Bakan Baybars’ın dün Diyalog Gazetesi’nde önemli açıklamaları vardı…

Aslında az şey söyledi ama çok şey söylemeye çalıştı!

Ama bir eksiği vardı;

“Bazı” bakanlıklar dedi!

Ha keşke o ‘bazı’ kelimesinin yerine o bakanlıkların listesini de koysaydı…

Evet, gazetenin başlığı gibi ‘cesur’ bir açıklamaydı bu ama!

“Bazı” deyince de cesurluğa gölge düştü…

Hem cesur hem değil oldu!

Niye çekindi anlayamadık…

Belli ki bu ülkede israf tüm hızıyla devam ediyor!

Hem de böyle çalkantılı bir dönemde…

Birileri tasarruf önlemlerinden bahsederken birileri devlet kaynaklarını yine götürüyor!

Daha da acısı;

Bunu yaparken sadece kendi bakanlığını değil tüm bakanları kullanıyor…

Onun içindir üzülmemek gerek!

Doğru neyse odur…

Sistemde bir çarpıklık varsa üzülmeyeceksin!

Aksine bunu engellemek için mücadele edeceksin…

Bir bakanlık harcaması bir başka bakanın gözüne batıyorsa gereken neyse o yapılır!

Bizde ise tam tersi oluyor…

Başka bir bakan yanlış kararlara üzülüyor ama o üzüldüğü artık neyse o kararların altına imzasını atıyor!

Ayşegül hanım belki daha yeni bir siyasetçidir, bazı konularda tecrübesizdir ama madem ki artık o da siyasetin tam göbeğindedir, madem ki iktidara bir çok sözler verilerek gelinmiştir, farkındalık yaratmak zorundadır…

Sistemdeki yanlışları görüp de eski sistemin çarkları arasında kalırsa neye yarar ki!

Bir karar ya doğrudur ya da yanlış…

Doğruysa alkışlanır yanlışsa da yanlıştır ve ona karşı çıkılır!

Üzülmek hiçbir şeyi değiştirmez ki…

Onun içindir;

Bakan Baybars’ın üzüntü duyduğu kararları önemsiyoruz ama üzüntüsüne de anlam veremiyoruz!

Bu gereksiz harcamaları kimlerin yaptığını açıklarsa işte o zaman bu devletin kötü gidişatına dur deme ihtimali ortaya çıkar…

Ama sessiz kalırsa da üzüntü hiçbir işe yaramaz!

Hadi bakalım Sayın Baybars, ver listeyi ki bu memlekette neler yanlış yapılıyor, devlet kaynakları nasıl heba ediliyor herkes bilsin…

Hükümet edenler de gereğini yapsın!

Burada sorumlu elbette ki sadece Ayşegül Baybars değildir…

Kendisi tam olarak yeterli olmasa da bir kapının açılmasını sağlamıştır!

Kabinede 1 Başbakan 10 da bakan var…

Hadi Baybars biraz yarım ağızla konuşmuştur!

Ya diğerleri?

Mesela Başbakan…

Ayşegül Baybars’ın gördüğü yanlışlıkları görememiş midir?

Yoksa görmemezlikten mi gelmiştir!

Peki diğer bakanlar?

Ayşegül hanımın araladığı kapıyı sonuna kadar açmaya onlarda mı sadece üzülüyor acaba!

Ya da birbirlerini koruma iç güdüsü mü var diye düşünmemek elde değildir…

Bugün bir bakanlık fazla harcama yapar göz yumarsınız, sonda sizin bakanlık harcamaları abartır ve bu kez destek olmak diğer bakanlara düşer!

Yok, bu işler böyle gitmez artık…

Ortada böyle gelmiş böyle gider yönünde tablo var!

Böyle gederse de gittiğimiz yolun nereye çıkacağı zaten şimdiden belli olmuştur…

Bilmem iyi anlatabildik mi konuyu!

Sabah turu…

Sabahın ilk saatleri ev halkı uykudayken biraz Lefkoşa’yı turlayıp biraz da alışveriş yaptım…

Trafik nerdeyse yoktu!

