Sorunu çözmek için önce kabul etmek gerek...

Aslında köyün minareleri çoktan görülmüştü…

Ha keşke bu olay daha ciddiyetle ele alsalar, bir takım sorunların olduğunu kabul etseler ve ona göre bir takım tedbirler alsalar tartışmalar bu kadar tehlikeli boyutlara taşınmayacaktı…

9 Eylül İlkokulu’ndaki gelişmelerden bahsediyoruz!

Bakanlık her ne kadar aksi yönde bir açıklama yaptıysa da belli ki bu konudaki hassasiyetten dolayı olayı abartmak istemiyor…

Bunda haklı yönleri de var ama yine de ülkede bir takım gerçekler yaşanıyorsa ve bunun üstü örtülüyorsa ileride çok daha büyük tartışmalar ve çatışma ortamları yaşanacaktır…

Bunu geçiştirmek yerine derinlere inmek, konuyu hassasiyetle araştırmak ve ona göre tedbirler almak yerine görmemezlikten gelmek hem eğitim kalitesi açısından hem de Türkiyeli-Kıbrıslı tartışmalarının ileri boyutlara taşınmaması açısından önemlidir hatta aciliyeti vardır…

Bu konuyu daha iki ay önce gündeme getirmeye çalışmış ve velilerin hassasiyetini buradan okuyucuya yansıtmıştık…

Bu yazıyı bir kez daha yayınlayıp bakanlığın dikkatini çekme k istedik!

Bir takım sorunlar varsa vardır ve konu geçiştirilmemeli aksine daha üstüne gidilip sorunlar en aza indirilmelidir…

Bunun için de önce sorunu kabul etmekten başka bir seçeneğimiz de yoktur…

İşte o yazı;

Geçenlerde basına da yansımıştı…

Yeni eğitim yılı için okul kayıtları başladı ve Lefkoşa’da hemen herkes çocuğunu 9 Eylül İlkokulu’na kaydettirmeye çalışıyor!

Çok değerli iki eğitimci Ertan Aligüllü sonra Nidai Mesutoğlu’nun müdürlük yaptığı okul bu…

Okulda kaliteli eğitim vermek için büyük çaba sarf ettiler!

Bunu başarıp emekliye ayrıldılar…

Bu başarıyı yakalamak için büyük özverilere katlandılar sonuçta okulu Lefkoşa’da birinci sıraya yerleştirdiler…

Her ikisine de bu ülkenin teşekkür borcu vardır!

Bunun neticesi olarak Lefkoşa’da hemen her aile çocuğunu bu okula yazdırmak için adeta yarış içerisindeler…

Okulda kaliteli eğitim olunca bu doğaldır!

Ama hangi birini kaydedecekler…

Burada elbette ciddi bir çelişkiyi de bir yerlere not etmek lazım!

Niçin bir okul kaliteli okul olur da başkaları o kaliteyi yakalayamaz…

Bunu sorgulamak daha fazla bakanlık yetkililerinin olmalıdır!

Bizim burada bahsetmek istediğimiz bambaşka bir konu…

Bunun için de bazı acı gerçekleri ortaya koymak gerek, zira bu konuda özellikle son yıllarda büyük sıkıntılar yaşanıyor!

Bunları kaleme almak her ne kadar insanın içini acıtsa da burada öğrencisi olan velilerin ortak duygusudur bu…

Bu okulda öğrenim gören çocukların çoğunluğu Kıbrıslı ailelerin çocukları!

Ciddi bir kimlik yozlaşmasından korkuyorlar…

Yurt dışından gelen ailelerin az olduğu bu okulda olası tehlikelerin altını çiziyorlar!

Kıbrıs’ın kendine özgü çok ayrı bir kimlik yapısı olduğunu, dışarıdan gelen çocuklarla kendi çocuklarının uyum sorunu yaşadıklarından bahsediyorlar ve bunun tedirginliğini yaşıyorlar…

Elbette burada duygularını ortaya koyarken ırkçılık gibi bir şey yapma niyetinde değiller ama!

Bunun mutlaka masaya yatırılması gerek çünkü konu eğitim…

Buradan son dönemde hızla artan vatandaşlıkları da artık konuşup, tartışmak gerek!

