banner97

Mehmet Seyis, Osman Korahan'a çağrı yaptı...

"Osman beye çağrımdır; sen önce sana yapılan suçlamalara cevap ver ve eğer gerçekten devletin çıkarlarını korumaksa niyetin önce ailece hak etmediğiniz makamları terk edip normal memur maaşına inin ve İşçilerin kıdem tazminatını engellemeye çalışmak yerine ailece ikramiyelerinizi almayın..."

Mehmet Seyis, Osman Korahan'a çağrı yaptı...

"Osman beye çağrımdır; sen önce sana yapılan suçlamalara cevap ver ve eğer gerçekten devletin çıkarlarını korumaksa niyetin önce ailece hak etmediğiniz makamları terk edip normal memur maaşına inin ve İşçilerin kıdem tazminatını engellemeye çalışmak yerine ailece ikramiyelerinizi almayın..."

13 Ağustos 2017 Pazar 14:46
1298 Okunma
Mehmet Seyis, Osman Korahan'a çağrı yaptı...

Dev-İş eski genel başkanı Mehmet Seyis Sayıştay Başkanı Osman Korahan'ın eşinin özel kalem olarak atanmasına tepki göstererek çağrıda bulundu.

Seyis'in açıklaması şöyle:

"Okudu, üniversiteden mezun oldu. Hiç mi yok Devlette çalışan üniversite mezunu. Varrr. Hem da masterlileri doktoralılları var. Hatta bu düzeyde eğitim alan Geçici İşçi insanlarımız var. Aslında bu memlekette neredeyse üniversitede okumayan yok.

Fakat bu altından. Hem de 24 ayar som altından. Adam yolunu buldu! Yani kamuda yükselmenin… Geçeceği yolları geçti! Yani memuriyete sayıştay denetçisi olarak yürüdü. Hopp Sayıştay üyesi olmak zaten onun kaderi, Başkan olmak görevi!!!

Nedense Sayıştay başkanı seçtiler! Maaşı yükseldi, işten ayrılırken alacağı ikramiyesi otomatik olarak çoğaldı. Tam başka yükselme yok derken, kendisi için ek ödeneklerin de artırılmasını istedi. O da oldu. Paşamızın adı; Osman Korahan. 

Kızkardeşi de müdür olmuş devlette. Onun da maaş ve ikramiyesinin artmasına neden olmuş bu işler. Eşi de memur. Şimdi memur olan eşi ne olacak? O müdür olmadan mı gidecek yani?

Eşinin de daha fazla maaşa, katlanan ikramiyeye sahip olması gerekir. Aynen kendisi ve kardeşi  gibi. Öyle ya onlar 24 ayar som altın hem da külçe külçe, sayı ile sayılamaz külçe!!!

Çare belli. Nasıl olmasa kardeşine sağlanan menfaatler hak olmuştu artık geri gidişi olamazdı ya, öyleyse o makama artık eşi gelebilirdi.

“İsteyenin bir yüzü kara vermeyenin karamuza”  diye düşünmüş olsa gerek. Eşine de müdürlük rica etti. Olursa onun da maaşı ve ikramiyesi artacak. Üfff olursa Ballı börek gibi. Karı-koca en az 12-13 bin TL emekli maaşı. İkramiyeleri hesaplamaya biz işçi tayfasının hafızalarımız yetmez!

Tamam da nere dayanarak tüm bunları elde edebildi ve hala isteme hakkını kendisinde görüyordu beyefendi? Hükümetin çıkardığı Anayasaya ve Uluslararası yasalara aykırı olup da çalışanların haklarını budayan yasaların yürütülebilmesinde katkı koyuyordu ya. Daha ne yapsın…

Toplu iş sözleşmeleri  ile destekli yönetilen Kitler, Belediyelerde, kamu idareli işletmelerden emekli olan işçilerin “Kıdem tazminatı” olamaz diyerek işçilerin kıdem tazminatlarını almalarına engel koymaya çalışarak aklınca iş yapıyor.

 Sorsan “Ben görevimi yapıyorum. Devlete hizmet ediyorum” diyecek. Hızını alamıyor hiç hak ve yetkisi olmadığı halde hukuksal görüşler vermeye yeltenerek işçi hakları ile alakalı Anayasaya aykırı yasaların uygunluğunu ileri sürüp,  Anayasaya aykırı olmayanları gözardı ederek işletmelere bildiriyor, ve aykırıların uygulanmasını emrediyor.

Yook sırf anarşist olduğu için falan değil, yaranmak için. Öyle ya Hükümetlerin işçilere vermesi gereken harcamadan kurtarmalı ki kendisinin, kardeşinin, eşinin hakları dedikleri İkramiyeler katmerlensin.

Vay be  Osman bey vay. Daha önce de söylemiştim yine söyliyeyim “Toplu İş sözleşmeleri ile elde edilen haklara ne senin ne de savcılığın müdahale etme hakkı yok”.  Ne 2001 öncesine ne de sonrasına hatta 2050’ye 3000’e bu ülkede halenmüdahale edemezsin.

Nerelerde bu olur? Devlet Başkanı-Hükümet ve onlar adına görevliler nerelerde bu fetvaları verebilir? Bangaldeş, Moritanya, Kolombiya, Guatelema vs gibi işçi haklarının çok kötü olduğu özgürlüklerin kısıtlandığı muz devleti ülkelerde.  Haa “bizim buralardan farkımız ne” dersen onu da açık söyle.

Bu Ülkede Toplu iş sözleşmeleri,  Anayasa, İş Yasası  ve Toplu Sözleşme G.R.Yasası  güvencesinde. Daha önce bayramlıklar ile alakalı verdiğin fetva da mahkeme kararı ile geçersiz kaldı.

Mantığın almıyor mu?  Kıdem tazminatı da bayramlıklar gibi Toplu iş sözleşmeleri  ile elde edilen menfaatler arasında ve burda da kaybedeceksin.

Yani bu gibi insanların görevi de işleri zora sokmak, karmaşa yaratmak  sanki de. İnsanlar her alacakları için ya mahkemeye gitmeli, ya da grevler eylemler yapmalı. Sonra da “İş barışı bozulmasın” diyorlar. Yasal hakların bile uygulanması Osman beyi bozuyor. İşçi de Kıdem tazminatı alırsa o bozuluyor.

Osman beye çağrımdır; sen önce sana yapılan suçlamalara cevap ver ve eğer gerçekten devletin çıkarlarını korumaksa niyetin önce ailece hak etmediğiniz makamları terk edip normal memur maaşına inin ve İşçilerin kıdem tazminatını engellemeye çalışmak yerine ailece ikramiyelerinizi almayın.  Hade bakalım…"

Son Güncelleme: 13.08.2017 15:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.