Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Gürdal Hüdaoğlu, Rum liderin, İstanbul’daki Akıncı- Ban Ki-moon görüşmesini bahane ederek yarattığı suni krizin atlatılması konusunda Rum liderin tavrının çok önemli olacağını söyledi.

“Bu tepki anlık mıdır yoksa süreç zamana mı yayılmak isteniyor? Kısa zamanda bunu anlayacağız” diyen Hüdaoğlu, tartışmaların bir an önce geride kalarak, 2016’da çözüm hedefine odaklanmanın şart olduğunu ifade etti. Hüdaoğlu, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın çözümden başka gündemi olmadığını da vurguladı

Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Gürdal Hüdaoğlu, BRT Haber Dosyası programında Levent Kutay’ın sorularını yanıtladı

Cumhurbaşkanı’nın görevdeki 1 yılını değerlendiren Hüdaoğlu, halkın Akıncı’yı Cumhurbaşkanı seçerek çözüm istencini ortaya koyduğunu söyledi.

Hüdaoğlu, Cumhurbaşkanı’nın hep bu bilinçle hareket ettiğini, politikalarını bunun üzerine kurduğunu belirtti.

Hüdaoğlu, geçen bir yıl içinde, müzakerelerde yeni bir şey elde edildiğini, tüm tarafların 2016’da çözüm hedefini belirlediğini vurguladı.

“ANLIK, FEVRİ BİR ÇIKIŞ OLDUĞUNU OKUMAK İSTİYORUZ”

Rum liderin krize dönüştürdüğü İstanbul’daki Akıncı- Ban Ki-moon görüşmesinin bugüne kadarki müzakere sürecine gölge düşürdüğünü ifade eden Müsteşar Hüdaoğlu, kritik bir noktada olduklarının altını çizdi.

Hüdaoğlu "kritik bir noktadayız ve şurası çok önemli. Sayın Anastasiades'in son hamlesi acaba bir anlık tepkinin sonucu mudur yoksa uzun vadeye yansıyacak bir tasarımın ilk adımı mıdır? Bu çok belirleyici olacak. Bunun anlık, fevri bir çıkış olduğunu okumak istiyoruz. Uzun süreli bir stratejinin parçası olmadığını anlamak istiyoruz. Eğer böyle olursa ve Sayın Anastasiadis krizden çıkış noktasında toparlayıcı rol üstlenirse ve sürece daha fazla zarar vermesini önleyecek biçimde gereğini yaparsa, bundan sonraki süreçte bu kadarla denilerek yola devam edilebilir" dedi.

Krizin patlak verdiği günde yaşananları anımsatan Hüdaoğlu, Güneydeki seçimin ertesi günü yaşanan çıkışın tesadüf olamayacağını belirterek " sonuçların verdiği hayal kırıklığı ile bir çıkış mı yoksa sonuçları daha derinden okuyup bunun gereği gibi varsayılan bir çıkışa mı yönelindi? Çünkü 2016'da referandum olacaksa uygun bir siyasal iklimi şart. Bu tür dengelere bakılarak zamana yayma gibi bir hamle midir bu? Bunları kısa sürede görmüş olacağız. Bizi iyi niyetimizi koruyarak, gereğini de yaparak şu an Sayın Anastasiades'in işi normal rayına oturtması konusunda iyi niyetle bekleme içindeyiz. Eğer kriz atlatılır ve her şey normal seyrinde giderse 2016 içinde umutsuz olmak için fazla neden olmayabilir" diye konuştu.

“YÜKÜMLÜLÜK BÜYÜK ÖLÇÜDE RUM LİDERDE”

Diyaloğu açık tutarak, sonucunda halkların kabul edebileceği bir çözüm planını ortaya çıkarmanın önemine vurgu yapan Hüdaoğlu, "Bu konuda kritik bir zaman dilimine girilmiş olunuyor. Evet anlık bir şey. Şu an müzakereler zarar görmüş durumda. Ama tamir edilmesi için yapılması gereken şeyler var. Bu konuda da yükümlülük büyük ölçüde Sayın Anastasiades'in üzerine düşüyor ama Sayın Cumhurbaşkanımız da sürecin hızlandırılması ve iki katına çıkarılması, bir kez daha masaya dönülmesi ve bütün meselelerin bir kez daha kaldığı yerden konuşulması gerektiğini açıkladı. Buna bir yanıt alınması gerekir. Olumlu bir yanıt olmasını umuyoruz." İfadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Akıncı'nın Lefke'de yaptığı konuşmayı nasıl okumak gerekir şeklindeki soru üzerine Hüdaoğlu, Akıncı'nın ana akım politikasının her zaman çözüm olduğunu söyledi.

“ULUSLARARASI ARENADA TEMSİLİYET MUHAFAZA EDİLMELİ”

Akıncı’nın, Kıbrıslı Türklerin temsiliyetinin mutlaka uluslararası arenada, tüm dünyada muhafaza edilmesini istediğine vurgu yapan Hüdaoğlu, kendi kendini yönetmesi konusunda da eskiden beri kararlı duruşunun sürdüğünü ifade etti.

Akıncı’nın “Bizi ara bölgeye hapsedemezler” çıkışının da bundan kaynaklandığını belirten Hüdaoğlu, Akıncı'nın uluslararası temaslarında da çözümden başka ajandası olmadığını anlattı.

“KIBRISLI TÜRKLER SADECE ARA BÖLGEDE TEMSİL EDİLMİYOR”

Çözümün 2 taraflı olduğuna işaret eden Hüdaolu, bunun olmaması halinde Kıbrıs Türklerin kendi kendilerini Sarayönü'nde yiyemeyeceğini kaydetti.

Hüdaoğlu, Kıbrıslı Türklerin sadece Lefkoşa'da ara bölgede liderleri tarafından temsil edilmediğini, dışlanmış içinde varlıklarını sürdürmeyeceğini vurguladı.

Aplıç ve Derinya'da kısa Zaman'da asfaltlama çalışması beklendiğini açıklayan Hüdaoğlu, 5-6 ay içinde kapıların nihai olarak açılmasının beklendiğini söyledi.

Yeni hükümetle Kıbrıs konusunda nüanslar olsa da ama temel hedefin ortak olduğunu, ilişkilerin de iyi gittiğini kaydeden Hüdaoğlu, 3’lü kararnamelerin imzalandığı şeklindeki söylemlerin doğru olmadığını, noter gibi her şeyi imzalamanın doğru olmadığını, ortalama 3 gün içinde imzalandığını, ancak Cumhurbaşkanın atamaları dikkatle incelediğini, hassas olduğunu, belirtti.
Editör: TE Bilisim