UBP’de Vatikan Modeli
UBP’nin yeni genel başkanın kim olacağını yine herkesten önce bizim sayfayı okuyanlar öğrendi. Bizi takip edenler için bu bir alışkanlık olabilir belki ama başkaları için belli ki sürpriz olmuş.
Dünkü PM toplantısında erken bir zamanda kurultaya gidilmesi için “bazı” önemli isimler bir önceki geceden itibaren etkili bir şekilde PM üyelerini ve milletvekillerini arayıp son noktanın konması için yoğun bir uğraş verildi.
Tüm bunların neticesinde dün Vatikan modeli yeni UBP Genel başkanı belirlendi. Hatırlayacağınız üzere Vatikan’da yeni Papa’nın kim olacağı da benzer bir uygulama ile belirlenmişti. PM devam ederken 14 milletvekili bir odaya alındı ve “içerden antlaşma yapmadan çıkmayın” denildi.
İçerde yapılan oylama da ise ilk turda;
Hüseyin Özgürgün: 6 oy
Nazım Çavuşoğlu: 5 oy
Sunat Atun: 3 oy aldı.
İkinci tura geçildiğinde Sunat Atun yarıştan Hüseyin Özgürgün lehine çekildi. İkinci tur oylama sonucunda Özgürgün 9 Çavuşoğlu 5 oydakaldı. Böylece 25 Ağustos Pazar günü yapılacak olağanüstü kurultay için UBP milletvekilleri uzlaşıyı sağlamış oldular.
2006 yılı Şubat Ayında Dr. Derviş Eroğlu’ndan genel başkanlık koltuğunu devir alan Özgürgün 10 ay süre ile genel başkanlık görevini yürütmüş ve 10 ayın sonrasında UBP’deki bölünme (ÖRP süreci) nedeni ile genel başkanlık görevini Tahsin Ertuğruloğlu’na bırakmıştı. O günlerde Hüseyin Özgürgün’ün partide genel sekreterliğini yürüten Turgay Avcı ve genel sekreter yardımcısı Enver Öztürk UBP’den ayrılmış ve ÖRP’yi kurmuştu. Şimdi 7 yıl sonra Özgürgün bir kez daha genel başkan koltuğuna oturmak üzere.
Ötüken neden istifa etti?
Siyaset baş döndürücü hızlı ise seyrederken dün akşamüstü sürpriz bir istifa haberi geldi Saray’dan. Cumhurbaşkanlığı özel kalem müdürü Göktürk Ötüken, twitter hesabından istifasını duyurdu.
Bir taraftan partilerin koalisyon görüşmeleri diğer taraftan UBP’de başkanlık sorunu falan derken birden gelen istifa haberi herkesi sarstı. Aslında bir önce ki gün Saray’a giden siyasi partilerin temsilcileri durumu çakmışlardı. Çünkü onları kapıda özel kalem yerine başka görevliler karşıladı. Normalde Saray’a gelen ziyaretçileri karşılamak özel kalem müdürünün görevi.
Ötüken istifasını duyururken şu ifadeleri kullanması ise işin özeti gibi…
“zamanı artık geldiğine inanarak bu açıklamayı yapıyorum. İstifam ilkesel bir duruştur. Cumhurbaşkanlığı özel kalem müdürlüğü gibi onurlu bir görevden istifa edebilecek bir noktaya gelebilmişsem, bunun nedenlerinin iyi araştırılması gerekiyor. Almış olduğum siyasi terbiye, yetkilerimi kullanamadığım, sorumluluklarımı yerine getiremedim bir görevi iade etmeyi gerektirir”
Yani giderayak Ötüken “Saray’da birileri bana iş yaptırmadı” demeye getiriyor olayı ve bunların kim olduğunun da iyi araştırılması gerektiğini söylüyor.
Biz araştırdık sevgili Göktürk, sen rahat ol ve dinlen şimdi. Bize düşmediği için bizim buradan yazmamız doğru değil. Günü ve zamanı geldiğinde sen veya başkası açıklar artık….
UBP’nin paraları nereye gitti?
Dünkü PM’de kritik bir gündem daha vardı. O’da partinin mali durumu. UBP son seçimde 3.5 milyon lira harcamış. Bu paranın büyük bir kısmı medyaya reklam olarak gittiği söyleniyor. Ufak bir araştırma yaptım, sanıldığının çok altında bir para ödenmiş medyaya. Birileri “aslan payını almış” Ama hesaplar başka söylüyor. Başta mali sayman Nazım Çavuşoğlu olmak üzere kurulacak bir heyetin bu işi araştırması gerekiyor. Nereye gitti bu para? Bu konunun takipçisi olacağımızı şimdiden ilan etmekte fayda var.
