banner116

“ANKETLER FİYASKO“

"ANKETLER KURUMLARA GÜVEN KAYBETTİRİYOR"

“ANKETLER FİYASKO“

"ANKETLER KURUMLARA GÜVEN KAYBETTİRİYOR"

12 Ocak 2015 Pazartesi 10:31
928 Okunma
“ANKETLER FİYASKO“
 Ada TV’de yayınlanan “SÖZ SİZDE” Programında, Erçin Şahmaran’ın konukları, Köşe Yazarı Ünal Fındık, Ediz Tuncel ve Tarım eski Bakanı Sami Dayıoğlu oldu. Üniversitelerin anket yapmasını eleştiren Köşe Yazarı Ediz Tuncel, “Bir üniversitenin görevi anket yapmak mı? Seçimleri manipüle etmek mi? Bu nasıl olur. Bir adayı çıkarır, diğerini düşürür, neden alet oluyorsunuz?” sorularını sordu. Tarım eski Bakanı Sami Dayıoğlu ise, söz konusu anketlerin başka ülkede yapılması halinde konunun mahkemelik olabileceğini savundu. Köşe Yazarı Ünal Fındık ise, Paris’te meydana gelen saldırı olayını, demokrasiye saldırı olarak nitelendirdi.
Kuzey Kıbrıs’taki eylemler, Türkiye’nin yeni Navtex açıklaması, son yayınlanan anketler ve Paris’te yaşanan terör olayının değerlendirildiği programda öne çıkan çarpıcı açıklamalar şöyle:

KÖŞE YAZARI EDİZ TUNCEL “PARİS OLAYI BİR BAŞLANGIÇ”
“Paris’te yaşanan olay bir başlangıçtır. Tablonun bir parçasıdır. Bir takım olaylar kontrolden çıktı. Peki, onca olaya rağmen nasıl olurda bu gibi terör olayları ve guruplarının cephanesi bitmiyor, besleniyor? Bunları destekleyen kesimler var. Tehlike büyüyor ve biz dışında değiliz. Fakat bizde ise eylemciler, sıkılan sütler, anketler konuşuluyor.”

“RUMLAR ZATEN EGEMEN”
“Rumların egemenliği zaten tanınıyor. Türkiye ile ilişkileri yıllardır sürüyor. Ticaret var, spor var. Diplomatik ilişkiler sürüyor. Türkiye’nin Ortadoğu da kavga etmediği tek ülke güney Kıbrıs’tır. Kendi kendimizi kandırmayalım. Çok fırsat geçti elimize, biz değerlendiremedik. İleriye görmeme nedeniyle hep kaybettik.”

“ANKETLER ARTIK FİYASKO”
“Bir üniversitenin görevi anket yapmak mı? Seçimleri manipüle etmek mi? Bu nasıl olur. Bir adayı çıkarır, diğerini düşürür, neden alet oluyorsunuz? Belediye seçimlerinde yapılan anketlerin tam tersi çıktı. Tam bir fiyasko yaşandı. İnsanlar artık her şeyi farkında, teknoloji hızla yükseliyor. Bunlar güven veren değil, yönlendirme amaçlıdır.”

ESKİ TARIM BAKANI SAMİ DAYIOĞLU “NİSANDAN SONRA MÜZAKERELER BAŞLAYABİLİR”
“Basına yapılan her saldırı kınanmalı. Terörizm tüm dünya için tehlikedir. Her coğrafyada bunlar yaşandı. Kıbrıs’ta da yaşandı. Ortak sorunlardan biriydi. Bu yüzden bir çözüm istiyoruz. Yıllardır yaşanan ortak sorunların çözümü için. Gelinen nokta umutsuz, ama ben 2015 Nisanından sonra müzakerelerin daha hızlı bir şekilde başlayacağını düşünüyorum. Gazın hangi ülkelere çıkar sağlayacağı belli, onların çıkarları doğrultusunda bu konu niyet varsa bitebilir.”

“CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMINDA DEĞİŞİM OLACAK”
“Güneyde kurulan bir sistem var. Ve bu sistem herkes için geçerlidir. Bizde bir yol yapılacak herkes kavga eder. Yol kimin tarlasından geçecek diye. Farkımız budur. Anastasiades, bizde Cumhurbaşkanlığı makamında değişiklik olunca ki olacak nereye kaçabilecek? Karşısında çözümü zorlayacak bir Cumhurbaşkanı olacak.”

“ANKETLER KURUMLARA GÜVEN KAYBETTİRİYOR”
“Anketler yaptırılabilir. Bu yaptırana gereklidir. Kamuoyuna açıklanması ise gereksiz. Amaç yönlendirmek. Bizde araştırma yok, her şey duyumlarla değerlendirilir. Bu işi gerçek anlamda yapanlar güven kaybediyor. Bu işin hukuki yönü de var. Başka ülkede olsa bu anketler mahkemelik olur. Halk artık gülüp geçiyor, inandırıcı değil. Her isteyen yaptıramamalı, her isteyen de yapmamalı. Özellikle saygın kurumlar bu işlere girmemeli.”

KÖŞE YAZARI ÜNAL FINDIK “PARİS OLAYI DEMOKRASİYE SALDIRIDIR”
“Paris’te yaşanan terör olayını kınıyorum. Basına yapılan her saldırı, demokrasiye yapılmıştır. Dinler arası hoşgörünün ortadan kaldırılması için yapılan bir olaydır. Bu olay bazı düşünceleri tetikleyecek. Ve özellikle Avrupa da milliyetçilik ve dinler arası gerilimi artıracak.”

“HRİSTOFYAS KORKTU”
“Daha önceden güney Kıbrıs, sondaj çalışmalarına başladı. Türkiye de buna karşılık sondaj gemisi gönderdi. Görüşmeler de, sondaj çalışmaları da devam etti. 2010 yılından buyana masada herhangi bir ilerleme yoktur. Daha önce süreci sürükleyen Türk tarafıydı. Rumların acelesi yoktu. 2004 bu ülkede bir milattır. Rumlar, AB üyeliğini garantiye alınca hayır dediler. AB’yle beraber, ANNAN planında birleşme onaylansaydı çok daha farklı olabilirdi. Bu referandum bir yıl önce yapılsaydı Rumlar da “evet” diyecekti. Ve bu Türk tarafının isteği ile oluştu. Talat ve Hristofyas çok ciddi ilerlemeler sağlamıştı. BM Genel Sekreteri adaya geldi o dönem. İlerlemelerle ilgili bir açıklama yapalım dedi. Hristofyas istemedi, kendi iç dengelerinden korku. Fakat her zaman ben cesurum derdi.”

“RUMLAR OLUMLU OLSAYDI, TÜRKİYE NAVTEX YAYINLAYAMAYACAKTI.”
“Eroğlu hiçbir zaman uzlaşma istemedi. Şubat belgesini imzalamamak için direndi. Rum tarafı bir bahane buldu. ‘Barbaros gitmezse ben masaya gelmem’ dedi. Çünkü masada ciddi, niyetli bir Türk tarafı yok. Türkiye yeni sondaj için bir hafta bekledi. Rumların sondajı bitmişti. Müzakerelerin başlaması için bir fırsat oluşmuştu. Beklenen olmadı. Rumlar çok sert bir açıklama yaptı. Anastasiades çok tehlikeli bir oyun oynuyor. Kırk yıldır süren görüşmelerde, ben egemenliğim tanınmadıkça gelmem deniyorsa, bu müzakereleri berhava eder.
(STAR KIBRIS)
Son Güncelleme: 12.01.2015 10:34
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.