Öfke ve nefret hız kesmeden devam ediyor…
Bakan Arıklı görevinden alınsa da toplumun gazı yeteri kadar alınmadı!
Konu cadı avına döndü…
Yeni görevden alınmalar bekleniyor!
Hükümet top yekün istifa etse de ölenler geri gelmeyecek ama inancımız odur ki hükümetin giderayak olsa da başka sorumlulukları da var…
Zira başka felaketler de kapıda ve geliyorum diyor!
Hem de gümbür gümbür…
Kendini göstererek!
…
Mağusa’daki Deniz Yıldızı apartmanları…
Binalarda yüzlerce kişi yaşıyor!
Kimi yaşarken kimi de daireleri günlük ya da haftalık kiraya veriyor…
Yeni sözleşme yapılmamasına rağmen hayat bu binalarda devam ediyor!
Oysa ortada deprem riski olduğuna dair uzman raporları var…
Diyor ki raporlarda;
Bu binalar güvenli değildir, deprem riski büyüktür…
Olası bir orta şiddetli depremde bile yıkılma ihtimali yüksektir!
Ortada ciddi bir uyarı vardır ama uyan yok uygulayan da yok…
…
Binaların bağlı olduğu Vakıflar İdaresi sözleşmeleri uzatmayarak doğru bir karar üretti…
İşte daha birkaç gün içinde yapılan açıklaması;
Kamuoyuna ve tüm yetkililere acil çağrı…
“Bir facia daha yaşanmasın. Hiçbir anne, hiçbir baba ağlamasın.
Ülkemiz, insanımız bir kez daha facia haberleriyle zor günlerden geçiyor.
Şampiyon Meleklerimizin acısı hâlâ yüreğimizdeyken, ardından gelen acı haberler bize çok ağır bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: İnsan hayatı söz konusu olduğunda “bir şey olmaz” deme lüksümüz yok.
Deniz Yıldızı için uzmanlar tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda ciddi bir tehlikeden söz edilmektedir. Olası bir yıkımın çok sayıda can kaybına yol açabileceği yönündeki uyarılar ortadayken, artık beklemek kabul edilemez.
Yarın bir facia yaşanırsa “Neden önlem alınmadı?”, “Neden zamanında tahliye edilmedi?”, “Neden göz göre göre insanların hayatı riske atıldı?” diye sormak istemiyoruz.
Çünkü tehlike bugün bilinmektedir.
Vakıflar İdaresi tarafından gerekli duyurular defalarca yapılmış, bina önüne girilmez uyarısı konulmuş ve ilgili belediye göreve çağrılmıştır.
Uyarı yapılmıştır. Risk ortaya konmuştur. Tehlike bilinmektedir.
Şimdi yapılması gereken bellidir.
Deniz Yıldızı binasının tamamı derhal tahliye edilmelidir.
Bir kez daha ambulans sirenleri duymak istemiyoruz.
Bir kez daha enkaz başında annelerin, babaların, çocukların feryatlarını duymak istemiyoruz.
Bir kez daha “Keşke zamanında önlem alınsaydı” demek istemiyoruz.
Facialardan sonra yas tutmak değil, facialar yaşanmadan önce önlem almak zorundayız.
Hiçbir bürokratik süreç, hiçbir yetki tartışması, hiçbir gecikme bir insanın hayatından daha önemli değildir.
Bugün harekete geçilmez ve yarın geri dönüşü olmayan bir acı yaşanırsa, artık hiç kimse “Bilmiyorduk” diyemez.
Tüm yetkilileri göreve çağırıyoruz.
Deniz Yıldızı derhal ve tamamen tahliye edilsin.
Bir facia daha yaşanmasın.
Bir ocak daha sönmesin.
Hiçbir anne, hiçbir baba ağlamasın.
Deniz Yıldızı facia olmasın.
Kamuoyuna ve tüm yetkililere aciliyetle duyurulur…”
…
6 Şubat’ta yaşanan depremi unutmuş değiliz…
Onlarca çocuk ve insanımızı kaybettik!
