Memleket güllük gülistanlık değil…

Döviz ve ardından gelen zamlar öncelikle garibanları vurdu ama, artık cebinde parası olan da harcarken birkaç kez düşünüyor!

Zamlardan çok ben en fazla insanların moral motivasyonunun düştüğüne üzülüyorum…

Herkeste bir surat!

Sohbetlerin bir çoğunda zamlar ve dövizdeki şahlanış konuşuluyor…

Dün sabah sigorta emeklisi olan 70 yaşındaki bir büyüğümüzle ayak üstü sohbet ettik;

Önce eline her ay 2 bin 150 TL geçtiğini söyledi…

Ardında da tüm harcamalarını alt alta sıraladı!

Dün ayın 19’uydu…

Cebinde kalan sadece 145 TL!

Son 10 gün masraflar kredi kartlarından çekilecek, başka çare yok çünkü…

Memleket güllük gülistanlık değil ama…

Siyasi ortam da öyle!

Önce TDP çatırdadı…

TKP’yi doğurdu!

Sonra CTP’de başladı kavga gürültü…

Elektrik çarptı partiyi ve ardından gelen istifalar!

Kimi bu istifalara dik duruş diyor kimi de aşırı uç…

UBP’de ise şu sıralar tek beklenti yeni kabine!

Mevcut bakanlar sımsıkı koltukları tutuyor…

O koltuklarda gözü olanlar yeni kabineyi dört gözle bekliyor!

İstihdam kavgaları hiç hız kesmiyor…

DP daha rahat daha sakin!

Üç bakanlığının keyfini çıkarıyor…

Memleket güllük gülistanlık değil ama…

UBP-DP Hükümeti de artık sallanmaya başladı!

Kuraklık tazminatları az daha önceki gün tuş edecekti bu hükümeti…

Konu şu;

Geçen yılki kuraklık tazminatları, çiftçinin dört gözle beklediği!

Şu çok özel kesim yani…

Ekseler de ödeniyorlar ekmeseler de, seller sular götürse de!

Hükümet ödeyecek ama aması var işte…

UBP hepsi ödensin diyor!

DP, gübre dökmeyenler ödenmesi diye tutturuyor…

Çünkü bir kesim çiftçi gübresi dahil her şeyini yerine getirirken…

Bir kısım ‘kuraklık olsun, dolu vursun’ diye dua edip, fazla harcamamak için tarlaya gübre dökmüyor!

Sonuçta hükümet bu konuda gitmiş gelmiş ve iş tatlıya bağlanmış…

Gübre dökmeyenler 5 TL daha az ödenecek!

Ne şiş yandı ne kebap misali…

Geçenlerde Bakan Çavuşoğlu açıklamıştı…

Çiftçinin ve hayvancının çoğu memur kesimi diye!

Haliyle böyle olunca da kaynaklar yetmiyor…

Üreten de üretmeyen de bir şekilde devletten ödeniyor!

Pasta küçük, küçük olunca da kavga büyük oluyor…

Aslında olan gerçek üreticiye oluyor!

Bundan başka geliri olmayana…

Tam manasıyla haksız rekabet!

Ama bizdeki de en eski gelenek…

Popülizm olmazsa olmaz!

Bu zam furyası devam ettiği müddetçe bu hükümet ne kadar devam eder bilinmez…

Ama ciddi sıkıntılar var işte!

Sadece zam değil Türkiye de kıstı musluğu…

Reformlar yerine getirilmedi diye!

Döviz vurdu ama zamların asıl amacı bu…

Memur ve emeklinin maaşlarını ödemek, çünkü Artık Türkiye’den zırnık bile yok!

Ta ki reformlar, özelleştirmeler yerine getirilsin…

Hükümet getirse vay, getirmese başka vay!

Sonuçta;

Memur maaşlarını ödemekte güçlük çeken CTP gitti…

Bir süre güllük gülistanlıktı ortalık!

Sonra sözünü yerine getiremeyince hükümet, musluklar sonuna kadar kapandı…

Hadi zamlar memur maaşlarını ödesin de!

O zamları yiyenler bunu nasıl kaldıracak, işte ona üzülürüm…

Bazıları buna gariban edebiyatı dese de!

Kan edebiyatı ilk kez mi yapılıyor!

Yiğit Bulut’un TRT’deki açıklamaları…

Akıncı’ya sataşmış!

‘Kanla alınanı kanla veririz’ demiş…

Ortalık kalktı oturdu yine!

Bizim topluma tartışma olsun bir kere…

Tamam adam gevezenin teki!

İşi gücü Erdoğan’a yalakalık yapmak, oradan buradan parayı kapmak…

İyi de bu ülkede kan edebiyatı ilk kez mi yapılıyor yani!

Bir zamanlar muhafazakar kesim de aynısı söylemiyor muydu…

Niçin bu kadar kızdık doğru anlayamadım gitti!

Acaba başka bir şey mi kaçırdım diye düşünmeye başladım…

Bu arada biraz da, söyleyene değil söyletene bakmak lazım, değil mi ama!

Abartmayın Sıla hanım…

Tıp-İş Başkanı Sıla İncirli dün bir televizyon programında gerekirse acil servislerde bile greve gidebileceklerini söylemiş…

Ne dehşet bir açıklama böyle!

