Yapın şu zammı bin kere değil bir kere ölelim!

Bizi yönettiklerini zannedenler resmen evcilik oyunu oynuyorlar…

Hem de bizim ensemizden!

Elektrik zammı tartışmaları da artık kabak tadı verdi…

Önce kurum müdürü yüzde 30 zam istediklerini söyledi!

Zira teknik olarak şartlar bunu gerektiriyordu…

Sonra kurumun bağlı olduğu bakan bunun kabil edilemez olduğu açıklamasında bulundu!

Ortada bir tiyatro oyunu var anlayacağınız…

Sonra da ilgili müdürü kuruma atayan Başbakan karşı çıktı!

Olacak ama bu kadar olmayacak dedi kısaca…

O da zam haberini medyadan öğrenmiş!

Gündem değiştirmek için bulunmaz bir fırsat bu…

Şu anda tüm kesimler bunu tartışıyor!

Bize gelen duyumlara göre yüzde 12 civarında bir zam olacak…

Başbakan ve yardımcısı ortaya çıkıp daha fazla zam yapılmaması için aslanlar gibi çarpıştık diyecek!

Toplumda onları alkışlayacak, minnet ve şükranlarını dile getirecekler…

Eminiz ki siz de yemezsiniz böyle tezgahları!

Doğrudur, elektrik fiyatları uzun bir süredir zam görmüyor…

Ama bunun sorumlusu vatandaş değil, ülkeyi yönetmekten aciz siyasilerdir!

Cesur olmalarını öneririz…

Millet boşuna kriz geçirip birbiriyle kapışmasın!

Yapın zammınızı da siz de kurtulun biz de…

Bin kere öleceğimize de bir kere ölelim!

Bu arada tanklarda yakıt bitti bitiyor, yılın en sıcak günlerinde kesintiler başladı, yaptığınız vatandaşa yaptığınız eziyet değil de nedir Allah aşkına…

Yine bir okur şikayeti…

Devlet hastanesinde ameliyat olacak öncesi çeşitli tetkikler yapılacak!

Ameliyatı yapacak olan hekimle de sürekli temasta…

Tahlil ve diğer bulgular için hekim vurguluyor;

Bilirsiz bir memur hekimiz 12’den sonra beni bulamazsın diye…

Onun gibilere kızmıyoruz artık çünkü cesur bir şekilde doğruyu söylüyorlar!

Artık hastane hekimleri en fazla 12’ye kadar devlette çalışıyorlar, 11’de kaçanlar bile var…

Adamlar göstere göstere biz devleti çalıyoruz, buyurun özel hastanelere diye duyuruda bulunuyorlar ama kime ne ki!

Az da olsa bir kısmını bir yana koyuyoruz ama çoğunluk bir iki saat hasta gördükten sonra ya özel hastanelere ya da kendi özel kliniklerine koşuyorlar…

Hepsi de paragöz bunların!

Onlar ceplerini doldururken vatandaş eziliyor, duyan yok, gören yok, önlem alan hiç yok…

Ölen ölür kalan bizimledir hesabı!

Bu arada hasta hakları için parmağını kıpırdatan da var mı yok mu belli değil…

Asya Bebeğin durumu ortada…

Bazı vatandaşlar ve sivil toplum örgütleri ellerinden geleni yapmak için bu sıcaklarda emeklerini esirgemiyorlar!

Asya bebeğin kurtulması için sadece tek bir tek iğne gerek o da 2 milyon 500 Dolar değerinde…

Aile varını yoğunu satmak için seferberlik ilan etmiş!

Bir avuç insan da aileye katkı için para toplamaya çalışıyor…

Ama asıl elini taşın altına koyması gereken devlet yaz uykusunda!

Bu devlet minicik bir yavrusunun sağlığını için herhangi bir çaba göstermiyorsa, konuşla ilgili tek bir açıklama yapmıyorsa, sizin o makamlarda işiniz ne gücünüz ne!

Sibel Tatar hanıma geçmişler olsun…

Dün kendi de açıkladı PCR sonuçları negatif çıkmış.