Belki çoğunluk unuttu ama evlatlarını kaybedenler ömür boyu unutmayacak…
Bir de unutmaması gereken devlet erkanı var!
Hani şu anda Girne limanında zaman geçirenler…
İsias faciası mahkemelerini izlemeyi adet haline getirenler!
Yeni facialar kapıdadır…
İhmaller ve denetimsizlik zinciri de devam etmektedir!
Ortada uzman görüşleri varken halen niye işi ciddiye almıyorlar, gerekeni yapmıyorlar anlayamıyoruz…
…
MESAJ KUTUSU
Sayın Ünal ÜSTEL, gemi faciasında yakınlarını kaybeden aileler en azından bir süreliğine ülkeye giriş çıkışlarda süre muafiyetinden ayrı tutulmalarını isteyen ricalarda bulunmaya başladılar. Konunun hassasiyeti nedeniyle ilgili makamlara talimat verip gereğinin yerine getirilmesi bekleniyor haberiniz olsun istedik…,
…
Sayın Süleyman ULUÇAY, ciddi deprem riski bulunan apartmanlarda şebeke suyunu kestiniz ama anladığımız kadarıyla çok da işe yaramadı. Konuyla ilgili derin bir sessizliğe gömüldüğünüzü de hayretle izliyoruz. Belediye yetkilerinizi kullanmadığınız ve gerekli tahliye işlemlerini başlatmadığınız taktirde olası felaketlerin sorumluları arasında yer alacaksınız!
…
Sayın Dursun OĞUZ, İçişleri Bakanı olarak seçim bölgenizde olan Deniz Yıldızı apartmanlarına en son ne zaman gittiniz hatırlıyor musunuz? Ciddi deprem riski olduğu belirlenen bu binalarda olası bir felaket yaşanırsa sorumlular listesinde sizin de isminiz bulunacaktır, hassasiyet gösterip tahliye işlemlerini geciktirmeden başlatmak için talimat verirsiniz…
…
Sayın Cafer GÜRCAFER, Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği Başkanı olarak yaşanan gemi faciasından sonra Başbakanlık binası ve Deniz Yıldızı apartmanları gibi tüm binalarda uyarı yapıp sonra hükümet nezdinde baskı yapmak sizin ve birliğinizin de sorumlulukları arasında bulunmaktadır. Artık yaz uykusundan kalkıp sesinizi yükseltmeye ne dersiniz?
…
Sayın Erhan ARIKLI, erken seçim konusunda aylardır çok istekli bir genel başkan olarak mecliste nisabın sağlanması için desteğinize gerek duyulduğunu biliyor muydunuz? Parti yetkili kurullarından karar çıkartıp destek verir misiniz bilemeyiz ama eğer siz bunu yapmazsanız hükümet muhalefetin kucağına düşecek gibi görülüyor…
…
Sayın Kürşad HÜDAVERDİOĞLU, yaşanan felaketler zincirinden sonra Ercan’daki eksikler konusunda yaptığınız uyarı ve açıklama ve uyarılar kamuoyunda memnuniyetle karşılandı. Umarız devlet erkanı ve sorumlular bunları dikkate alır ve gereğini yerine getirirler. Peşini bırakmayınız lütfen…
…
Sayın Ünal AYDOĞAN, Lord Palas Oteli direktörü ve sahibi olarak Girne limanında bekleyen acılı ailelere yiyecek içecek dahil her konudaki desteğiniz hem aileler hem de kamuoyu tarafından memnuniyetle karşılanıyor. İnsani bir görevi yerine getiriyorsunuz, hem size hem de diğer işletmelere hassasiyetinizden ötürü teşekkür ederiz…
…
Sayın Özdemir BEROVA, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı görevini şimdilik siz vekaleten sürdüreceksiniz ama süre konusunda şimdilik bir belirsizlik hakim. Bu görevinizin seçimlere kadar uzama ihtimalinin de olduğu yönünde ihtimaller olduğu konuşuluyor, şimdiden hazırlıklı olmanızda yarar görüyoruz…