Yine Yanan Çöpler…


Bu aralar çöplüklere ve bu alanların yakılmasına taktığımın farkındasınız diye düşünüyorum. Belki hatırlarsınız geçenlerde Lefke çöplüğü konusunda bir yazı yazıp bu alana dikkat çekmeye çalışmıştım. Yazımın ardından kısa bir süre sonra çöplük yanmaya başlamıştı ve adeta bölge halkına ve orada yaşayan diğer canlılara zehir saçmıştı. Aynı sorun şimdi de Beyarmudu Belediyesi sınırları içinde yaşanıyor.
Yani yıl 2014 dünya ne işlerle uğraşıyor biz ne işlerle uğraşıyoruz. Katı atık konusunda bir türlü dikiş tutturamadık. Amacım kimseyi acımasızca eleştirmek değil ama gelinen nokta da sessiz kalınacak gibi değil. Bu noktada birçok kesime iş düşmektedir. Sadece belli bir noktaya yönelmek de doğru değildir.
Öncelikle bunları dökeni gören hiç kimse olmadı mı?
Denetimi önce kendi içimizde yapmamız lazım. Sürekli birilerini korumaktan vazgeçmemiz lazım. Kim olursa olsun, babamın oğlu olsa suç işliyorsa cezasını çekmeli. Yabancı ülkelerde durum hiç de böyle olmuyor. Başbakanın oğlu olsa ne fayda. Küçük ülke olmamızın dezavantajını yaşıyoruz belki ama bunu değiştirmek yine bizim elimizde. İç denetim mekanizmasının önemi her alanda karşımıza çıkmaktadır. Gerek trafik gerekse de bu gibi alanlarda.
Çöplerin umursuzca ve araba lastikleriyle yakıldığını belgeleyen Yasemin Çobanoğlu arkadaşıma teşekkür etmek istiyorum. Bu tarz olaylar gerçekten yüreğimi dağlıyor. Nasıl bir zihniyet bu çöpleri umursuzca dökebilir ve üstüne üstük bir de araba lastikleriyle ateşe verebilir. Çevre sağlığının pek de değeri olmadığı ülkemizde bu tarz faaliyetlerle toprağın ve havanın kirletilmesi adet haline getirilmiş ne yazık ki…
Resimlerde görülen alan Beyarmudu belediyesi sınırları içinde Türkmenköy’e yakın bir alandır. Beyarmudu içinde de ayrı bir çöplük olduğunu ve burada da benzer durumlar yaşandığını Yasemin arkadaşımdan öğrenmiş bulunuyorum ama şu an ilgili yasal düzenlemenin ne boyutta olduğunu araştırdığım için bu konuya daha sonra detaylı bir şekilde değineceğim.
Ülke olarak bugüne kadar ne yazık ki pek de sürdürülebilir politikalar oluşturmayı başaramadık. Tüm bunlar da beraberinde sistemsizliği ve denetimsizliği getirdi. Mevcut yapılar çürüdü. Belki hatayı bozuk olan sistemi sürekli tamir etmekle yaptık. Gerekirse sıfırlayıp yeniden kurmasını da bilmeliyiz diye düşünüyorum. Vakit aleyhimize çalışıyor. Bugün geldiğimiz noktadan dolayı bir genç olarak üzüntü içindeyim. Herkes kendi alanında birazcık da olsa topluma katkı koysa belki zaman içerisinde kendi değişimimizi gerçekleştirip dünyaya ayak uydurabileceğiz…