Yeğenini de devlet memuru yapmayı ihmal etmemiş!

Sağlık Bakanı Ali Pilli pandemi sürecinde sürekli olarak şunu söyledi;

Biz bu işi başardık!

Ekibini de ortaya koymuştu çünkü...

Kendisinin Allah’ı var onun samimiyetine inanıyoruz!

En çok eleştirilen bakan olsa da en azından iyi niyetinden kuşkumuz yok...

Kurultayda çok çalışıp bakanlık koltuğuna oturmayı bizim seçim parametrelerimize göre kazandı!

Çok talihsiz bir dönemde o koltukta zor anlar yaşadı...

Yine de bizi ekranlarda gülmeyi başardı!

Tek hatası ekibini yanlış kurmakta yaptı...

Darbe üstüne darbe yedi!

Bakanlığın diğer kurumlarla iletişimine seçtiği müsteşar büyük zarar verdi...

Ha keşke bu makama bir hekim seçmeseydi!

Çünkü artık bu işler bir hekimin ya da sağlık çalışanının değil iyi yöneticilerin işidir...

Bir hekim ne kadar mesleğinde iyi olursa olsun bu demek değildir ki yöneticilikte de bu özelliklere sahip olacak!

...

Sağlık Bakanlığı hatalı kararlar almaya devam ediyor...

Ama bu hatalar Pilli’den daha ziyade müsteşarının marifetleri!

Keyfi karar ve uygulamalarla hemen herkesi karşısına almış durumda...

Müsteşar ile kim görüşse arayıp dert yanıyor;

Böyle yöneticilik olmaz diye!

Kapısını çalanları adam yerine bile koymuyormuş...

Bu süreçte katkı koymak isteyenleri kovmaktan beter ediyormuş!

Bakan da kendisinden şikayetçi ama tamamen kendisine teslim olmuş vaziyette...

Tün ihalesiz alımlar onun inisiyatifinde!

Artık alımlarda MİK devre dışı ya...

Hesap soran olmayınca hesap veren hiç yok!

Çünkü hükümet çok büyük bir hata yaparak tüm sağlık alımlarını bakanlığa devretti...

Şu anada kadar milyonlar akıtıldı ama hiçbirinde de şeffaf olunmadı!

Ensesi kalınlar iş aldı...

Olmayanlar yaya kaldı!

...

Müsteşar istihdamlar konusunda da boş durmamış...

İşi gücü iyi olan, mekanı bile bulunan yeğenini Sağlık Bakanlığında görevlendirmiş!

Artık o da sırtını devlete yaslayanlar listesine girmiş...

Yeğeninin köyünden sürekli şikayetler geliyor!

Bizim başımız kel midir diye...

Maalesef istihdamlar seçimin hemen öncesine getirildi ve kararlar iki dudak arasında verildi!

Sınav yok, sorgu yok, sual yok...

Liyakat hiç yok!

Seçimler öncesi geleneğimiz bir kez daha bozulmadı...

Devletin kaymağını yiyenler ve devletin kapısına bile yanaşamayan gençlerimiz bir kez daha ikiye bölündü!

İşte sırf bunun içindir seçimler bittikten sonra hem bakanlık adına alınan malzemeler hem de istihdamlar yeniden masaya yatırılmalıdır...

Bu devlet varsa içinde yaşadığı her birey için vardır!

Devlet olanaklarını seçim gaylesini fırsat bilenler, eşi dostu devletin arka kapısından memur yapanlar ortaya çıkarılmalı ve deşifre edilmelidir...

Eskiden bu işler gizli kapaklı yapılırdı...

Özellikle kırsal kesimden hemen her gün bir ihbar geliyor...

Seçimlere resmen müdahale ediliyor diye!

Bize gönderilen yazışmaları buradan aktarsak çoğunun dudağı uçuklar...

Hoş eskiden de seçim önceleri bu tür olayları çok yaşadık!

Ama bu kadar açık ve seçik değil...

Zira bu işin de bir raconu vardı!

Şimdi insanların gözünün içine baka baka kimini kötüleyerek kimine de överek resmen müdahale etmeye çalışıyorlar...

En üzüldüğümüz ise bu işlere ilim yuvası olan üniversitelerimizi de karıştırmaları oldu!

