UBP ve CTP’de değişim



KKTC siyaset tarihi bir “deja vu” ile, yeniden yaşanmışlıkla ilerliyor. Zamanında UBP’den ayrılarak DP’yi kuranların ardından UBP’deki şimdiki muhalif kanadın da partiden ayrılarak yeni bir parti kurmak için hazırlıklara başlayabileceği belirtiliyor.

İrsen Küçük partideki muhaliflerle yönetimi paylaşmama ısrarını korursa, süreç UBP’deki muhalifleri ister istemez zaten bir yol ayrımına götürecek. Bu durumda UBP’deki muhalif grubun önünde iki seçenek beliriyor: Ya parti içinde kalarak, siyasetten silinecekler ya da UBP’den ayrılarak yeni bir siyasal yolculuğa çıkacaklar.

Gelişmeler 1992 yılı başında DP’yi doğuran koşullarla neredeyse bire bir benzeşiyor. O dönemde de partide kendilerine yer bulamayan, dışlanan grup DP’yi oluşturan çekirdek işlevi görmüştü.

Kitleselliği sağlayacak yeni bir parti kurmak, çoğu kez ancak teşkilatlanmış bir partiden kopma yoluyla gerçekleşebiliyor. Ancak Ahmet Kaşif’in ve ekibinin sürekli yalpalayarak tutarlı bir politik tavır geliştirememesi muhalif kanat için ciddi bir dezavantaja dönüşmüştür. UBP’deki muhalif grubun kurması muhtemel partinin başarısı, yeni partinin içine UBP dışından katacağı, toplum nezdinde saygınlığını koruyabilmiş yeni siyasetçilere bağlı. Yoksa bu haliyle UBP’den koparak kurulacak yeni bir partinin başarı sağlama olasılığı düşük. UBP’deki muhaliflerin sürekli politik zikzaklar çizmesi parti kurmaları durumunda en büyük dertlerinin iktidara gelip nemalanmak olduğu imajını kuvvetlendirmiştir.

Toplumun UBP’den ve kuşkusuz CTP’den de beklediği değişimi göğüsleyecek, tutarlı, değişimin taşıyıcısı olma vasfına sahip siyasetçilerin parti yönetimlerine gelmesidir. Ahmet Kaşif ve ekibi UBP Kurultayı sonrasında sergiledikleri tutumla yenilikçi olduklarını ispat etmek bir yana, statükocu olduklarını kanıtlamışlardır. UBP’den ayrılarak yeni bir parti kurmaları durumunda çizilen bu imajın değişmesi, partinin UBP dışındaki yeni siyasetçileri kucaklamasıyla belki mümkün olabilir.

Benzeri bir yol ayrımı CTP içinde de gerçekleşecek gibi görünüyor. CTP Mağusa İlçe Kongresi’nde İlçe Başkanlığı için yarışacak adaylar Erkut Şahali ve Ali Gulle arasında geçecek seçim süreci CTP’deki gidişatın ne yöne evrileceğini belirleyecek. Seçimi Erkut Şahali’nin kazanması durumunda Soyer’in parti genel başkanlığına aday olma ihtimali oldukça azalacak. Bu da kimilerine göre CTP içinde siyasete ısınan yeni ve değişim isteyen simaların önünü açacak.

Ülkenin iki büyük partisinde yaşananlar parti tabanlarının ve toplumun siyasette değişim istediğine dair güçlü işaretler veriyor. Değişim konusunda samimi kaygılar besleyenler, siyasi tavır ve ilkeleri ile bunu ortaya koydukça kazanacak, yalpaladıkça kaybedecekler.