Özelikle de vurguluyor, herkesin kendine çok iyi bakması gerektiğini!

Ancak şöyle de bir şey var;

Tatar çifti de artık bir süreliğine ziyaretlerine ara vermelidir…

Elbette bulundukları konum gayet önemli devletin en tepesindeki konum ama adı üstünde ortalıkta salgın denen illet var!

Özellikle de Ersin Tatar, maşallah gençlere taş çıkartırcasına ülkenin dört bir yerini geziyor…

Yaptığı ziyaretlerde hep yakın temas oluyor!

En azından bir süre olsun çekilsin köşesine, dinlensin, çevresine de örnek olsun…

Sevenlerini üzmesin!

MESAJ KUTUSU

Sayın Olgun AMCAOĞLU, geçtiğimiz yıllarda öğrenci taşımacılığında yaşanan yolsuzluk olayları soruşturmasının akıbetini merak edenler soruyor, dosyalar kapatıldı mı, niye ilerlemiyor, bu konuda baskı yapanlar mı var?

Sayın Derviş EROĞLU, UBP’de kurultay öncesi durumlar görüldüğünden çok daha vahim bir hal aldı. Partinin akil insanı olarak devreye girmeniz ve aracı olmanızı isteyen çok sayıda mesajınız var. Hadi bakalım kolay gelsin!

Sayın Sibel TATAR, test sonuçlarınızın negatif çıkması yakınlarınız tarafından memnuniyetle karşılandı. Bu arada eşinizi de artık neyle bağlarsınız bilemeyiz ama bir süreliğine eve ya da makamına hapsetmeniz gerekiyor zira kendisi Evliya çelebi gibi maşallah…

Sayın Tufan ERHÜRMAN, sanki de Tatar’ın huyunu suyunu bilmezmiş gibi şu ırkçılık olayını biraz fazla abartmıyor musunuz? Memleketin gerçek sorunlarına eğilmeniz hem sizin hem de bu toplumun yararına olacaktır diye düşünüyoruz…

Sayın Erhan ARIKLI, akaryakıt ihalesinde umduğunuzu bulamayınca hem siz mahcup oldunuz hem de muhalifler bunu hayli iyi kullanmaya başladı. Umarız yapılan hatalardan siz de payınıza düşeni alır ve tecrübe edinirsiniz…

Sayın Veysel ŞAHİN, Çatalköy’de çalışır durumda muhteşem bir oteli işletmelerine kattığınız konuşuluyor. Hayırlara vesile olsun, umarız adaya dönüşünüzde bunu kutlama ile ıslatır dostlar ile yine bir araya gelirsiniz…

Sayın Tevfik KIRIMLI, uzun yıllardan sonra ülke dışına zeytinyağı ihraç ederek büyük bir başarının altına imzanızı attınız. Hele de elinde ürün olan işletmelerden de onları toplama çağrınız ülke tarım ve ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır tebrik ederiz…

Sayın Ömer KÖSEOĞLU, uzun ve yorucu bir kamu görevini başarılı bir şekilde tamamlayıp emeklilik kervanına siz de katılıyorsunuz. Adınız hep temiz ve dürüst bir bürokrat olacak anılacaktır muhakkak ki bu genç yaşta sizi kapacak olan özel işletmeler sıraya girmiştir, yolunuz açık olsun…

Sayın Faiz SUCUOĞLU, kurultay heyecanı her geçen gün biraz daha artarken bu sırala ikili oynayanlara dikkat etmeniz gerektiği yönünde mesajlarınız geliyor. Siyasetin çirkin yüzü de zaten burada kendini iyice hissettiriyor…

Sayın Suphi COŞKUN, Başta Lefkoşa olmak üzere adanın her yerinden sizin tahta evlere akın devam ediyor. Hem fiyatın ucuzluğu hem de kaliteli hizmet ziyaretçilerin kaliteli bir tatil yapmasını da sağlıyor. Bu arada aman PCR testlerine dikkat!