Mehmet Ali TALAT:Hem ben Eroğlu gibi parti işlere karışmadım diyorsunuz hem de ortaya çıkan bantta CTP’ye karışacağım artık diyorsunuz. Bir karar verseniz.
Özkan YORGANCIOĞLU:Önceki gün Lefkoşa ‘dak bir otelde çok önemli birisi ile birlikte yemek yemişsiniz. Yemeğin konusu hakkında bir açıklamanız olacak mı?
Göktürk ÖTÜKEN:Hem istifa ettiniz hem ortaya bir iddia attınız hem de gün boyu telefonları kapattınız.
Nazım ÇAVUŞOĞLU:UBP’nin saymanı olarak son seçimde kimlere ne kadar para dağıtıldı? Elinizde bir liste var mı? Bu konuda bir açıklama yapmanız bekleniyor.
Doğuş DERYA:Parti disipline uymadığınızdan ötürü uyarı cezası gelebilir. Bu acemiliği gençliğinize vermiş bazı büyükleriniz.
Serhat İNCİRLİ:İkinci Cumhurbaşkanı Talat, dün Digomadan size konuk gelmiş. Biz siz Talat’ı terletir diye düşünürken Talat sizi epey terletmiş programda.
Ümit ÖZKIRAN: Hükümet kurulmadı ama şimdiden bazı yerlerden önemli teklifler gelmeye başlamış bile. Hadi hayırlısı
Asım AKANSOY:HAK yani Helva Araştırma Komisyonu raporunu kamuoyu ile paylaşmayı düşünüyor musunuz? İşler biraz daha kontrolden çıkacak gibi gözüküyor, bizden söylemesi.
Sibel TATAR:Yeni yayın dönemi için Kanal T’ye çok büyük ve modern bir stüdyo yapmak için start vermişsiniz. Merakla bekliyoruz yeni stüdyonuzu.
Oğuz KÖSE:Sizin için ibre bir kez daha Büyükkonuk Belediye Başkanlığına döndü. Çok yakında karar size tebliğ edilirse hiç şaşırmayın.
Kartal HARMAN:Çok eski ve yakın bir dostunuz çok ama çok önemli bir yere gelmiş. Ve bu süreçte en büyük desteği yine sisten bekliyormuş. Hadi hayırlısı…
Efsun SALEL:Dün akşam evlilik yıldönümünüz için eşiniz büyük bir sürpriz hazırlamış. Nice birlikte güzel senelere diyoruz bizde.
Mehmet ÖZÇELİK: Vatikan modelini PM’de sizin önerdiğiniz konuşuluyor. Çok yerinde bir öneri olmuş.
Erkan EĞMEZ:Başbakan Siber açıkladı, artık Akıncılara gitmek daha kolay hale gelecekmiş. Bu konuda Başbakan’a bir teşekkür düşünüyor musunuz?
Çilem ESENYEL: Güzelyurt Kurtuluş lisesine atanmışsınız. Hayırlı ve uğurlu olsun. İnsanın okuduğu okula öğretmen olarak dönmesi nasıl bir duygu?
Barış TİLKİ:Dün ardı ardına pasta üflemişsiniz. Gün boyunca pastasını alan size koşmuş. Bir kez daha hayırlı yaşlar diliyoruz.
GÜNÜN SÖZÜ
“İstifamı henüz yazılı vermedim, sözlü olarak verdim. Kurultay’da da aday olmayacağım”
Genel Başkan İrsen Küçük
BİZİM TEMEL
Zencinin biri Türkiye'ye gelecekmiş. Gelmek üzere yola çıktığında pasaportunu kaybettiğini anlamış. Üzgün üzgün yürürken yerde bir pasaport bulmuş. Üzerinde Leonardo DiCaprio yazıyormuş. Çaktırmadan pasaportu atmış cebine düşmüş yola. Kapıkule'ye geldiğinde gümrük memurları Temel ve Dursun zenciye pasaport sormuşlar. Zenci yerde bulduğu pasaportu Temel'e vermiş. Temel uzun uzun pasaporta bakmış. Sonra zenciye bakmış,dönüp Dursun'a sormuş:
- Ula Dursun, TitanicBattimiydii, Yandimiydii....