“BANA VEFASIZLIK VE TÜRKİYE DÜŞMANLIĞI SUÇLAMASINDA BULUNMAK KİMSENİN HADDİNE DÜŞMEMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye’ye sevgisinin, saygısının daim olduğunu, bunu hiç kimsenin değiştiremeyeceği, zedeleyemeyeceğini vurgulayarak “Türkiye’yi Anavatan bilen, Kıbrıs Türk Halkı için taşıdığı önemin altını sürekli olarak çizen bana vefasızlık ve Türkiye düşmanlığı suçlamasında bulunmak kimsenin haddine düşmemiştir… Vefasızlık suçlamasına gülerim, ülkem adına üzülürüm…Yazıklar olsun” dedi.

“BANA VEFASIZLIK VE TÜRKİYE DÜŞMANLIĞI SUÇLAMASINDA BULUNMAK KİMSENİN HADDİNE DÜŞMEMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye’ye sevgisinin, saygısının daim olduğunu, bunu hiç kimsenin değiştiremeyeceği, zedeleyemeyeceğini vurgulayarak “Türkiye’yi Anavatan bilen, Kıbrıs Türk Halkı için taşıdığı önemin altını sürekli olarak çizen bana vefasızlık ve Türkiye düşmanlığı suçlamasında bulunmak kimsenin haddine düşmemiştir… Vefasızlık suçlamasına gülerim, ülkem adına üzülürüm…Yazıklar olsun” dedi.

20 Şubat 2013 Çarşamba 13:57
659 Okunma
“BANA VEFASIZLIK VE TÜRKİYE DÜŞMANLIĞI SUÇLAMASINDA BULUNMAK KİMSENİN HADDİNE DÜŞMEMİŞTİR”
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye’ye sevgisinin, saygısının daim olduğunu, bunu hiç kimsenin değiştiremeyeceği, zedeleyemeyeceğini vurgulayarak “Türkiye’yi Anavatan bilen, Kıbrıs Türk Halkı için taşıdığı önemin altını sürekli olarak çizen bana vefasızlık ve Türkiye düşmanlığı suçlamasında bulunmak kimsenin haddine düşmemiştir… Vefasızlık suçlamasına gülerim, ülkem adına üzülürüm…Yazıklar olsun” dedi.

Rum tarafında Pazar gün ikinci turu yapılacak olan başkanlık seçimleri, kampanyası esnasında adayların yaptıkları açıklamaların adil ve kalıcı bir uzlaşıya yönelik olmadığına işaret eden Eroğlu, “Umarız seçim kampanyası esnasında söylenen sözler, kazanan adayın masada izleyeceği tutuma yansımaz” şeklinde konuştu. Eroğlu, hafta içerisinde de bu konuda yer alacak tartışmaları yakınen izlemeye devam edeceklerini söyledi.

Eroğlu, seçilecek kişinin kimliğinden ziyade, izleyeceği politikalara bakarak yaklaşımlarını ona göre kararlaştıracaklarını belirterek, seçilecek kişinin gerekli siyasi iradeyi gösterebilecek birisi olması ümidini dile getirdi. Kıbrıs Türk tarafının tavrının, yapıcı, barışçı, halkın çıkarlarını koruyucu nitelikte olacağını yineledi.

“DIŞTA VE İÇTE ÖNEMLİ GELİŞMELER YAŞANIYOR”

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, bugün Cumhurbaşkanlığında düzenlediği basın toplantısında, iç ve dış gelişmelerle ilgili açıklamalar yaptı. Eroğlu, bazı kanalların canlı olarak yayınladığı basın toplantısında soruları da yanıtladı.

Dışta ve içte önemli gelişmeler yaşandığına işaret ederek söze başlayan Cumhurbaşkanı Eroğlu, Güney Kıbrıs’ta gelecek Pazar 2. turu yapılacak başkanlık seçimi yanında; KKTC’de aynı gün yapılacak Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) 2. Tur başkanlık seçimi; LTB süreci ve ekonomik durumla ilgili değerlendirmelerde de bulundu.

