Toplu tecavüz
Kulakları duymayan insanlar bir enstrümanın yaydığı titreşimleri, müzik aletine elleriyle dokunarak algılamayı öğrenebiliyor ve titreşimlerin dilini okuyarak müziği hissedebiliyorlar. Müzik aletlerinin yaydığı titreşimi hisseden sağırların erken yaşlardan itibaren eğitildikleri takdirde, bir orkestrada, beraber müzik yapabilecekleri düşünülüyor. Norveç’te sağır çocuklar için bu yönde bir çalışma başlatılmış bile...
Sağırların orkestra eşliğinde müzik yapabilecekleri Norveç’ten bizim küçük adamıza döndüğümüzde ise kulakları duyan insanlar olarak uyumlu bir orkestra yaratmaktan aciz olduğumuzu görüyoruz. Duymayanlar titreşimle müziği algılayabilirken bizler akortsuz bir piyano misali, telleri gevşemiş tuşlara bastıkça uyumsuz sesler çıkarıyoruz bu ülkede.
Size dünyadan başka bir haber daha vereyim: Hindistan’ın göbeğinde, başkent Yeni Delhi’de, bindiği otobüste 1 saat boyunca bir grup erkeğin toplu tecavüzüne uğrayan ve demir çubuklarla dövüldükten sonra hareket halindeki otobüsten atılan tıp öğrencisi genç kadın, geçirdiği üç ameliyata karşın hala yaşam mücadelesi veriyor. Toplu tecavüz, dövülme ve otobüsten fırlatılma sonunda kalp krizi geçiren, beyninde ağır hasar oluşan kadının, akciğer ve midesindeki enfeksiyonla hayatta kalma şansının azaldığı belirtiliyor.
Norveç’te sağır çocuklar müzik yapmayı öğrenirken Hindistan’da 23 yaşındaki genç bir kadın toplu tecavüze uğruyor ve ölüm döşeğinde yatıyor. Alın size dünyadan, El-Cezire’den iki haber...
Toplum olarak sürekli toplu tecavüze uğradığımız ve sokaklarımız şiddete bulandığı için Hintli kızın yaşadığı korkunç travmayı en iyi anlayacak toplumlardan biriyiz. Gerçi tecavüz mağdurlarımızın küçümsenmeyecek bir kısmı tecavüze uğradığını inkar eder ve iç dünyasında yaşadığı travmaya katlanmaya çalışır bilirsiniz...
Hal böyleyken nasıl sağır çocuklar kadar bile olamıyor; üflemeli, vurmalı, telli ya da yaylı çalgılarla ayrı yapıtlar çalmaya kalkışarak dayanılması zor bir ses kirliliği yaratıyoruz, anlamak güç...
Tecavüze uğradığınızı kabul edemezseniz bir türlü, üstelik sağırdan beter bir haldeyseniz, toplumsal muhalefetinizin iktidar hırsıyla parçalara bölünmesini gayet doğal karşılayabilirsiniz. Nasıl olsa inkar iliklerinize işlemiş, kulaklarınızın da çok iyi duyduğunu sanıyorsunuz...
Bakmayın siz yurtsever partilerimizin muhalefetteyken attığı naralara... İktidara gelince kuzu kesilenlerin, muhalefete düşer düşmez toplu tecavüzü anımsamalarından daha büyük bir inkar mı olur? İktidara gelmek için halen yanıp tutuşabiliyor, dağınık orkestraları ile kendi bildikleri gibi çalıp söyleyebiliyor ya, pes doğrusu!
Sol partiler iktidar partisinin açıklarına sığınırak kendilerini temizleyebileceklerine inanıyorlarsa hala, aldıkları yenilgilerden hiç ders çıkaramadıklarındandır. UBP’nin hatalarını deşifre ederek sadece bir adım, öz eleştiri yaparak büyük bir adım atmış olurlardı ama yaydığımız titreşimleri bile hissedemeyenlere ulaşmak ne mümkün!
Sırf bu yüzden mevcut tüm siyasal partilere belirli bir mesafeden bakabilen, partilerle organik ilişki kurmaktan itinayla kaçınan bağımsız insanların ortaya çıkmasına ve düşüncelerini dile getirmesine çok ihtiyacımız var.