KIBRISLI RUMLAR VAKİT ÖLDÜRMEKTE

CUMHURBAŞKANI EROĞLU, MISIR GAZETESİNE DEMEÇ VERDİ

KIBRISLI RUMLAR VAKİT ÖLDÜRMEKTE

CUMHURBAŞKANI EROĞLU, MISIR GAZETESİNE DEMEÇ VERDİ

23 Şubat 2013 Cumartesi 12:46
344 Okunma
KIBRISLI RUMLAR VAKİT ÖLDÜRMEKTE
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Mısır ziyaretinde verdiği mülakatta, Kıbrıslı Rumların Kıbrıs sorununa çözüm bulunması amacıyla yapılan müzakerelerde tüm girişimleri reddederek zamana oynadığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, şubat ayı başında İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısı için gittiği Mısır’da “Al-Gomhuria Egyptian” isimli gazete muhabiri El-Sayed Hany’e mülakat verdi.

EN BÜYÜK NEDEN SAĞIR DİYALOGU

Gazetede yer alan haberde, Kıbrıs meselesinin çözülememesinin en önemli nedenlerinden birinin, Kıbrıs Türk ve Rum tarafları arasındaki diyalogun “sağır diyaloguna” benzemesinden kaynaklandığı belirtildi.

Haberde ayrıca, her iki tarafın konuştuğu ancak karşı tarafı dinlemediği, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumlar arasında müzakerelerin başladığı 1968’den itibaren rekor sayıda görüşme turu gerçekleştirildiği de kaydedildi.

ÇÖZÜME İHTİYAÇLARI YOK

Cumhurbaşkanı Eroğlu, El Seyyid Hany’nin  “Rum kesiminin tavrında bir arpa boyu ilerleme olmamasının nedenini” sormasına karşılık, “Çünkü onların çözüme ihtiyacı yok. Uluslararası toplum onları tanıyor, bizi tanımıyor. Onlarla çalışıyor, bizimle çalışmıyor” dedi.

Kıbrıslı Rumların 15 Kasım 1983'te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilan edilmesi ile Kıbrıslı Türkleri denizden ve havadan ablukaya alarak siyasette yalnızlaştırma politikası uyguladığını kaydeden Eroğlu, “Dolayısıyla Kıbrıslı Rumlar vakit öldürmekte, çözüm değil krizi idare etme politikası izlemektedir. İster bizim tarafımızdan, ister BM tarafından olsun meselenin çözümü için bütün girişimleri reddetmelerini kanıt olarak gösterebiliriz. Görüşmelerde bize karşı aşırı inatçı bir tutum sergiliyorlar. Tarafımızdan yapılan bütün öneriler reddediliyor. Çözüm yönünde ilerleme sağlamaya dönük bütün çabalar reddediliyor” dedi.

Kıbrıslı Rumların eski BM Genel Sekreteri Perez de Cuellar’ın 1985 yılında, eski BM Genel Sekreteri Dr. Butros Gali’nin 1992 yılında antlaşma paketlerini, 24 Nisan 2004'te de adanın iki tarafında referanduma sunulan Annan Planını reddettiklerine dikkat çeken Eroğlu, “Bu bağlamda bir konunun altını çizmem gerekiyor. BM’nin yaptığı önerilerden önce BM temsilcileri, Kıbrıs Türk tarafı ve Rum tarafı ile yıllar boyu onlarca görüşme ve toplantı yaptılar. Halkların kendi geleceklerini belirleme, güven ve esenlikte yaşama hakları olduğunu belirten BM Sözleşmesi ve uluslararası hukuk esas alınarak görüşülen maddeler üzerinde bir formül oluşturuldu. Dolayısıyla bu girişimler uluslararası hukuku temsil eder ve uluslararası toplumun iradesini ifade eder. Buna rağmen Kıbrıs Rum Kesimi bütün bu girişimleri reddetti ve alıp yere çarptı” dedi

RUM TARAFININ TUTUMU

BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’un Ekim 2011 ve Ocak 2012'de Kıbrıs’taki iki halk liderleri ile yaptığı görüşmelerin ardından “az da olsa bir ilerleme sağlandığı” açıklamasının ne anlama geldiği sorulması üzerine Eroğlu, “Bu, her iki taraftaki insanların günlük yaşamlarındaki sorunlarını çözmesi ile ilgilidir. Rum tarafına verdiğimiz tavizler, özellikle arazi ve gayrimenkul meselesi ile ilgili görüşmelerde ortaya koyduğumuz esneklik sayesinde söz konusu ilerleme sağlandı. Ancak Rum tarafının görüşmelerdeki olumsuz tutumu, çözümün yol haritası ile ilgili bizimle ortak anlayış sergilemeyi reddetmesi sonucu görüşmeler bugünkü donma noktasına geldi” dedi.