GÜNEY’DEKİ SEÇİM…

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, geçen Pazar yapılan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanlık seçiminde hiç bir aday %50’nin üzerinde bir çoğunluk sağlayamadığı için seçimlerin ikinci tura kaldığını; Demokratik Birlik Partisi’nin (DİKO) desteklediği Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) adayı Nikos Anastasiades’in yaklaşık %46 oy alarak seçimi ilk sırada tamamlarken, AKEL’in desteklediği Stavros Malas’ın yaklaşık %27 oyla ikinci tura kalan diğer aday olduğunu anımsattı. Eroğlu, %25 civarında oy alarak yarış dışı kalan Lillikas’ın ve onu destekleyenlerin, Güney’in siyasi sahnesinde önemli oyuncu olmaya devam edeceğe benzediğini de ifade etti.

“ANASTASİADES DAHA ŞANSLI ANCAK İŞİ DAHA KOLAY OLMAYACAK”

24 Şubat Pazar günü yapılacak ikinci tur oylamada Kıbrıs Rum toplumunun yeni liderini belirleyeceğine işaret eden Eroğlu, ikinci turda yarışacak olan iki aday arasında Anastasiades’in daha şanslı olduğunun görüldüğü ancak, bunun Anastasiades’in bir koalisyon oluşturma konusunda işinin daha kolay olacağı anlamına gelmediğini söyledi.

“Çünkü seçim sonuçları ve ortaya çıkan rakamlar bunun daha zor olacağını ve birden fazla koalisyon ortağına ihtiyaç duyabileceğini göstermektedir” diyen Eroğlu, Güney Kıbrıs’taki seçimleri adım adım yakından izlediklerini, söylenenleri, açıklananları takip ettiklerini vurguladı.

“ANASTASİADİS’İN AÇIKLAMALARI HAYLİ İLGİNÇ”

Özellikle Anastasiades’in seçim kampanyası süresince söyledikleri; kiliseden, DİKO’dan aldığı destek, 2004 referandumlarında Annan Planı’na evet diyen kişi olarak yapmakta olduğu açıklamaları “hayli ilginç” diye nitelendiren Eroğlu, “ Bir lider seçilmek için bunları söylüyorsa, ortada ciddi bir sorun var demektir. Çünkü olası bir uzlaşıyı kabul veya reddedecek olan sonuçta halkın kendisidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, Anastasiades’in, Türk tarafının olmazsa olmazları konusunda negatif bir tavır ortaya koyduğunu, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin devamına; iki kesimliliğe; iki Kurucu Devlete dayalı yeni bir ortaklığın kurulmasına; sonuç alıcı, zaman takvimli görüşmeler yapılmasına karşı çıktığına dikkat çekerken; Malas’ın ise Hristofyas’ın bugüne kadar masada ortaya koyduğu görüşlere paralel bir tavır sergilediğini hatırlattı.

“SEÇİM KAMPANYASINDA SÖYLENEN SÖZLER…”

Eroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Umarız seçim kampanyası esnasında söylenen sözler, kazanan adayın masada izleyeceği tutuma yansımaz.

Çünkü bunlar adil ve kalıcı bir uzlaşıya yönelik tutum ve açıklamalar değildir. Biz, tabiatıyla hafta içerisinde bu konuda yer alacak tartışmaları yakınen izlemeye devam edeceğiz.

Seçilecek kişinin kimliğinden ziyade, izleyeceği politikalara bakarak yaklaşımlarımızı ona göre kararlaştıracağız. Ümidimiz, seçilecek kişinin gerekli siyasi iradeyi gösterebilecek birisi olmasıdır.

Bizim tavrımız daha önce de ifade etiğimiz gibi yapıcı, barışçı, halkımızın çıkarlarını koruyucu nitelikte olacaktır.”

“DETAYLI DEĞERLENMDİRME 2. TUR’ DAN SONRA…”


Cumhurbaşkanı Eroğlu, daha detaylı değerlendirmeyi 2’nci tur sonrasında müzakere heyetiyle birlikte yapacaklarını, bu değerlendirmelerin Meclis Platformu, Halk Konseyi, Danışma Kurulu, siyasi partiler, Hükümet ve Türkiye ile de paylaşılarak gidilecek yolun belirlenip izleneceğini belirtti.

