6 Şubat’tan sonra ülkeye gelen depremzede sayısıyla ilgili net bir sayıya sahip olunmadığını, hükümet yetkililerinden farklı yanıtlar alındığını belirten Rogers, hükümeti bu kadar basit bir konuyu netleştirememekle eleştirdi.

Kırmızı ışıkta geçen alkollü sürücü kazaya sebep oldu, tutuklandı Kırmızı ışıkta geçen alkollü sürücü kazaya sebep oldu, tutuklandı

Rogers, yaptığı yazılı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

“Tüm bu karmaşadan sonra İçişleri Bakanı ‘Ülkeye kaç kişi geldiğini doksan gün sonra açıklayacağım’ diyor. Çünkü bu ülkede yasal kalma süresi doksan gündür. Bu açıklamadan anlıyoruz ki; o süre içinde ülkeden çıkmayıp kalan depremzede sayılacak. Bu yaklaşım kesinlikle devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz, sayıyı muhaceretin bir tuşla biliyor olması gerekir. Belli ki bu konuya ilişkin gerekli kayıtlar tutulmadı. Depremden sonra mevcut Muhaceret Tüzüğü de askıya alındı, cezası olanların da ülkeye cezasını ödemeden girmesi sağlanıyor.”

- “Depremzedelerin ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için planlama yapmak gerekiyor”

Rogers, depremzedelerin barınma ihtiyacı, eğitim ve sağlıkla ilgili ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için planlamanın yapılması, bunun için de gelen kişilerin kayıt altına alınması gerektiğini kaydederek, bir mağduriyet yaşanmaması için kayıt altına alma ve kaynak yaratma noktasında günü kurtaran değil, sürdürülebilir bir sistemin olmasının şart olduğunu vurguladı.

Türkiye’de yaşanan depremin ve can kayıplarının herkesi derinden üzdüğünü, deprem sonrasında muhalefetin her zaman yardıma hazır olduğunu, sert çıkışlar yapmamaya da özen gösterdiğini söyleyen Rogers, buna rağmen hükümetin “Ben yaptım oldu” yaklaşımı ve üstten bakan bir tavırla davrandığını savundu.

Rogers, Kıbrıs Türk halkının depremden beri dayanışma ruhu ile hareket ettiğini ancak hükümetin attığı adımlarda güven vermediğini belirtti. 

- “Halkta güven yaratacak önlemler acilen alınmalı”

Şu an her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyaç olduğuna işaret eden bağımsız milletvekili Rogers, popülizm için süslü laflarla öne sürülen vaatlere kimsenin inanmadığını, vatandaşın söz değil eylem görmek istediğini ifade etti.

Rogers, “Hükümet aslında iyi örneklerle neyi nasıl yaptığını halka göstermeli ki bunu gören toplum da arkasından gelsin” ifadelerini kullandı.

Kesintilerle ilgili kararnamenin geri çekildiğini ve ilgili bir komitenin kurulduğunu anımsatan Rogers, sözlerine şöyle devam etti:

“Komiteye gelen tüm paydaşlar da güven oluşturulması için bazı başlıklardan bahsediyor. Birincisi; bir fon oluşturulması, afet kaynağının fona aktarılması ve şeffaf, denetlenebilir bir sistemle kaynağın kullanılması. İkincisi ise daha kalıcı çözümler üretilmesi; örneğin insanların yıllardır görmeyi beklediği vergi adaletinin artık sağlanması. Hepimiz biliyoruz ki bu ülkede yeterli kaynak vardır, yeter ki kayıt dışı ekonomi kayıt altına alınsın.  Birileri vergisini düzenli olarak öderken, diğerlerinin ödemeyip sürekli de affedilmesi kamu vicdanını yaralayan unsurlardan biridir ki hükümet vergi affının süresini yine bu ay sonuna kadar uzatmıştır. Tabii ki bu vergi adaleti, partilisine farklı bir muamele yapmadan sağlanmalı. Sürekli çıkarılan aflarla, çalışanının kaydını gününde yaptıran, ödemesini düzenli yapanların cezalandırılması, kaçak işçi çalıştıranın ödüllendirilmesi durdurulmalıdır. Mevcut teşvik yasalarının da elden geçirilmesi gerekir. Uçsuz bucaksız yatırım teşvik programlarımız var. Bunların amacına hizmet eder şekilde yeniden düzenlenmesi gerekir. Üretim sektöründe ise kaliteyi artırmak için teşvik verilmelidir. Teşvik, vergi ve çalışma hayatının düzenlenmesi ve kayıt altına alınması bütünlüklü olarak ele alınmalı ve hayata geçirilmelidir. Kayıt dışı ekonominin ülkemizde yüzde 65 civarlarında olduğu düşünülüyor. Mevcut yasalarla kayıt dışılığın büyük miktarda önlenebilmesi mümkün, yeter ki niyet olsun. Bir de uzun süredir bekleyen yasa tasarıları var. Örneğin, hükümet kurulduğu günden itibaren hazır olduğunu iddia ettiği Elektronik Şans Oyunları Yasası ve Kripto Yasası gibi yasa tasarılarını hâlâ Meclis'e göndermemiştir. İvedilikle bu tasarıları Meclis'e getirerek yasallaşmasını sağlamalı ve bu alanlardaki kayıt dışılığın da önüne geçilmesi gerekir. Böylece sürdürülebilir bir ek kaynak yaratmak da mümkün olacaktır.”

Editör: Haber Merkezi