banner118

                                                            

                                                            YOLSUZLUK

Yolsuzluk hikayeleri ile büyüyenler eninde sonunda hırsız olurlar.Bana hikayeni anlat sana kim olduğunu kim olacağını söyleyeyim.Hikaye bunlar deyip geçme ;kalabalıklar kitaplar ile değil hikayeler ile forma sokulurlar.

Son günlerde basınada yansıyan yolsuzluk haberlerini gördükçe  İbrahim Paşalının İstanbul Kriterleri adlı kitabından bu anektod aklıma geldi.

Gün geçmiyor bir yolsuzluk olayı basına yansımasın

Şeker Sigorta'da yakınlara yapılan haksız ödemeler  

Taşımacılıkta ödenen fazladan paralar

Tanesi 130 bin sterlinden hayalı kişi ve işletmelere verilen ve Bakanlık tarafından iptal edildiği söylenen 900 adet T izni

Maliye Bakanlığı Teftiş ve inceleme kurumunun incelemiş ve 23 kurumun 21 de tesbit ettiği söylenen  yolsuzluklar.

Bu hızla devam ederse daha çokları çıkacağına eminim.

Birileri binleri milyonları götürürken Devlete vergi veren ve Devletinin yaşaması için uğraş veren vatandaşlar,açık veren bütçenin dengelenmesi için ha bire Türkiye ye el açan bu yüzden  besleme diyerek yaftalanan bizler .

Konu şu ki sokak aydınlatması için ödediğimiz vergiler

Emlak vergisi ,seyrüsefer ücretleri,

Her yıl katmerlenerek artan kimlik pasaporta ehliyete ödediğimiz vergiler

Sığınak fonuna, tabelalara ödediklerimiz 

Stopajlarla Devletin bizden aldığı vergiler ,hertürlü yiyecek içeceğe pula kitaba ödediğimiz dolaylı vergiler meğerse Devlete gitmiyormuş yada Devlete gidiyormuşda Devlet bunu doğru yerlere harcanması için koruyamıyormuş.

Peki ya buna vesile olanlar.

Nizamül-mülkte şöyle der

Hükümdar her daim müteyakkız olmalıdır: “Yanı başında yahut uzağında kalmış ordu ve raiyyetin durumlanı araştırıp onlardan haberdar olmak padişahlığın gereklerindendir. 

Hükümdar böyle yapmaz ise şanına noksan gelir ve halk bunu onun gafil, ihmalkâr ve gaddar biri olduğuna yorarak: “Memlekette yolsuzluk, bozgunculuğun alıp başını gitmesi padişahın umurunda değil.” der. 

Şayet padişah olan bitenden haberdar da tedbir almıyorsa zulme rıza gösterip zalimlere ortak olur;yok eğer haberdar değilse ahmak aymaz kara bir cahildir .

Bu iki ithamda hoş değildir.

Diyecek çok şey var ama

Mirgün Cabasın Eski Türkiyenin son yılı adlı kitabından bir bölüm ile bitirelim

‘’Dolayısı ile ben anladım ki hiçbirşey değişmeyecek yani yolsuzluk aslında bizde bir kültürmüş.

Bunun solcusuyla sağcısıyla farkı yok hani cemil meriçin var ya bir sözü :

Bu ülkede sağcı solcu olma sorunu yoktur.İyi insan kötü insan olma meselesi vardır.

Hakikaten ben de o zaman gerçekten şu saptamayı yapmışım

Sağcı solcu muhafazakar yok namuslu insan var..’’

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40