KIBRIS’TA KENTELEŞME POLİTİKALARI GAÜ’DE MASAYA YATIRILDI

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Mimarlık Tasarın ve Güzel Sanatlar Fakültesinin "Kıbrısta Kentleşme Politikaları" başlıklı panel GAÜ Millenium Senato Kongre Merkezinde gerçekleşti.

KIBRIS’TA KENTELEŞME POLİTİKALARI GAÜ’DE MASAYA YATIRILDI

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Mimarlık Tasarın ve Güzel Sanatlar Fakültesinin "Kıbrısta Kentleşme Politikaları" başlıklı panel GAÜ Millenium Senato Kongre Merkezinde gerçekleşti.

03 Ağustos 2015 Pazartesi 11:09
288 Okunma
KIBRIS’TA KENTELEŞME POLİTİKALARI GAÜ’DE MASAYA YATIRILDI
3 oturumdan oluşan ve merkezi ve yerel yönetim, meslek odaları, sivil toplum örgütleri, üniversiteler ve uygulama alanından alanında uzman kişilerin katılımıyla gerçekleşen Kıbrıs’ta Kentleşme Politikaları paneli Girne Amerikan Üniversitesi Mimarlık, Tasarım ve Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Hossein Sadri’nin konuşması ilebaşladı. Sadri katılımcılara destekleri için teşekkür ederek, açılış konuşmasını yapmak üzere GAÜ Yöneticiler Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO’su Doç. Dr.Asım Vehbi’yi kürsüye davet etti.

Doç. Dr. Asım Vehbi konuşmasında şunları söyledi;
Şehirler ve Kırsal alanlar arasında ülkenin genel vizyonu doğrultusunda, dengeli bir gelişmenin sağlanması, çevrenin korunması, ekonomik faaliyetler, gıda zinciri, sağlık ve eğitim ihtiyaçlarının şekillenmesi ve ülkeye dağılımı Kentleşme Politikalarının alanına girer. Planlamanın günümüzdeki hedefi ise yerel kaynak ve değerlerin korunarak geçmişten geleceğe taşındığı, sürdürülebilir kentleşme doğrultusunda bir çalışma çerçevesidir.

Şehirlerimizde yaşanmakta olan büyümenin getirdiği yanlışların durdurulması için sağlıklı bir planlama yapmak zorunludur. Hızlı nüfus artışı, gelişen teknoloji ve sanayi ile birlikte insanoğlunun ekosistemler üzerindeki baskısı artmakta ve doğal çevrenin giderek yok olmasına ve yenileme gücünü kaybetmesine neden olmaktadır.
Kentleşme politikaları kapsamında ele alınacak olan tüm tedbirlerin, planlamaların ve uygulamaların gelişme yolunda hızla ilerlemek, ekonomik ve sosyal alanda dünya standartlarını yakalamak adına korkusuzca ve ivedilikle hazır hale gelmesi ve eyleme dönüştürülmesi gerekmektedir.

Doç. Dr. Hossein Sadri:

İlk oturumun moderatörü, Girne Amerikan Üniversitesi Mimarlık, Tasarım ve Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Doç. Dr. Hossein Sadri, günümüzde kentlerin kopyalama ve CTRL C/ CTRL V yöntemiyle birer tüketim nesnesi olarak inşa edildiğini belirterek kentleri mezarlardan farkı olmayan yatakhaneler olarak nitelendirdi. Evlerin insanı herşeyden soyutlayan bir kafese dönüştüğünü dile getirirken, savaşların da kentleşme üzerindeki etkisine değindi. Lefkoşa'nın da birçok kent gibi bir savaş kenti olarak inşaedildiğine değinen Dr. Sadri bu şehirde barışın yakın bir gelecekte inşa edilmesi temennisiyle sözü Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı'ya bırakarak oturumu başlattı.

