Vicdanınız Kaldıysa


Siz hiç derin sulara atladığınızı sanırken kendinizi sığ suya çakılışmış hissetiniz mi?
Ben hissetim ve toplumsal anlamda içinde bulunduğumuz durum da tam anlamı ile böyle bir şey işte.
Başbakanımız ve bakanlarımız hayatın ne kadar güzel olduğundan, sorunsuz ve sıkıntısız günlerden bahsederken toplumun geniş bir kesimi de buna inandı.
Belki de inanmak istedi ve her seferinde atladıkları derin sulardan yara alarak çıktılar.
Bana necilik, benmerkezcilikle başlayan ve devam eden hayatları gün geldi döndü yine kendilerini vurdu.
Hep de öyle olmuyor mu zaten.
Önce Kıbrıs Türk Havayolları battı. Sonra Lefkoşa Türk Belediyesi batırıldı.
Yetmedi ardı ardına özelleştirmeler geldi kültürel miraslarımız yok edildi.
Koskoca Sanayi Holding binası bile sanki hiç mekân kalmammışçasına yıkıldı yerle bir edildi.
Bakın Türkiye’ye yıllardır devam eden suskunluğunu bir gezi parkı ile bozdu.
Neden olarak başlayan olay sembolik bir sonuca dönüştü.
****
Siz en son ne zaman Köşklü çiftlik parkına gittiniz.
Bunca yalanın, yanlışın ikiyüzlülüğün arasında nefes alacak, yeşili, denizi görecek kaç mekan kaldığını düşündünüz.
Neden hala bu kadar sessiziz neden çakılıp çakılıp ısrarla aynı hataları yapmaya devam etmekteyiz.
Sahillerimiz satılırken, dağlarımız delinirken, vatandaşlık haklarımız dağıtılırken, kurumlarımız peşkeş çekilirken her yer gece kulübü, kumarhane, bet ofis ile doldurulurken bizler neredeydik.
Şimdi kimse demesin bana 28 Temmuz’da sandığa gidilmesin oy verilmesin.
28 Temmuz’da sandığa da gidilsin, oy da verilsin.
Hem de tüm bireysel çıkarlar bir yana bırakılarak, sadece vicdanlara kulak verilsin.
Tabii bunca yaşananın ardından hala geride bir vicdan kaldıysa…