“GÜL’LE TAM BİR GÖRÜŞ BİRLİĞİ VE UYUM İÇİNDE OLDUĞUMUZU KARŞILIKLI TEYİT ETTİK”

5-8 Şubat tarihleri arasında Mısır’ın başkenti Kahire’de düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı zirve toplantısında, Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le bir kez daha Kıbrıs konusunu da değerlendirme fırsatı bulduklarını anımsatan Eroğlu, süreçle ilgili olarak tam bir görüş birliği ve uyum içinde olduklarını karşılıklı olarak teyit ettiklerini vurguladı.

Eroğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın zirve sonuç bildirgesinde yer alanların uygulamaya konulması halinde, Kıbrıs sorununun çözülmesi yönünde ciddi katkı sağlayacağına inandığını da söyledi.

İÇ KONULAR…UBP KURULTAYI, LTB SEÇİMİ, EKONOMİK DURUM

Cumhurbaşkanı Eroğlu, iç konularda ise, en güncel konunun hafta sonunda gerçekleştirilecek UBP Kurultayı, 7 Nisan’da yapılacak Lefkoşa Belediye Başkanlığı seçimi ve ekonomik durum olduğuna işaret ederek değerlendirmelerini sürdürdü.

“DEMOKRASİ OLMAZSA SAĞLIKLI GELİŞME OLMAZ”

Çağdaş dünyada yönetim şekli olarak en önemli değerin demokrasi ve hukukun üstünlüğü olduğunu, demokrasi olmazsa sağlıklı gelişme olmayacağını vurgulayan Eroğlu, “Demokrasi olmazsa sağlıklı ve sürdürülebilir ekonomi olmaz. Demokrasi olmazsa bağımsız yargı ve adalet olmaz, insan haklarından, özgürlükten söz edilemez. Demokrasi çok hassas bir rejimdir. Dıştan zorlamalar, yapay etkiler, müdahaleler demokrasiye zarar verir” şeklinde konuştu.

“EROĞLU İLE UBP’LİLERİN ARASI AÇILMAYA ÇALIŞILIYORSA DÜŞÜNMEK GEREK…”

Gelinen aşamada, kendisiyle UBP’lilerin arasının açılmaya çalışıldığını, bunu durup düşünmek gerektiğini ifade eden Eroğlu şöyle konuştu:

“Yılların deneyimi, yılların siyasetçisi olarak hiç bir art niyet taşımadan ve beklenti içine girmeden, sadece ve sadece halkıma olan bağlılığım gereği bunları söylemek durumundayım.

Ben daha önce de ifade ettiğim gibi, Meclis’te temsilcisi bulunan siyasi partilerimizin demokratik olarak en iyi şekilde yönetilmelerini, kendi kararlarını, kendi projelerini kendilerinin üretmelerini istiyorum.

35 yıl UBP’nin fiilen içinde bulundum. 23 yıl Genel Başkanlık yaptım. 35 yıl sonra bugün birileri Eroğlu ile UBP’lilerin arasını açmaya çalışıyorsa, bu noktada durup düşünmek gerekir diyorum.”

“PROTOKOLLERİN YÜZDE DOKSANININ ALTINDA İMZAM VAR”


Eroğlu, Türkiye ile imzalanan protokollerin yüzde 90’nının altında kendi imzası bulunduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

“Sayın İrsen Küçük her halde ülkede neler yaşandığının, nerelerden nerelere nasıl gelindiğinin farkında değil.

Geçen gün beni Türkiye Başbakan Yardımcısı’nın yanında, 2009 yılında Türkiye’nin o dönemdeki Kıbrıs İşleri’nden Sorumlu Devlet Bakanı, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’le imzalanan protokolü 7 ay kendilerinden gizlemekle suçladı. Böyle bir şey olamaz.