Bu konuda bazı bakanlar ve diğer siyasiler de büyük rahatsızlık duyuyorlar ama seslerini çıkaramıyorlar…

Çünkü belli ki vatandaşlıklar konusunda hükümet ipleri elinden çoktan kaçırmış!

Adaya ne maksatla olursa olsun gelen herkesi vatandaş yapmanın belli ki bir politikası var…

Ama denge ve ayar kaçarsa bunun da olumsuz sonuçları ile yüzleşeceğiz ve o gün de iş işten kaçmış olacak!

Hiçbir altyapı çalışması yapmadan, bu kadar çok vatandaş yapmanın bu ülkeye hiçbir yararı olmayacak aksine vereceği zararları telafi etmek imkansız hale gelecek…

Şu anda ulusal cephede olup Türkiye sevdalısı diye bilinen kesim bile artık bu vatandaşlık furyasından şikayetini dile getiriyorsa, burada mutlaka bir hata vardır ve hemen her gün yapılan vatandaşlıklar artık hız kesmelidir!

Buradaki gailemiz ayrımcılık falan yapmak değil, aksine Kıbrıs Türk kimliğinin korunmasına yöneliktir…

Gelmiş geçmiş tüm hükümetler ‘beyaz kimlik’ projelerini yeteri kadar başarıyla gerçekleştirememiş, buna da bir de oy rantı eklenince içinden çıkılamaz bir kaos yaşanmasına neden olmuşlardır!

Ucu bucağı olmayan bu konudan ülkede yaşayan hemen herkes sıkıntı duymaktadır ve konuya nokta koymanın da zamanı gelmiş ve geçmektedir…


Sadece merak işte?

Kelepçe neye göre?

Özellikle gazetelerde boy boy resimler yayınlanır…

Adamın ya da kadının elinde bir kelepçe, mahkeme koridorlarında!

Burada merak ettiğimiz kelepçe hangi gerekçeye göre takılıyor…

Zira yoğun şikayetler geliyor ve bazı durumlarda adil olmadığı iddiaları yapılıyor!

Temiz düşündük ne oldu?

Cumhurbaşkanlığının himayelerinde bir süredir ülkenin dört bir yanında ‘Temiz Düşün’ etkinlikleri düzenleniyor…

Maksat çevre konusunda hassasiyet kazandırmak!

Doğru bir etkinlik de…

Çevreye bakılırsa bunun şimdiye kadar hiçbir faydası olmadı!

Sokak ve caddeler pisikten geçilmiyor…

Tek fark artık şimdi yol kenarlarında ceza levhaları var!

Hepsi o kadar…

Kanunsuz ama kanunlu…

Daha önce de yazdık, yazmaya devam edeceğiz…

Çünkü hemen her hafta sonu kanunsuz avlanmalar polis bültenlerinde yerini alıyor!

Adı üstünde kanunsuz avlanma ama…

Tutuklama filan yok!

Hatta bazılarının da torpil kullanarak açılan soruşturmaları kapattığı da bir gerçek…

Adamına kanun yani…

AKPA toplantılarında ne oluyor?

Yani kimseyi kıskandığımız filan yok…

Sadece merak işte!

Şu meşhur AKPA toplantıları…

Yıllardan beridir KKTC’den vekiller gidip geliyor!

Sosyal medyada da fotoğraflar yayınlanıyor…

İyi de sonuç ne, Kıbrıs Türkü ne gibi kazanımlar elde ediyor!

MESAJ KUTUSU

Sayın Özdemir BEROVA, 9 Eylül İlkokulu konusundaki açıklamanız biraz basını yalanlarcasına oldu ama bazı gerçekleri de masaya yatırmazsak soruna nasıl çözüm üretebilir ki? Bu arada rehberlik öğretmeni dönemine hızla geri dönülmeli diye düşünüyoruz…Bu arada dün 23 Nisan İlkokulu’nun hemen dibinde oturan ailenin çocuğunun önce kaydının yapıldığın sonra aranarak silindiğini biliyor muydunuz?

Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, odun kömürü ocaklarının kullanılmasının yasaklanması kararıyla en önemli icraatlardan birini gerçekleştirdiniz. Özellikle bölge ve çevresi kanser konularında birincilikte oturuyordu. Bu arada erken genel seçim çalışmalarının yapıldığı iddiaları da var…

Sayın Ersin TATAR, bazı partililerin son zamanlarda canınızı fazlasıyla sıktığını hatta aday yapılıp yapılmama konusunda çok iddialı konuşmalar yapıldığını duyduk. Acaba diyoruz birleri basın bildirilerinizden rahatsızlık mı duymaya başladı dersiniz? Seçim süreci çok şeye gebe olacağa benziyor değil mi

Sayın Ahmet YÖNLÜER, şu anki müftünün görevden alınıp alınmaması tartışmaları sürerken sizin bu makama getirilmeniz için bazı imza kampanyaları bile başlatıldı. Acaba diyoruz İstanbul’u bırakıp yuvaya dönme zamanı geldi mi dersiniz?

Sayın Sunat ATUN, KKTC’de bazı ilkleri gerçekleştiren yatırımcılara devlet tarafından resmen işkence çektirildiği bürokraside inanılmaz zorluklar çıkarıldığı şikayetleri geliyor. Bunlardan bazılarına Rum tarafından teklifler geliyor, haberiniz olsun istedik!

Sayın Bülent ARKIN, devletten aylar önce emekli olduğunuz halde görev aşkınızın ağır bastığı ve halen çalışmaya devam ettiğiniz söyleniyor. Umarız tüm bürokratlara örnek teşkil eder ve devlete sahip çıkanların sayısı hızla artar…

Sayın Baki AYGÜN, HP’den milletvekili adaylığınızın kesinleşmesi bazı çevreler tarafından izlenmeye başladı. Bu arada başka siyasi partiler de kapınızı çalacak diye duyduk hazırlıklı olmanızı öneririz…

Sayın Kemal DÜRÜST, 15 Eylül tarihine çok az bir süre kala Gönyeli çemberinin akıbeti daha gazla merak edilmeye başlandı. Kimisi kaçış yollarını savunurken kimisi hiçbir işe yaramayacağını iddia ediyor. Sizin için ciddi bir sınav olacak değil mi?

Sayın Ayhan ARIKLI, kasaptan et almama konusunda sıkı bir kampanya başlattığınızı açıkladınız da bizim vatandaş hiç mangalsız durur mu işte asıl sorun soruda yatıyor. Bizde ne yazık ki ses varda görüntü yok işte…

Sayın Mehmet DEMİRCİ, Petek pastanelerinden bir şube de Akdoğan’a açacağınız bu konuda yoğun bir tempoda çalıştığınız gözleniyormuş. Bakalım Başkent’e ne zaman yatırım yapacaksınız? Dört gözle bekleyeceğiz…

Sayın Hakan ORAN, Turizm Bakanlığı Lefke’ye turist akışı için yerinde bir kararla bir çalışma başlattı da acaba diyoruz Lefke turizme hazır mı? Özellikle sivil toplum örgütleri bu konuda muhakkak bir çalışma başlatmalı diye düşünüyoruz…

Sayın Ömer TATLI, bölgenin önemli ağalarından birisi olarak önümüzdeki seçim sürecinde hangi partiye destek olacağınız konuşulmaya başlandı. Bu arada sizin de aday olup olmayacağı soruluyor haberiniz olsun…

Sayın Mine GÜRSES, Fenerbahçe lige çok kötü başlayıp bir de evinde mağlup olunca maç seyretmeyi kendinize kesinlikle yasakladığınızı duyduk. İyi de yapınız çünkü siz dostlarınız için önemlisiniz ve ayıca artık takım değiştirmeyi de düşünmelisiniz…

Sayın Ahmet HAVUTÇU, her sabahın köründe 06.30’da bakanlıktan içeri girmeniz hem taktirle karşılanıyor hem de çalışanlar için de iyi bir motive oluyor. Bu arada aman o puroları abartmayın olur mu?

Sayın Şahap AŞIKOĞLU, son zamanlarda epey medyatik olunca bazı siyasilerin size teklif getirmek için hazırlık yaptığını biliyor muydunuz? Biraz rahatınız kaçacak ama memlekete hayırlı olacaksa düşünün deriz…