, nefes almalarına imkan verilmemiştir!”

Akpınar, acil önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayarak, KKTC'nin döviz risklerinin minimize edilmesi, vatandaşların borç ilişkilerinin yapılandırılması; Kira, alacak, verecek kalemlerinde halkın selameti için önlem alınması gerektiğini, devletin KKTC vatandaşlarına yönelik Borç İlişkilerinden Kaynaklanıp Tahsili Geciken Döviz Cinsinden Alacakların Yapılandırılması ve yeniden düzenlenmesi için gerekli kararları Bakanlar Kurulun’dan geçmesi gerektiğini, finans politikasından toplum çıkarlarını gözeten bir bankacılık anlayışına geçiş sağlanmalı ve KKTC Merkez Bankasının bu duruma hassasiyetle yaklaşması gerektiğini ifade etti.

Finansal okuryazarlığının ilerletilmesi, her yaştan insanın daha sağlıklı mali kararlar almalarına imkan sağlanması gerektiğini de vurgulayan Akpınar, bu konuda Eğitim Bakanlığı ve Ekonomi Bakanlığını göreve davet etti.

Serhat Akpınar'ın açıklamasını şöyle tamamladı;

“KKTC’nin hayat damarlarını oluşturan sektörlere destek olmaya devam edeceğiz” “KKTC’nin hayat damarlarını oluşturan sektörlere destek olmaya devam edeceğiz”

“Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın geçtiğimiz hafta Türk Bankacılık Sektörü hakkındaki açıklamasında söylediği gibi, Türk bankacılık sektörü finansal koşullardaki değişikliklere karşı oldukça dirençlidir. Gözlemim o’dur ki, bu Kıbrıstaki bankalar için de söylenebilir. İçinden geçmekte olduğumuz bu zor süreç ne yazık ki farklı katmanlarda da etkisini göstereceği bir döneme giriyoruz. Vatandaşlarımızın refah seviyesinin ve yaşam standartlarının hızla gerilediği bu ortamda devletimizin ve bankalarımızın vatandaşlarımıza acilen yeni finansal araçlara erişim sunmaları kaçınılmazdır. Aksini düşünmek dahi istemiyorum.”

Editör: Haber Merkezi