Ben söz konusu protokolü daha imzalanmadan Parti Meclisi’ne götürdüm ve hiç unutmuyorum Hasan Taçoy Bakan olarak o protokolü baştan sona okuyarak Parti Meclisi’nin bilgisine getirdi.

Belki Sayın Küçük orda değildi ya da unutmuştur.”

“VEFASILIK SUÇLAMASINA GÜLERİM, ÜLKEM ADINA ÜZÜLÜRÜM…YAZIKLAR OLSUN”


Eroğlu, Başbakan İrsen Küçük’ün kendisini Türkiye’ye karşı vefasızlıkla suçladığını da belirterek şunları söyledi:

“Sayın Küçük dün gece yaptığı ani bir açıklamayla da, beni Anavatan Türkiye’ye karşı vefasızlıkla suçlamıştır.

Gülerim ve ülkem adına Ulusal Birlik Partisi adına üzülürüm.

Ben Türkiye’ye vefasızlık yapıyorum, ya da demeçlerinde yok ama başka yerlerde o bazı diğer kişilerin söyledikleri gibi Türkiye düşmanlığı yapıyorum....

Yazıklar olsun...

“KİMSENİN HADDİNE DÜŞMEDİ”

Türkiye’yi Anavatan bilen, Kıbrıs Türk Halkı için taşıdığı önemin altını sürekli olarak çizen bana vefasızlık ve Türkiye düşmanlığı suçlamasında bulunmak, kimsenin haddine düşmemiştir.

Bizim Anavatan Türkiye’ye sevgimiz, saygımız daimdir ve hiç kimse bunu değiştiremez, zedeleyemez.

Ulusal Birlik Partisi 19’ncu Kurultayı’nda Parti Tüzüğü’ne göre Parti Lideri olan, Ulusal Birlik Partisi adayı olarak Cumhurbaşkanlığı’na seçilen benim bir posterimi bile salona astırmayan Sayın Küçük her halde vefadan söz edebilecek son kişilerdendir.

“BENİ BU NOKTAYA UBP VE HALKIMIZ GETİRDİ”


Beni bu noktaya UBP ve halkımız getirdi. Öncelikle halkıma karşı sorumluyum ve pek tabii Anavatan Türkiye ile ilişkilerimizin karşılıklı saygı-sevgi çerçevesinde ileri götürülmesini sürekli olarak gözetiyorum. “

“YAŞANMAMASI GEREKENLER YAŞANDI, YAŞANIYOR”

Pazar günü Ulusal Birlik Partisi’nin “geç kalmış”, Yüksek Mahkeme Kararı sonucu yapılması yoluna gidilmiş Genel Başkanlık seçiminin ikinci tur oylamasının yapılacağına işaret eden Eroğlu, “Bir sürü yaşanmaması gereken olay yaşandı ve yaşanıyor” diyerek şu temennilerde bulundu:

“Dilerim, Ulusal Birlik Partisi delegeleri özgür iradelerini kullanarak doğru bir seçim yapacaklardır.

Dilerim Pazar günü ortaya Kıbrıs Türk Halkı ve Ulusal Birlik Partisi için hayırlı bir sonuç çıkar.

Dilerim çıkacak sonuç demokrasimizi güçlendirecek nitelikte olur.”

“LTB SEÇİMİ… SEÇİLENLERİN BİR YIL GÖREV YAPACAK OLMALARI SIKINTILI BİR DURUM”


Cumhurbaşkanı Eroğlu, Lefkoşa Türk Belediyesi’yle ilgili olarak ise, yaklaşık 1 yıldır süren sorunların herkes gibi kendisini de üzdüğünü yineleyerek şöyle konuştu:

“Neticede nasıl oldu, neden oldu tam anlamadan ‘dönüşü muhteşem olacak’ denilen Belediye Başkanı istifa etmek durumunda kaldı. Belediye Meclis üyeleri istifa etti ve nihayet bir seçime gidiliyor.

Seçilecek olanların bir yıl kadar bir süre görev yapacak olmaları oldukça sıkıntılı bir durum.

