Ülkemizdeki su, çevre ve tarım konularına dikkat çekmek amacıyla Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimarlar Odası Birliği tarafından bu konuları temel alan kongre dün başarıyla başlamıştır. Kongre başlangıcında birçok siyasi tarafından birçok konuşma yapıldı. Tüm siyasiler kongrede sunulan bildirilerin sonuçlarından politikalarını belirlerken yararlanacaklarını belirttiler. Umarım öyle olur çünkü çevre ekseninde düğümlenen bu konularla ilgili adamızda birçok sıkıntı bulunmaktadır. Açıkça belirtmekte yarar vardır ki artık hata yapma gibi bir şansımız da kalmamıştır.
Ben de Kıbrıs’taki sulak alanları tehdit eden çevresel faktörler ve Kıbrıs’taki florayı tehdit eden çevresel faktörler konularına dikkat çekmek amacıyla iki tane sunum gerçekleştirdim. Sunumumun başında çalışmaların temel amacının konu hakkında farkındalık yaratmak olduğunu belirttim. Ayrıca belirttiğim sorunlar çerçevesinde amacımın hiçbir kurum, kuruluş ya da yasayı eleştirmek olmadığını belirttim. Ülkemizde ne yazık ki birçok konuda kişiler ve bazı Sivil Toplum Örgütleri tarafından acımasız eleştiriler yapılmaktadır. Eleştiri yapıcı olmadıkça amacına ulaşmaz ve mevcut yapının iyileşmesine de katkı koymaz bu nedenle eleştirilerimizi muhakkak bir süzgeçten geçirerek yapıcı hale getirmemiz gerekiyor.
En son sunumum olan florayı tehdit eden çevresel faktörleri anlatırken, orkidelerin farklı amaçlarla söküldüğünü Sami Tamson hocamın fotoğraflarıyla bilimsel literatüre ekledim ve hemen akabinde Sami hocamdan yeni bir fotoğraf daha geldi. Fotoğrafta ki tahrip edilmiş tür, ülkemiz için nadir olan Orchis punctulata türüydü. Ne yazık ki ülkemizde bu konuda bilinç düzeyi oluşturamadık! Bunun yanında ceza ve denetim sistemimizde bazı noksanlıklar içeriyor.
Mevcut kurumlar ancak kendi yağlarıyla kendi ciğerlerini kavurabiliyorlar. Bu işin bence polis tarafından çözülmesi gerekiyor. Polis içerisinde bir çevre denetim birimi oluşturularak bu konuyu çözebilmek mümkün tabii bizim memleket küçük herkes birbirinin tanıdığı ve ahbabı. İngiliz döneminde bu konulara çeşitli çözüm yolları bulunabiliyordu. 21. Yüzyılda çözüm bulmak bu kadar mı zor?
Yorum sizlerin...