Mehmet Harmancı:

Harmancı, kentleşmenin, mülkiyet meselesiyle ilintili olduğunu kaydederek şuanki kentleşmenin 1960'lardan sonra ganimetlerin paylaşımına göre şekillenmiş bir model olduğunu belirtti. Günümüzde siyaseten de ekonomik olarak da tüm sektörlerin rant psikolojisine girdiğini ve bu yüzden plansız oluşumların oluştuğunu belirten Harmancı, kent şekillenmesinin ihtiyaçlara göre olması gerektiğinin altını çizerek, bunun kişisel ihtiyaçlara göre değil toplumsal ihtiyaçlara göre olması gerektiğini dile getirdi. Lefkoşa'nın ticari aksı belli bir şehir olduğunu açıklayan Harmancı, kent merkezinin bulunamaması, mevcut üniversitelerle kent politikalarının birlikte kurgulanılmamısş olması ve bunun sonucunda ciddi handikapların oluşmuş olmasını dile getiren LTB Belediye Başkanı Mehmet Harmancı şehrin kurumlardan bağımsız tanımlanamayacağını vurguladı. Harmancı, Kıbrıs'ın iklim değişikliklerine ve bunların sonuçlarına cevap verebilecek bir ülke olmadığını belirtirken, bugünkü durumun tüm gerçekliği ile görülmesinin gereğini dile getirdi. Ülkenin sermaye gruplarının çıkarlarına göre yönetildiğini ve bunun değişmesi gerektiğini belirterek sözlerine son Verdi.

Nidai Güngördü:

Mehmet Harmancı'nın konuşmasının ardından oturum moderatörü Doç. Dr. Hossein Sadri sözü Girne Belediye başkanı Nidai Güngördü’ye bıraktı. Mehmet Harmancı’ya katılarak söze başlayan Güngördü, günümüzde kurumların fakir insanların zengin olduğunu belirterek esas sorunun buradan kaynaklandığını dile getirdi. 1974'te Kıbrıs Türk toplumunun sahip olduğu şanslara değinerek, günümüzde siyasilerin siyasi duruşuyla ilgili kamu eliyle yönetilen alanlarda sorunlar olduğunu belirtti. Girne'de 26 yıldır bir imar planının olmadığını dile getiren Güngördü, bunun sermaye ile teknik insanların çatışması yüzünden mi yoksa siyasiler yüzünden mi olduğunun tartışılması gerektiğini vurguladı. Ertan Öztek'in başlattığı Girne İmar Planı Süreci'nin 5.haftasında olunduğunu açıklarken, bu sürecin insan odaklı gelişme, hayvana, trafiğe, yola önem verilsin diye başlatıldığını beyan etti.

Girne'de kurtarılmak için bir şansın olduğunu açıklayan Güngördü, kentin turizm potansiyeline değindi. Bu potansiyel ile ilgili projeler olduğunu da ekleyerek Girne'nin turizm kenti olduğu kadar öğrenci kenti de olduğunu belirtirken, turizm potansiyelinin yanında öğrenci potansiyelinin de düşünülmesi gerektiğini vurguladı. Trafik Master Planı'na da ayrıca değinen Güngördü, şehirleri şekillendirmenin siyasi erk olduğunu dile getirirken, makamı süresi boyunca doğruları yapmak istediğini dile getirdi.

Prof. Dr. Naciye Doratlı
İkinci oturumun moderatörü Doğu Akdeniz Üniversitesi Kentsel Araştırma Ve Geliştirme Merkezi Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Naciye Doratlı belediye başkanlarına katıldığını dile getirerek konuşmasına başladı. Doratlı, istenilirse en iyi imar planlarının yapılabileceğini fakat planlama araçlarına sahip olunmadığını belirtti. Ayrıca planlamanın sürdürülebilir olması gerektiğinin de altını çizerek, kaynakların kullanımında yalnış planlamanın zararlarından söz etti. En büyük eksiğin her orkestranın ayrı bir şefinin olması olduğunu vurgulayan Prof. Doatlı, bütün paydaşların ortak kararlar alabilmek için biraraya gelmesi gereğini de dile getirerek sözü KTMMOB Şehir Plancıları Odası Başkanı Dr. Can Kara'ya bırakarak oturumu başlattı.

