Akşamdan beri sosyal paylaşım sitelerinde molotof kokteylinin hazırlanış formülleri, evde biber gazı yapımı gibi enteresan şeyler paylaşılıyor, nefret söylemi sayılabilecek ifadeler almış yürümüş.. Sorunların anarşi ile çözüleceğine inananların çoğu gençlerden oluşuyor ve artık dünya biliyor ki gençler her zaman tüm sistemi değiştirecek güçte olduklarını düşünürler. Çağ dışı şekilde bir tek biz gençleri sistem önünde bir hazine değil de sorunlu bireyler gibi algılama eğilimindeyiz. Son olarak buna OTDÜ de şahit olduk. Gençlerin bu enerjisini terörize etmek demek bombanın pimini çekmekle eşdeğerdir! Eylemleri sosyal bir salgın olarak tüm topluma bulaştırmış ve yaygınlaştırmış olursunuz.
Her kafadan bir ses çıkıyor eleştiren de var haklı bulan da ama her şeyden önce büyük bir öfke patlaması yaşayan BES Emekçileri ile empati kurabiliyor musunuz? Kaç aydır evlerine maaş girmiyor, asgari yaşam standartlarını koruyamıyorlar ve apaçık ortada ki öfke kontrolünü sağlamakta artık zorlanıyorlar. Üstüne üstlük ha bugün ha yarın alacaksınız diye umutlandırılıp ödeme yapılmıyor veya iş başı yapmazsanız maaş yok gibi tehditlerle büyük bir psikolojik teröre maruz kalıyorlar. Ne ekonomik ne de psikolojik ve sosyal anlamda destek görmeyen emekçilerin yavrularına ilişkin ciddi bir gelecek kaygıları var. İnsan sormadan edemiyor. Emekçilere kasıtlı ve orantısız güç uygulanması emrini verenler yaşananlar konusunda hiç mi öngörü geliştirememiş?
Gelişen bir olumsuzluğa doğal bir tepkime olarak protesto eylemi yapan insanlara kasıtlı ve orantısız güç kullanımı emrini verirseniz ve coplayıp tutuklarsanız hele bir de çam devirip “terörist” diye sözel şiddetle etiketler hedef gösterirseniz bir sonraki eylemi ceplerini taş doldurarak gerçekleştireceklerdir. Buna biber gazı ile cevap verirseniz tuz ruhu ve folyo kağıdı etkileşimi ya da molotof atılmasına fırsat vermiş olacaksınız!!! İşte o zaman şiddet kültürü bir yaşam biçimi haline dönüşecek ve her sorunu güç uygulayarak çözebileceğine inanan kitleler yaratacaksınız. Öyle ki öfke öfkeyi, şiddet şiddeti doğuracak ve güven duygusu sözlüklerden hatırladığımız bir kelimeden ibaret olacak.