Birkaç yerli plaka sadece…

Ama onun en az 5 katı Rum plakası vızır vızır cirit atıyordu Lefkoşa sokaklarında!

Önce bir market önünde park yeri bulmakta zorlandım, Rum plakalı araçlar kuyruk oluşturmuştu market önünde…

Eli dolu poşetlerle çıkıyorlardı!

Hoşuma gitti doğrusu…

Sonra benzin istasyonu önleri!

Bir tek yerli araç yoktu…

Bütün Rum araçları akaryakıt sırasında!

Bu da hoşuma gitmedi desem yalan söylerim…

Son durak bir simitçi dükkanıydı!

Park yeri yine yok, 50 metre kadar uzağa park ettik…

Tek tük yerli plaka, yoğunluk Rum araçlarında!

İçeride başka bir kuyruk çünkü sıcak simitler birkaç dakika sonra çıkacak fırından…

Bekleyenler yine komşular!

Simitler çıktı, hele de bir Rum arkadaş elinde bir deste Türk parası ile ‘ne kadar Türk lira” dedi ya…

Be kez derecesiz keyif duydum!

Ticaret ve para böyle bir şey…

Ne dini var ne de imanı!

Sadece Merak İşte?

Hukukçular ne diyor?

Cumhuriyet Meclisi Eski Başkanı Sibel Siler ısrarla bastırıyor…

Cumhurbaşkanlığı için ayrılan örtülü ödenek yasal değildir diye!

Muhakkak ki bir bildiği vardır kesin konuşuyor…

O zaman soru hükümetin başında bulunan iki hukukçu Başbakan ve yardımcısına!

Cumhurbaşkanlığı için ödenen örtülü ödenek Anayasa’ya aykırı mı değil mi?

Çok da zor bir soru olmasa gerek değil mi?

Bilişim Yasası yoksa…

Sosyal medya artık tamamen kontrolden çıktı…

Yaşanan son olumsuz gelişmelere tepki koymak isteyenler açıyorlar telefonlarını canlı yayın yapıyorlar…

Devletin de hükümetin de ne anasını bırakıyorlar ne avradını!

Çünkü bilişim yasası hala geçmedi…

Ana avrat sövmek, hakaretler yağdırmak moda haline geldi!

Bu çirkinliği artık bir son verin…

Eylem biter mi?

Hayvan Üreticileri Birliği’nin eylemleri…

Bugünden itibaren yine devam edecek!

Naimoğluları daha şiddetli eylemler gelecek dedi…

Bu arada Başbakan, Başbakan Yardımcısı ve Tarım Bakanının açıklamalarına bakılırsa hayvancıya daha fazla taviz verilmeyecek!

Hatta artık bir takım teşviklerin kaldırılması bile gündeme gelebilir…

Peki sonuç ne olacak?

Daha vahim olaylar yaşanırsa bunun hesabını kim verecek?

9 Bin TL mi dediniz?

Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Zorlu Töre’nin bir aylık akaryakıt faturasının 9 Bin TL olduğu iddia ediliyor…

İnanalım mı yoksa inanmayalım mı ikide kaldık doğrusu!

Zira ayda 9 bin TL rakamı epey büyük ve bu da günde 300 TL eder…

Bir depo akaryakıt parası yani!

Bu kadar yakıt araç 24 saat çalışsa yakılır mı onun hesabını yapar hale geldik…

En doğrusunu elbette ki Zorlu Töre açıklayacaktır muhakkak ki!

MESAJ KUTUSU

Sayın Mustafa AKINCI, toplum olarak artık hemen herkes gözlerini sisin örtülü ödeneği çevirmiş durumda. Bir de şimdi Anayasa’ya uygun olup olma tartışılmaya başlandı ya diyoruz artık verin şu örtülüyü de siz de kurtulun sizinle uğraşanlar da…

Sayın Ayşegül BAYBARS, güzel bir cesaret örneği gösterip bazı bakanlıkların harcama kararlarına olan üzüntünüzü belirttiniz de bu işin devamını getiremediniz. Bir çekinceniz varsa kulağımıza fısıldayın gerisini de bize bırakın olur mu?

