Yolsuzluk, diğer bir deyişle gücünü kötüye kullanarak kişisel çıkar sağlamanın Kuzey Kıbrıs’ta yaygınlığı ne ölçüdedir? Uluslararası Şeffaflık Örgütü, her sene Uluslararası Yolsuzluk Algısı Endeksi yayınlayarak, ülkelerdeki yolsuzluğu araştırmak üzere incelemeler yapıyor. Örgüt, bir ülkedeki sahtekarlık, rüşvet, zimmete para geçirme, yakınına/akrabasına iltimas geçme, haraç, hileli ittifak/suça iştirak etmek, ederinin üzerinde kiralayarak normalin üzerinde kar etmek, yasallaştırılmış yolsuzluk gibi bazı kriterlere göre bir ülkedeki yolsuzluğun ne boyutta olduğunu araştırıyor.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün Yunanistan’da 2010’da yaptığı araştırmada, Yunanistan’da yolsuzluğun yaygın oluşunun temel nedenlerinden biri, yurttaşlarının yolsuzluğu ideolojik olarak kabul etmesi ve meşru görmesi olarak açıklanıyor. Yunanistan’da rüşvet olayları yurttaşın gözlerinin önünde gerçekleşse bile, Yunanların kişisel çıkarlarına zarar gelmediği sürece yolsuzluğu deşifre etmekten kaçındığı tespit edilmiş.
Üstelik Kuzey Kıbrıs’ta olduğu gibi Yunanistan’da da devleti yöneten iktidarın “patron”, seçmenin “müşteri” olduğu “patron-müşteri ilişkileri”ne dayanan patronaj sistemi iş başında. Ve tıpkı Kıbrıs’ta olduğu gibi dördüncü güç medya siyasi sistemle iç içe geçmiş ve medya patronları ya kendi çıkarlarını ya da diğer iş alanlarındaki çıkarlarını korumak için siyasilere baskı kurabilmekte ve pek tabii siyasiler de medyaya baskı uygulayabilmekteymiş...
Öte yandan, Yunanistan’da Ombudsmanlığın yolsuzluğa karşı en korunaklı kurumlardan biri olması 2010’da yapılan araştırmanın neredeyse tek olumluluğunu oluşturuyor. Yunanistan’da kamu denetçisi sıfatıyla Ombudsman eksikliklere rağmen başarılı çalışmalar yaparken bizde ise Cumhurbaşkanı Eroğlu Ombudsman Başkanını bir yılı aşan bir süre geçmesine karşın atamıyor. Meclis’ten bütçesi geçen kuruma başkanlık edecek kişi bir yıl geçiyor, her nedense bir türlü atanmıyor ve 6 ayda bir yayınlanması gereken raporlar Ombudsman Başkanı olmadığı için yayınlanamıyor.
Bir ülkenin yurttaşlarının yolsuzluğu meşru görmesi ve ideolojik olarak kabul etmesinden daha vahim bir olgu olmayacağı için Yunanistan’daki patronaj sistemi ülkenin batma aşamasına gelmesine neden oldu. Yolsuzluk ve kötü yönetimde Yunanistan ve Güney Kıbrıs’tan daha beter bir noktada olup olmadığımızı, yurttaş KDV’sini her ay zamanında ödemeye mecbur bırakılırken Ercan’da ihaleyi alan şirketin devlete aylardır ödemesi gereken KDV’yi neden ödemediğine bakmak bile yeterlidir. Hem Elektrik Kurumu’na hem belediyelere aydınlatma vergisi ödüyor oluşumuza hiç girmeyelim... Girmeyelim çünkü belki de dünyada eşi yoktur böylesi bir uygulamanın!
Yolsuzluk algısında, 176 ülkenin verilerinin değerlendirildiği 2012 Yolsuzluk Endeksi’ne göre Yunanistan 176 ülke arasında 36. sırada ve Kıbrıs (Güney) ise 66 puanla, 29. sırada. Somali, 8 puan ile 174. sırada ve yolsuzluğun en yaygın yaşandığı ülke. Somali, yolsuzluktaki kirlilik şampiyonluğunu Kuzey Kore ve Afganistan’la bölüşüyor. Danimarka ise, 90 puanla yolsuzlukta en temiz ülke olma şerefini Finlandiya ve Yeni Zelanda ile paylaşıyor. 2. sıradaki İsveç, yolsuzluktan 2. en fazla arınmış ülke olarak konumlanmış. Türkiye, 54.sırada, puanı ise 49.
KKTC’de Cumhurbaşkanı aylardır Ombudsmanı atamıyorsa, iktidar ihale verdiği şirketten aylar geçiyor, KDV bile almıyorsa; aynı iktidar istihdam üzerine istihdam yapıp iltimas geçiyor, yurttaşsa sessiz kalıp, kendisinin ya da akrabalarının ne zaman kamuda istihdam edileceğinin hesabını yapıyorsa ve bu halimizle biz Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın yaşadıklarını yaşamayız sanıyorsak, daha beterini yaşayacağımız günler geldiğinde bağırmanın hiçbir faydası olmayacağını görmemiz gerekiyor. Yıllarca susarak ve nemalanarak yapılan suç ortaklığını kimden, nasıl gizleyeceğiz ki?