UBP kurultayı zor da olsa İrsen Bey lehine sonuçlanmıştı. Bu süreci yaşarken parti içerisindeki tuzakçılar çeşitli entrikalar yaparak başbakan İrsen Küçük’ün kaybetmesi için hesap yapıyorlardı. Büyük bir mücadele örneği gösteren parti içi hesaplaşma Türkiye Cumhuriyeti’nin de desteğine rağmen İrsen Küçük sadece 7 oy farkla kazanmıştı. Parti içindeki hesaplaşmalar esas bundan sonra başlaması lazımdı, ancak Lefkoşa Türk Belediyesi seçimleri araya girdiği için, şimdilik ertelendi.
Köklü bir parti olan UBP, bu süreçte hayatında görmediği kadar entrikalarla yüzleşti. Bazı bakanlar ve milletvekilleri sırf İrsen Bey kaybetsin diye öyle ikili oynadılar ki, akla hesaba gelmeyecek manevralar yapıldı. Bu süreç her şeye rağmen UBP içerisindeki güç dengesinde halen daha Sayın Cumhurbaşkanının ne kadar güçlü olduğunu göstermiştir. Hiç kimsenin tahmin edemediği bu güç dengesinden dolayı da İrsen Bey’in hesaplarının birçoğu ertelenmiştir.
İşte Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanlığı seçimi de bu sürecin nasıl işleyeceğini gösterecek. UBP adayı Sayın Hasan Sertoğlu’nun bu seçimdeki kazanma şansı, hükümet imkanlarıyla da olsa, çok zordur. Nedenine gelince; içişleri ve yerel yönetimler bakanı, seçime on gün kala Hong Kong’da gezerse ve kendi bölgesi olmadığı için Lefkoşa’da çalışmazsa, elbette bunu gören milletvekilleri de bu seçime yeterince asılmayacaklardır.
İki ihtimal üzerinde durulmasında fayda vardır; birinci ihtimal belediye seçiminde UBP adayı kaybederse, İrsen Bey’in muhalifleri parti içerisindeki duruşlarını daha da güçlendireceklerdir. Bu yüzden köklü UBP’liler DP adayı Arabacıoğlu’na doğru bir yönlenme göstereceklerdir. İkinci ihtimal; UBP adayı bu seçimi kazanırsa, İrsen parti içindeki muhaliflerde İrsen Bey’e doğru bir kayma olacaktır.
Lefoşa’da bazı bakanların ve milletvekillerinin bu belediye başkanlığı seçimlerini hafife almalarının nedeni, bir sonraki kurultay için hesap yapmalarıdır. Gerçekten özverili ve yürekten çalışan ve Lefkoşa’yı karış karış dolaşan bakanlar ve milletvekilleri de var. Örneğin Şerife Ünverdi bütün enerjisi ve iyi niyetiyle çalışıyor. Milletvekillerinden Zorlu Töre ve Hasan Taçoy’da taktire şayan bir özveriyle çalışma yapıyorlar. Peki dışişleri bakanı Sayın Hüseyin Özgürgün, bu hummalı çalışmalar gerçekleşirken, yurtdışında ne arıyor?
Bir başka ilginç olay ise, Ekonomi ve Enerji Bakanı Sayın Atun’un Lefkoşa ile hiç alakası olmayan bazı iş adamlarıyla kredi pazarlıklarına oturmasıdır. Bu krediyi Girneli bir iş adamına çıkartmak için, bankanın yönetim kurulundan birine baskı yapması ise olayı daha da ilginçleştiriyor. Yani anlaşılacağı üzere, bu seçim İrsen Bey için çok önemli, fakat UBP içerisindeki bazı bakan ve milletvekilleri için aynı önemi taşımamaktadır. Amaç İrsen Bey’in başbakan olarak ayağının altına sabun sürmektir. Öyle veya böyle, UBP bu seçimi bir şekilde atlatacak ve İrsen Bey de kendi kabinesini köklü olarak değiştirecektir.
Bu seçim kaybedildiğinde, İrsen Bey kaybetmiş gibi gösterilecektir ve esasında makam alan birçok kişinin partiye değil de, kişiye hizmet ettiği ortaya çıkacaktır. Birçok mevkide oturan müdür ve müsteşarlar çalışma ahengini bozmakta ve vatandaşa kötü davranmaktadır. Yine amaç hükümeti, yani İrsen Bey’i kötü göstermektir.
Devlete hizmet vermek önkoşul olmaktan çıkmış, mevki ve makamlarını kullanarak ceplerini doldurmak ön plana çıkmıştır. Böyle bir ortamda bir vizyon ortaya koymak çok zordur, plan ve projelerin yerine getirilmesi de yine bu yüzden zorlaşmaktadır.
Peki İrsen Bey ne zaman oyunun bittiğini söyleyecek? Bunu seçimden sonra hep beraber göreceğiz. Hükümet olarak bu seçimi UBP kazanırsa, birçok dengeler altüst olacak ve belki de büyük UBP projesinin gerçekleştirilmesi için yeni bir sayfa açılacak. Bunun için zamana ihtiyaç var, birlik ve beraberliğe ihtiyaç var; bireysel hırs ve menfaatleri bir tarafa bırakıp, halka hak ettiği hizmet vermek, birincil hedef olmalıdır.
Lefkoşalı hizmet beklerken, birilerinin ince hesaplarına kurban gitmemelidir.