Sayın Akile BÜKE, devletin aracını kullandığınızı eleştirdikten sonra fena halde kızdığınız iddia ediliyor. Yani böyle bir gerekçe bu ülkede yaşanmaz diye sitem etmeyi gerektirir miydi? Ha keşke öncelik olarak YÖDAK’ın kümese benzeyen binasını yenileme çabası olsaydı!

Sayın Tufan ERHÜRMAN, biber gazı ve tutuklanma iddiaları konusunda yapılan eleştiriler karşısında yaptığınız girişimler sizi bir anda kahraman haline getirdi. Bu gelişmeyi umarız iyi kullanır ve faydalanmayı bilirsiniz.

Sayın Erkut ŞAHALİ, biz de sizi usta bir siyasetçi olarak görürdük ama tarım ve hayvancılıktan anlamadığınızı ifşa edince vatandaş da orada ne işin var o zaman diye sormaz mı? Açıklama yapmadan bir değil çok kez düşünün deriz…

Sayın Serdar DENKTAŞ, Bakan Baybars bazı bakanlıkların harcamalarındaki fazlalıkları gündeme getirince şimdi bütün bakanlıklar zan altında kalmış oldu. Bu bakanlıkların listesini bari siz açıklayın da yaşının yanında kuru da yanmasın!

Sayın Kudret ÖZERSAY, belki de iyice dibe vurup sonra ayağa kalkma açıklaması belki en doğru olanı ama nedense işte bir türlü millet o dibi göremedi. Bu arada pek yakında teşviklerin de tamamen kalkacağı iddiaları yapılıyor doğru mu?

Sayın Biray HAMZAOĞULLARI, bir bölge vekili ile pek yakında mahkemelik olacağınız iddiaları yayılmaya başladı. Yani bölge insanı da böyle birbirine düşerse bölge insanının dertlerini tasarını kim düzene koyacak!

Sayın Cemal ÖZYİĞİT, bu ülkede bir ilk yaşanıyor ve artık hangi öğrencinin hangi okula kayıt yaptıracağına bakanlık karar veriyor. Bu arada din derslerinin akıbeti konusunda kamuoyuna bir açıklama yapmayı düşünür müydünüz? Seçmeli kalktı diye duyduk biz!

Sayın Halil HIZAL, TDP Lefkoşa İlçe Başkanlığınız hayırlı ve uğurlu olsun. Belki de yeni bir soluk olarak partinin yeniden yapılanmasında baş rol oynamasına gerçekten çok ihtiyaç vardır değil mi? Gazanız mübarek olsun artık…

Sayın Birikim ÖZGÜR, yaptığınız radikal açıklamalarla gerçeklere parmak basarken parti içinde bazılarının sizi artık tamamen istenmez adam olarak ilan ettiklerini biliyor muydunuz? Bakalım kovula kovula hangi köyde bitecek bu macera!

Sayın Ömer ARABACIOĞLU, bin anlık kızgınlıkla takımı bırakmanız bölge halkını derecesiz mutsuz etti. En azından bir geçiş dönemine kadar göreve geri dönmenizi isteyen mesajlarınız geliyor bir kez daha düşünün deriz…

Sayın Tolga ATAKAN, Lefkoşa-Girne yolunun yapımı konusunda çeşitli söylentiler yapılmaya başlandı. Hatta ilgili şirketin batıp kaçtığını söyleyenler bile var, kamuoyunu bir aydınlatıverin lütfen…

Sayın Muslu AKGÜNEY, yeni bir sektöre de el atarak hizmet sektöründe hayli başarılı işlere imza attığınız konuşuluyor. Bu vatandaş her şeyden kısıtlama yapar ama boğazından asla yapmaz değil mi? Hayırlı işler bol kazançlar dileriz… 

Sayın Akın AKTUNÇ, yani tavlada çok da fena değilsiniz ama işte bazıları da karşısında çok konuşan ve atıp tutan olunca dayanamayıp eze eze yenmek zorunda kalıyor. Rövanşa çok iyi hazırlanın deriz zira rakip fazlasıyla güçlü tamam mı?