ŞÜKRAN

Tufan Erhürman, hükümetin sınıfta kaldığını söyleyerek rakibi olan iki adayın bu işi yapamayacaklarını, aynalarının da hükümet olduğunu ifade ediyor.

Kudret Özersay, Maraş'a vurgu yaparak Cumhurbaşkanlığının tek tutunabileceği mesele olarak kalan Maraş meselesi ile en iyi şekilde ilgileneceğini ifade ediyor. Beni bunun için seçmelisiniz diyor.

Ersin Tatar ekonomik önlemler ve projeler ile ilgili çalışmaların başarılı bir şekilde devam ettiğini, bu nedenle her işin üstesinden gelebileceğini, hükümetin başındaki kişi olarak organize ve sorumluluklarını başarılı bir şekilde yerine getirdiğini, haliyle sarayı da layığıyla çekip çevirebileceğini söylüyor. "Bunun için beni seçmelisiniz" diyor.

Serdar Denktaş tam da vazgeçmek üzere iken hükümetin aldığına inandığı tepkilerden kendisine oy kaçabileceğini düşünerek cumhurbaşkanlığı adaylığına yarım kaldığı yerden devam etme kararı alıyor. "Gördüğünüz yapamadılar. Ben gelirsem yaparım “diyor.

Akıncı hali hazırda sürdürüyor olduğu görevi ile ilgili olarak, çıkan anket sonuçlarından aldığı kuvvetle de oylarına ve seçmenlerine güveniyor. Güler yüzlü mutlu portrelerle sosyal medyadan seçmenlerine mesajlar veriyor.

***

Dün aniden Ersin Tatar, Erhan Arıklı, ve Serdar Denktaş üçlüsü Ankara'ya çağrılmışlar. Son derece manidar bir üçlü!

Mesele cumhurbaşkanlığı seçimleri de olabilir hükümet de…

Eğer cumhurbaşkanlığı seçimleri ise üçlünün bir arada gitmesi enteresan. Akıllara gelen soru ikinci tur için bir güç birliği önerisi hususunda bir araya getirme çabası mıdır acaba? Bilirsiniz bu türden telkinler Kıbrıs Türk siyasal yaşamı için şaşırtıcı işler değil.

Lakin bu bir hükümet görüşmesi de olabilir. Daha doğrusu bir hükümet için ön görüşme…

Şöyle ki, her ne kadar cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde bir koalisyon değişikliği beklenmiyor olsada şunun şurasında üç aydan daha kısa bir süre kalmış olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından yeni bir koalisyonla siyasal yaşama devam edilmesi beklenen bir süreç olacaktır. Eğer olağanüstü bir erken genel seçim söz konusu olmazsa…

Seçmenin meclise girmesine müsaade ettiği yeni bir partiyi denedik olmadı, şimdi de diğer yeniyi deneyelim bakalım ne olacak?

Böylece Kıbrıs Türk siyasal geleneğinin Kıbrıs'ın kuzeyinde yaşamını sürdürmekte olan Türkiye Cumhuriyeti kökenli yurttaşların ayrımcılığa uğradıklarını bu nedenle bu ayrımcılığın ortadan kaldırılmasıyla ilgili gerekli çalışmaları layıkıyla yerine getirme sözü vererek ve misyonlarından en önemlisinin bu olduğunu çeşitli seferlerde vurgulayan Erhan Arıklı'nın ne yapacağı ve nasıl yapacağını takip etme şansı bulmuş olacağız. Ayrıca Halkın Partisi'nin de muhalefetteki performansını gözlemleme şansı yakalamış olacağız.

Serdar Denktaş bu iki parti ile birlikte koalisyon kurar mı?

Kurulan koalisyon geçmişte ciddi anlamda yıpranmış ilişkilere yol açan çeşitli siyasi etkinliklerle ilgili tabanlardan nasıl tepki toplar?

Bu siyasal partilerin içerisinde ne türden tartışmalara ve karmaşalara yol açar?

Mecliste, başta komite çalışmaları olmak üzere neler değişir neler gelişir?

Olası bir yeni koalisyon oluşumu ile birlikte biz seçmenler ya da Kıbrıs Türk halkı bir değişim bekler mi? Daha doğrusu bir değişimin olacağına inanır mı?

Soru çok cevap yok.

Cevaplar belli icraat yok…

***

Pandemi süreci nasılsa kendiliğinden ilerliyor. Siyaset de yolunu buldu.

Halk yolunda gitmeyen gidişata nasılsa alışık. Yeni bir şey beklemiyor. Arada bir köpürüp saman alevi gibi sönüyor.

Medyada konuşan birkaç kendini bilmez dışında sesini çıkaran zaten yok.

Kimse canını sıkmasın.

Siyasilerimiz sırayla bakanlık yapacak olmanın mutluluğunu yaşasınlar.

Şükran!

Dr. Çiğdem Dürüst