Bunun özlü müzakerelerin başlamayacağı anlamı taşıyıp  taşımadığı sorusuna Cumhurbaşkanı Eroğlu, yarın yapılacak seçimlerin ardından yeni Kıbrıs Rum Yönetimi lideri ile görüşmelerin yeniden başlamasını ümit ettiğini kaydetti.

“Yeni görüşme süreci başlamadan önce bir süre bize baskı yapacağı beklentisi içinde olmamız gayet doğaldır” diyen Eroğlu, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ve uluslararası toplumun Kıbrıs Rum tarafını iki egemen devlet temelinde, kapsamlı bir çözüme için müzakerelere teşvik etmesi gerektiğini belirtti.

ZAMAN SINIRI OLMAKSIZIN GÖRÜŞMELERİN SÜRMESİ AKILCI DEĞİL

Eroğlu, “Bir zaman sınırı olmaksızın görüşmelerin sürmesi akılcı değildir. Kıbrıs Rumları Kıbrıs Cumhuriyeti unvanını gasp etmeyi sürdürürken Ada’nın gerçek evlatları bizler de abluka altında yaşamaya devam ediyoruz” dedi..

Uluslararası toplum Ada'da eşit haklara sahip iki halkın varlığını tanıyarak Kıbrıs sorununun çözümü konusunda harekete geçmesi gerektiğini kaydeden Eroğlu, eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan ve yardımcılarının, Kıbrıs sorununun sürüncemede kalmasına, yönetimi ve serveti paylaşma konusunda Kıbrıs Rumlarının siyasi irade gösterememesinin neden olduğu kanısında olduğuna işaret etti.

HER TÜRLÜ SİYASİ ÇÖZÜME ORTAK ZEMİN SAĞLAYACAKTIR

Eroğlu, “Bu değerlendirme bugün hâlâ doğruluğunu korumaktadır. Bunun kanıtı şudur: 29 Eylül 2012'de sunduğumuz Kıbrıs adası çevresinde deniz altındaki gaz rezervlerinin aranması ve kullanımı sürecinde işbirliği teklifini kesin olarak reddettiler. Hâlbuki teklifimiz yapıcı öneriler içermekteydi. Bu alanda yapılacak iş birliği güven ortamı oluşmasını destekleyecek, gelecekte her türlü siyasi çözüme ortak zemin sağlayacaktır” dedi.

GAZ PAYLAŞIM ÖNERİSİ

Eroğlu, Kıbrıs adasının güneyindeki deniz altında keşfedilen doğal gaz ile ilgili Kıbrıslı Türk tarafının sunduğu önerileri anlatırken, şunları söyledi:

“BM Genel Sekreteri Kıbrıs’ın güney ve kuzey sahillerinde bulunan gaz rezervlerinin aranması ve çıkarılması ile ilgili uzman bir temsilci tayin edecektir. Temsilci bu amaçla kurulacak teknik heyete başkanlık yapacaktır. Her iki tarafın başkanları da bu heyete birer temsilci gönderecektir. Teknik heyetin görevlendirilmesi özellikle her iki taraftan birinin tek taraflı imzaladığı anlaşmalar da dâhil, uluslararası anlaşmalar çerçevesinde Kıbrıs Türk kesimi ve Rum kesiminin yazılı onayı ile olacaktır. Ayrıca, çıkarılan gazda her iki tarafın da hissesini heyet belirleyecektir.

Gaz satışından elde edilecek gelirin tamamı teknik heyetin özel hesabına yatırılacaktır. Para, Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüyle ilgili hükümlerin uygulanmasının finansmanında kullanılacaktır. Yahut teknik heyetteki her iki tarafın anlaşacağı başka bir alanda kullanılır. Koşullar ne olursa olsun, silah satın alma vb askerî amaçlar için kullanılamaz.

Eğer bu öneriler Kıbrıs Rumları tarafından kabul edilirse Türk tarafı çıkarılan gazın boru hattıyla Türkiye üzerinden Avrupa pazarlarına taşınmasını önerecektir çünkü bu yol pratik ve daha kazançlıdır.”

Türk Ajansı Kıbrıs (TAK)

Son Güncelleme: 23.02.2013 12:48
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.