Partiler yavaş yavaş adaylarını açıklıyor. Çıkan adaylar değerli isimler, umarım kaliteli güzel, verimli bir yarış olur ve sonuçta Lefkoşa ile ülkemiz kazanır.”

EKONOMİK DURUM…

Ekonomik durumla ilgili olarak da Cumhurbaşkanı Eroğlu, “Fazla söze gerek var mı bilmiyorum” diye söze başlayarak “Ekonomi sağlam, sağlıklı ilerlemezse demokrasi için tehditler çoğalır “ dedi.

Geçen gün Esnaf ve Zanaatkarlar Odası’nın kendisine kapanan işyeri sayısında bir önceki yıla göre %50 artış olduğunu vurgulayan kapsamlı bir rapor sunduğuna işaret eden Eroğlu, şöyle devam etti:

“ÜRETİCİLERİN, SANAYİCİLERİN, ÇALIŞANLARIN SÖYLEDİKLERİYLE HÜKÜMETİN DEĞERLENDİRMELERİ ARASINDA FARKLAR VAR”

“Üreticilerin, sanayicilerin, çalışanların söylediklerini dinliyor, yazdıklarını okuyorum ve anlıyorum ki Hükümet’in değerlendirmeleri ile aralarında büyük farklar var.

“EKONOMİ SAĞLAM, SAĞLIKLI İLERLEMEZSE DEMOKRASİ İÇİN TEHDİTLER ÇOĞALIR”

Daha önce demokrasi olmazsa sağlıklı ekonomi de olmaz demiştim; şimdi ona bir ilave daha yapayım: Ekonomi sağlam, sağlıklı ilerlemezse demokrasi için tehditler çoğalır.

Bana göre gerek ülkemiz, demokrasimiz, gerekse ekonomimiz için tepeden tırnağa bir yeniden yapılanma zamanı gelmiştir.” Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Güney Kıbrıs’ta önümüzdeki pazar yapılacak ikinci tur başkanlık seçiminin ardından seçilecek kişiyle müzakerelerin Nisan ayında başlatılmasında ve zaman limiti konulmasında ısrarlı olduklarını söyledi.

Pazar günü Güney Kıbrıs’taki seçimde başkanlığa seçilecek kişiyi ilk olarak tebrik edeceğini; ardından da görüşmelerin başlaması için bir mektup göndereceğini açıklayan Cumhurbaşkanı Eroğlu, sandıktan kimin çıkacağının kendileri için fark etmediğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, düzenlediği basın toplantısında soruları yanıtlarken, 1968’den beri devam eden ve konuşulmamış tarafı kalmayan Kıbrıs müzakerelerine zaman limiti konulması gerektiğini kaydederek, Türkiye’nin de aynı görüşte olduğunu, bu konuyu son olarak İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısı için gittiği Kahire’de Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile de görüştüğünü ifade etti.

“Downer müzakerelerin sonsuza dek süremeyeceğini söylemişti biz de bunu ifade ettik” diyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, müzakerelerde zaman limiti taleplerinde Türkiye yetkilileriyle de hemfikir olduklarını kaydetti.

“NİSAN GEÇİLMEMELİ”

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’ın martta adaya geleceğini belirten Eroğlu, her iki liderle görüşmek için, ama müzakere tarihi belirlemeden geleceği söylenen Downer’in bu ziyaretinde, müzakerelerin başlama tarihinin belirlenmesini diledi. Güney Kıbrıs’ta yeni kurulacak hükümetin önceliğinin ekonomik sorunlar olacağını ancak kendilerinin Kıbrıs müzakerelerinin başlaması için de Nisan ayının geçilmemesi düşüncesi taşıdığını anlattı.

“MÜZAKERELERİN BAŞLAMASINDA ISRARLI OLACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Eroğlu özetle, “Şimdi Anastasiadis veya Malas’ın tek gerekçesi ekonomik durum olabilir. Downer’in belki Nisan’ı, Mayıs’a aktarabileceği gibi bir endişem vardır ama her halukarda bir anlaşamaya varmak için müzakerelerin başlaması şarttır. Bunda ısrarlı olacağız” dedi.