Hani geçen gün ‘iyileşmesi mümkün hastalar bile ölebilir’ demişti ya…

Acaba bunu mu kastetti!

İnanasım gelmiyor…

Acil Servis’e ölümle savaşan hastalar gelecek ve bizim hekimler onlara bakmayacak!

Hipokrat Yemini’ni sırf bu açıklama yapıldığı diye bir daha okudum…

Buna rastlayamadım!

Lütfen ‘şaka yaptım, kızgındım, ağzımdan öyle çıktı’ de Sıla hanım…

MESAJ KUTUSU

Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, önceki günkü grup toplantısında haddinden fazla kızgındınız ve şu kuraklık ödemeleri konusunda ortağınızla ters düştüğünüz için ‘gerekirse Eylül ayında seçime gideriz’ bile dediniz…Bu işi o kadar uzatmayın deriz, Haziran’da gidin seçime herkesin boyunun posunun ölçüsünü bir görelim, ne dersiniz!

Sayın Derya KANBAY, üst düzey makamlara yaptığınız yoğun ziyaretler belki olması gerekendi ama birileri ‘acaba elçi geri mi gidiyor da bu ziyaretlere başladı’ demeye başladı! Yok öyle bir şey değil mi,zira Kıbrıs Türkü’nü Akça’dan sonra melayike geldiniz…

Sayın Sıla İNCİRLİ, acil servislerde bile greve gidebileceğinizi açıklamışsınız! Yani ağır hastaları kaderleriyle baş başa bırakacaksınız öyle mi!  Yani belki çoğundan bu sözleri beklerdik ama sizden gelince kulaklarımıza inanamadık!

Sayın Hüseyin Çavuş KELLE, kuraklık ödemeleri konusundaki istekleriniz az kalsın hükümetin yıkılmasına ve sonra da erken genel seçime yol açıyordu! Sonuçta üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar ve siz d ederin bir nefes almışsınız!

Sayın İlker EDİP, Güvercinlik köyünden bir vatandaş aradı tam 12 senedir evine elektrik bağlanmamış, yolu yapılmamış. Elinden tutacak bir yetkili arıyor. Pek yakında biz de bu vatandaşa ziyarete gideceğiz haberiniz olsun…

Sayın Serdar DENKTAŞ, sizin gençlik kolları bir okula soba hediye etmiş ama bu soba elektrikli olunca çeşitli söylentilere neden olmuş. Yani bu kadar ağır elektrik zammından sonra olmadı doğrusu değil mi!

Sayın Cem DANA, birkaç gündür Mağusa Belediye’sinde sıkı denetimlerde bulunduğunuzu öğrendik. Çalışanların bir çoğunu odasında bulamayınca epey sinirlendiğiniz söyleniyor…Acaba dersiniz devletin kötü gelenekleri belediyelere de mi sıçramaya başladı!

Sayın Okyay SADIKOĞLU, emlak ve inşaat sektörüne girdiğinizi ve yeni projelerle çak yakında gündeme oturacağınız söyleniyor. Bu kadar fazla öğrencinin olduğu bir ülkede bizce de en iyi mesleklerden biri haline geldi değil mi, hayırlı işler dileriz…

Sayın İsmet EZEL, Devlet Piyangosu’nun büyük ikramiyesi nihayet Mağusa’da satılan bilete isabet etmiş ve siz de ansızın kayıplara karışmışsınız! Hani Müslüman malı ortaktı, paylaşmak kadar güzel bir şey yoktu!

Sayın Polat ALPER, grip öyle çaydır çorbadır gibi şeylerle değil ancak hamama gidip sağlam bir terleyerek geçer! Bu konuda uzmanlaşmış işletmeler var isterseniz size de verebiliriz. 24 saatte ayağa kaldırıyorlar hem de garantili…Büyük geçmiş olsun.

Sayın Mehmet KUMSER, pek değerli muhterem validenizi kaybettiğinizi üzülerek öğrendik. Merhume’ye Tanrı’dan rahmet size aileye sabırlar dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler nasip etsin…

Sayın Ahmet SENNAROĞLU, şu anda bağımsız belediye başkanı olduğunuzu biliyoruz da hangi partiye gideceğiniz yönünde ser verip sır vermiyorsunuz! Çok büyük ihtimalle UBP olacak diyorlar ama…

Sayın Hamit BAKIRCI, sakal biraz sizi daha olgun gösterse de doğrusu epey yakışmış diyorlar. Bu arada dostlarınız da artık bir umrenin şart olduğunu söylüyorlar. Fırsatı değerlendirmekte yarar var değil mi…

Sayın Alişan KIZILDUMAN, muhterem annenizi kaybettiğinizi üzülerek öğrendik. Merhumeye Tanrı’dan rahmet size ve aileye sabırlar dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler nasip etsin…

Sayın Özdemir BEROVA, KKTC’de kayıtlı 93 bin öğrencinin 70 bini gerçekten okuyorsa öpüp de başımızın üstüne koyalım. Bu konuda lütfen Nijerya’nın Ankara Büyükelçisi ile acil temasa geçin de kapıdaki tehlikeyi de görün…