Dr. Can Kara:
Planlama sisteminden bahsederken, İngiliz planlama sisteminin ülkeye uyup uymadığından ve uygulanması halinde oluşan sonuçlardan bahseden Dr. Kara, plan üretmenin bir kısmının politika üretmekle ilgili olduğunu dile getirdi. Ayrıca kentin imar planının yapılması için gerekli yatırama sahip olması gerektiğini vurguladı.

Azmi Öge:
Dr. Can Kara’nın konuşmasının ardından oturum moderatörü Prof. Dr. Naciye Doratlı sözü KTMMOB Mimarlar Odası Başkanı Azmi Öge’ye bıraktı. Öge sözlerinde kentin bir eve benzediğini, kamu alanlarının oturma odaları, sokakları koridorları olduğunu dile getirerek, kentin en önemli görevinin insanları buluşmak ve merhabalaşmak için bir araya getirmek olduğunu beyan etti. Azmi Öge kentte çeşitli senaryolar ve vizyonlar oluşturmanın gerekli olduğundan bahsederek kent politikalarının ancak bu vizyonlarla ilgili gelişebileceğinin altını çizdi.

Nilden Bektaş:
2. oturumun son konuşmacısı KTMMOB Çevre Mühendisleri Odası başkanı Nilden Bektaş’a verildi. Bektaş kenti çevre açısından değerlendirerek çevreyle ilgili kent politikalarının olması gerekliliğinden bahsederek çevrekirliliğini minimize etmek ve çevre sorunlarını yönetebilmek için bu politikların elzem olduğundan sözetti. Bektaş ayrıca derelerle ilgili onların varlığınıavantaja çevirecek politikaların gelişmesi gerektiğinden bahsetti.

Yrd. Doç. Dr. Cemil Atakara:
3. oturumun moderatörü Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Cemil Atakara sürdürebilir kentler için sürdürülebilir politikaların olması gerektiğinin altını çizerek, Kıbrıs’ta kentlerin politikasız geliştiğini ve var olan politikaların da çok değişken olduğunu beyan etti ve sözü Dr. Fevzi Özersay’a bıraktı.

Dr. Fevzi Özersay:
Eskiden %80 eforlarını mimari projelerin gelişimi için harcadıklarını ancak bugünlerde bu eforu otoriteleri ikna etmek için harcamakta olduklarını beyan eden Dr. Fevzi Özersay, Kıbrıs’ta mimarlık ile ilgili kuralların olarak çelişkili ve işlemeyen bir bürokrasiye döndüğünü kendi kişisel pratiklerinden örnekler vererek izah etti.

Ali Yapıcıoğlu:
Hayvanlar ve bitkilerin habitat oluşturma ve yaşamalarında yaptıkları pratiklerinden ders almamız gerektiğini söyleyerek sözüne başlayan Yük. Mimar Ali Yapıcıoğlu günümüzün kentlerindeki çok yoğun betonlaşmayı eleştirerek, habitat yaratmamızın gerekliliğinin altını çizdi. Yapıcıoğlu Kıbrıs’ın küçük bir ada olmasına ragmen karbon emisyonunda dünyada en vahim durumda olan ülkeler arasında sıralandığını beyan ederek daha sürdürülebilir politikalar için bir an önce harekete geçmemiz gerektiğini ifade etti.

Doç. Dr. Senem Zeybekoğlu Sadri

3. Oturumun son konuşmasını GAÜ İç Mimarlık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Senem Zeybekoğlu Sadri yaptı. Dr. Zeybekoğlu kentin beraberinde getirdiği tüketim kültürü ve diğer dezavantajları sıralayarak, fiziki mekanlar yerine sosyal ilişkilerin gündeme gelmesi gerekliliğini ve nasıl kentler istiyoruz yerine nasıl toplumlar istiyoruz sorusunu sormamız gerektiğini vurguladı.
 
Son Güncelleme: 03.08.2015 11:11
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.