Önlerini bile göremeyen bazı eğitim kurumları gazetelere paralı ilanları vererek seçim propagandası yapıyor...

Bari biraz cesur olsunlar!

Dolaylı değil de direkt olarak desteklenmesini istedikleri adayların isimlerini versinler...

O kadar cesaretleri de mi yok yani!

MESAJ KUTUSU

Sayın Faiz SUCUOĞLU, Sosyal Sigortalar Dairesi’nde bazı işgüzar çalışan ve yöneticilerin, yatırımlar konusunda aldığı kararları hiçe sayarak işletmelere resmen işkence çektirdiklerini biliyor muydunuz? Bir soruşturun bakalım kendini devletin üstünde görenler kimlermiş amaçları nelermiş!

...

Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, yüz yüze eğitimin başlamasından sonra devlet okullarının aldığı önlemler genelde memnuniyet yaratırken bazı okullarda giriş ve çıkışların tek kapı olması nedeniyle izdihamlar yaşandığı ve sosyal mesafe kurallarına uyulmadığı yönünde şikayetler geliyor.

...

Sayın Olgun AMCAOĞLU, İskele’de Gelir ve Vergi Dairesi binasında hafta sonu kapalı olmasına rağmen klimaların çalıştıklarını görenler telefonlara sarılıp şikayette bulundular. Çalışanları uyarmanızı istiyorlar zira orada harcanan elektriğin faturasını vatandaş ödüyor...

...

Sayın Yunus CAHAN, Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyasilerin kıskacına alındığınız dikkatlerden kaçmıyor. Ancak siz yine de "ben vefasızlık edemem siyasi Liderim Özgürgün, nasıl hareket edecekse ben de onun yanında aynı doğrultuda hareket edeceğim diyerek" vefa örneği gösteriyormuşsunuz.

...

Sayın Aysan ÖZCEZARLI, eğitim uçuşunda talihsiz bir kazayla hayatını kaybeden rahmetli eşiniz konusunda bu sabah bir basın toplantısı düzenleyerek kamuoyuna önemli açıklamalar yapacağınız söyleniyor, bugün tüm dikkatler sizin üzerinizde olacak demektir...

...

Sayın Ali ÇAYGÜR, mesleği ve mekanı olan yeğeninizi bakanlıkta istihdam etmeniz hem bölge insanını hem de bakanlık çalışanlarını derecesiz rahatsız etti. Fırsatları hiç kaçırmıyorsunuz desenize! Ayıp ettiniz doğrusu!

...

Sayın Ersin TATAR, karşınızda sizi öve öve bitiremeyenlerin arkadan hançerlediklerini biliyor muydunuz? Herkese mavi boncuk dağıtmanın, verdiğiniz sözün ardında durmamanızın neticeleri size böyle dönüyor olsa gerek. Hakkınızda hayırlısı artık!

...

Sayın Ahmet SOYALAN, narkotik biriminin suçlarla mücadelede epey hızlı ve verimli çalıştıkları dikkatlerden kaçmıyor olsa gerek ki bu konuda teşekkür mesajlarınız geliyor. Bir de uyuşturucu baronlarını enseleyebilirlerse büyük icraatlara imza atmış olacaksınız.

...

Sayın Gürkan KARA, uzun bir süre sandığa gitmeme kararından sonra geçtiğimiz hafta içinde ansızın sahaya inmiş ve parti çalışmalarına destek vermeye başlamışsınız. Eski bakanınızın bunda büyük payı olduğu konuşuluyor. Hadi bakalım hayırlara vesile olsun...

...

Sayın İdris DENİZ, uzun bir arayıştan sonra kelle paçanın alasını yapan ustayı bulup hasret gidermişsiniz. Hele de kış ayları geliyor ya bundan daha iyi ilaç olabilir mi? Afiyet bal şeker, dostlarla birlikte olsun.

...

Sayın Berber MAHMUT, dükkana gelen müşterilere hijyen konusunda konferans verdiğiniz yetmezmiş gibi onları resmen alkolle yıkayarak meslektaşlarınızın bir adım önünde yer aldığınız konuşuluyor. Bu harcama tıraş fiyatlarına yansıyor mu yoksa hep cepten mi gidiyor?

...