SU GELİYOR AMA NEREYE?


Her seferinde etkileniyorum şu heriften.
Paolides.
O yıllarda adam her şeyi düşünmüş.
Eve gelen misafirlerin kalacağı odaların renginden, tavernada yemek yiyeceği masaların rengine kadar düşünülmüş.
O derece yani.
Neyse, silah kaçakçısı ya bu Avukat,
Kontrol kulesine gidiyoruz,
Silahı nasıl kaçırdığını, nasıl takip ettiğini anlatıyor asker,
Sonra da güncel bir bilgi paylaşıyor.
Şimdiye kadar bu bilgi hiç verilmiyordu, hoşuma da gitmedi değil.
Asker kardeşim diyor ki: “Anavatandan gelecek olan su, işte bu barajda toplanacak.”
Gelen misafirler, Türkiye’den gelecek suyun toplanacağı yeri de görmüş oluyorlar.
Kuleden baraj da görünüyor.
Orda birisiyle tanıştım, 75 milyon metreküp su geliyor da, mevcut su ne olacak diye sordu, tıkandım.
Çünkü bunun cevabını ben de bilmiyorum.
Şimdi su falan yok.
Yani henüz gelmedi.
Suyun gelmesine bu kadar sevinilmesine ben de anlam veremiyordum, misafir tercüman oldu.
Susuzluktan öldük mü de bu kadar sevindik?
Gelmesin demiyorum, tabi ki gelsin de,
Elimizdekileri ne yapacağız anacım ben onu merak ediyorum.
Yağmur yağmasın diye dua eden toplum değimliyiz yahu, ben mi yanlış görüyorum..
Şimdiye kadar yağmur suları bir yerde toplandı mı?
Kullanıldı mı?
Dereler açmadık mı akıp gitsin denize diye?
Topladık bir yerde, tarımda mı kullandık?
Bir ara biz değimliydik barajdaki su taşıyor, köy su altında kalacak, bu suyu boşaltalım atalım diyen?
Biz değimliydik, ülkenin en batısında suyu denize döken?
E şimdi nedir bu sevinç?
Mevcut su yetersiz olsa sonuna kadar sevinelim,
Deeeeeeeeeee,
Eldeki suyu kullanamıyorken, muhafaza edemiyorken,
Gelecek 75 milyon küp suya sevinmek de niye anlamadım.
Anlamadığım gibi, anlatamadım da..
Biri çıksın bir zahmet anlatı versin.
Su berekettir ama, ben 10 yıllık meslek hayatımda suyun bereketiyle ilgili haber yaptığımı hatırlamıyorum.
Bilmem siz hatırlıyor musunuz…