“İLK İŞİM TEBRİK ETMEK OLACAK”

Güney Kıbrıs’ta pazar günü yapılacak seçimde sandıktan çıkacak kişiyle ilgili ilk yapacağı işin o kişiyi yazılı ve telefoniyen tebrik etmek olacağını belirten Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, “Daha sonra da görüşmelerin başlaması için bir mektup göndereceğim” dedi.

“ANASTASİADİS UZLAŞICI BİR TABLO ÇİZDİ, İNŞALLAH MÜZAKERE MASASINDA DA ÖYLE OLUR”


Eroğlu, Güney Kıbrıs’ta ilk turda en yüksek oyu kazanan DİSİ adayı Nikos Anastasiadis ile geçmişte iki kez karşılıklı evlerinde yemekte bir araya geldiklerini, Limasol’daki yemeğe eski Rum liderlerden Glafkos Klerides’in de katıldığını hatırlatarak, “Anastasiadis’e tecrübelerini aktarıyor. Anastasiades görüşmelerimizde uzlaşıcı bir tablo çizdi. İnşallah müzakere masasında da öyle olur. Evlerimizdeki yemekte Kıbrıs konusunda çok detaya girmek mümkün olmadı ancak çok iyi ev sahipliği yaptılar, özellikle eşi... Yeniden teşekkür ederim. Tabi ki sosyal ilişkiler başka, müzakere masası başka...” dedi.

Gevşek federasyondan bahsedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Eroğlu, Anastasiadis’in bunu söylerken aklındakinin farklı olabileceğini; altı doldurulmadığı sürece ne düşündüğüyle ilgili konuşmasının zor olacağını, her şeyin müzakere masasında görüleceğini vurguladı.

“HRİSTOFYAS’A GİDERAYAK BİRŞEY DEMEK İSTEMEM...”

Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın “10 adım öndeyiz” şeklindeki demeciyle ilgili soruya karşılık, bunun gerçekleri ortaya koymadığını belirten Cumhurbaşkanı Eroğlu, bugüne dek çözüm için ortaya konulan 3 planın hep Rumlarca reddedildiğini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının son olarak Annan Planı’na yüzde 65 evet derken, Kıbrıs Rum halkının reddettiğine işaret etti ve “10 adım önde olan Kıbrıs Türk tarafıdır. Hristofyas’a giderayak bir şey demek istemem ama çok yanlış açıklamalardır bunlar…” dedi.

Pazar günü adada iki önemli seçim yapılacağının, hem UBP Kurultayı’nın hem de Güney Kıbrıs’ta başkanlık seçiminin olacağının hatırlatılarak “hangisi daha önemli” diye sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Eroğlu, “Buradaki seçim UBP için, Güney’deki seçim Kıbrıs Rum halkı için önemlidir” dedi.

“FARK ETMEZ”

Cumhurbaşkanı Eroğlu, Güney’deki seçimin kendileri için de önemli olduğunu belirterek, özetle, “Sandıktan iki adaydan biri çıkacak. Güney’de hangisi kazanırsa kazansın bizim için fark etmez. Hristofyas seçildiğinde Kıbrıs Türk tarafında barış çözüm umuduyla memnuniyetle karşılamıştı ama gördüğünüz gibi Hristofyas da 5 yılını doldurdu gitti.
Kim seçilirse seçilsin fark etmez. Neticede Kıbrıs Rum halkının seçtiği kişi olacak, onların haklarını ön planda tutarak masada olacak. Kim seçilirse seçilsin benim için fark etmez” diye konuştu.

Eroğlu, “KKTC’deki seçimlere dıştan müdahaleler yapılırken Güney’de böyle bir şey yaşanmadığı” yorumu yapan bir gazeteciyi yanıtlarken de; “Onlara da Yunanistan’dan daha önce bir bakan gelmişti, niye geldi diye yorum yapmak istemem ama doğru mu değil mi hükümetlerinin tercihidir” ifadesini kullandı.
Son Güncelleme: 20.02.2013 14:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.