Senin hakkın benim hakkımın başladığı yere kadardır!

Senaryo üç aşağı beş yukarı belli…
Geçmiş yıllarda olduğu gibi!
Çiftçiler Birliği de hükümeti eylem yapmak ile tehdit etti ya…
Hükümet bunlarla oturacak sıkı bir pazarlık yaptıktan sonra haklar hukuklar neyse verilecek, ya da verilmeyip sadece söz verilecek!
Eylemler sona erecek…
Hayvancı ve çiftçi kardeşimiz köyüne çekilecek!
Al gülüm ver gülüm hesabı…
Ama bu arada olan da vatandaşa olacak!
Sonra biz de yazacağız;
Madem ki günün sonunda anlaşacaktınız bunu niye işin başında yapmadınız diye!
Dün sosyal medyada da paylaştık bize ulaşanları;
Başkentli Hayvancıların eylemi için ne düşünüyor:
Berber: 3 günde sadece 3 kişi tıraş edebildim.
Restoran sahibi: Bizi batırdılar.
Cafe sahibi: Kendi hakları için bizim hakkımızı çalıyorlar.
Sekreter: Bu memleketi kim kurtaracak.
Yaşlı bir kadın: Tayyip bizi terbiye etsin.
Taksici: Bu ülkenin devleti nerede.
Emekli polis: Bunların çoğu devlet memuru yahu!
Sonra dahası geldi;
İnsanlar artık resmen sövmeye başladı…
Hem eylem yapana hem de onların sokağa dökülmesine neden olan yöneticilere!
Bir kere herkes şunu bilecek…
Herkesin bu ülkede hakkı var!
Ama bu hak sınırsız değil…
Senin hakkın sadece benim hakkımın başladığı yere kadardır!
Bunu abartır da işi kırmaya dökmeye başlarsan, yol kesip vatandaşın hakkını gasp edersen haklıyken haksız duruma düşersin ve ardında kamuoyu desteği bulamazsın…
Sana kimse eylem yapma demiyor!
Yap ama başkasının hakkını çiğnemeden yap…
Yapmazsan sonra millette malzeme çok!
Kuraklık, don, fırtına derken cebe indirdiğin alın teri dökmeden para gelir gündeme…
Hem de memur hayvancı ve çiftçiler sorgulanmaya başlar hemen!
Bunun sonucunda iç huzurumuz allak bullak olur…
Başta hangi hükümet olursa olsun…
Hayvancı ve çiftçi bir türlü tatmin edilemiyor!
Bunu eleştirdiğiniz zaman da emek düşmanı ilan ediliyorsunuz…
Bunu emek düşmanlığı ile uzaktan yakından alakası yok!
Sağ başa geçiyor emek düşmanı…
Sol geçiyor aynı suçlamalar!
Burada ortak hedef devlet illa ki verecek…
Olsa da olmasa da verecek!
Bu işin fıcırığı çıktı artık…
Devletin malı deniz yemeyen keriz mantığı bir yanda!
Devletin kaynaklarını siyasi rant uğruna plansız programsız yöneticiler diğer yanda…
Haksız olan tek kesim var;
Sokaktaki asgari ücrete talim eden dar gelirli!
Adalet bunun neresinde… 
 
 
 
 
 
“Halkı yanlarına almazlarsa…”
 
“…Görünen o ki hayvancının rakibi aslında yine kendisi .
Hayvancı önce kendi içlerindeki memurları deşifre etmekle işe başlayacak.
Kardeşi de olsa memurun yada memurun eşinin, kaynının yada partilisi Bakanın bu işi yapmasını engelleyecek. Tüzüğüne,yasasına uyacak.
Geçimini yalnızca bu işten olanları diğerlerinden ayıracak.
Sonrada bu işi yapan gerçek hayvancı ile eylem yapacak.
Yoksa ne yolları kapatsalar ne akanlara yumurta atsalar yanlarında halkı bulamayacaklar.
Halkı da yanına almayan hiçbir hak arayışında başarıya ulaşamayacağını da bugüne kadar anlamamışlarsa anlayacaklar.
Tabii birde hak aramanın bir özgürlük olduğunu bildikleri gibi kendi özgürlüklerinin başkalarının özgürlüklerinin başladığı yerde bittiğini de bilecekler.
Yolları kapatmayacaklar…”
 
(Hakan ORAN)
 
 
 
“Kabul edilemez!”
 
 
“Hayvancılarımızın demokratik hak arayışlarına saygım sonsuz.
Yalnız Lefkoşa yurttaşlarının mağduriyeti ve Lefkoşa'da var olan temel hizmetlerin aksatılacak bir şekilde eylemin sürdürülmesi Lefkoşa Türk Belediyesi olarak kabul edemeyeceğimiz bir noktaya gelmiştir. 
Lütfen ama lütfen hak arayışlarınızı insanlarımızın, ambulans, temel hizmetler ve ulaşım noktalarını göz ederek sürdürülmesini sağlayın…”
 
(Mehmet HARMANCI)
 
 
Hükümet niçin rahatsız!
 
Başbakan Hüseyin Özgürgün kendisine soran gazetecilere söyledi:
“Bu hükümet rahat bir hükümet değildir” diye!
Tek bir Birikim Özgür açıklama yaptı, ‘2017’de seçim var’ dedi…
Öncelikle bu hükümet niye rahat değil bunun bir cevabı olmalı!
Görünürde pembe bir tablo var ortada ve dışarıdan bakıldığında bir sorun görülmüyor…
Peki ya içeride!
Bizim de kulağımıza fısıldıyorlar bazen…
Özellikle devletin kaynaklarını bazı yatırımcılara dağıtırken aralarında sorun çıkıyor diye!
Peki 2017’de seçim olur mu…
Onu bilemeyiz ama kesinlikle olmalı!
Zira şu anki Meclis tablosu halkın gerçek iradesini yansıtmıyor…
Hadi buyurun genel seçim tarihini belirleyin ve ülkenin gerçek iradesini herkes görsün!
 
 
10 Diploma…
 
 
Geçtiğimiz haftanın en güzel haberlerinden birisiydi…
Merkezi Cezaevi’ndeki 10 mahkum lise ve ortaokul diploması aldı!
Hani genelde eleştiririz ya orasını ve yönetimini…
Şimdi de mahkumlara bu fırsatı verdikleri için alkışlıyoruz!
Suçu ne olursa olsun oraya düşenlerin oradan çıkınca yeni suçlara karışmaması için içeride ne kadar sosyal aktivitelere katılıp eğitim seviyelerini yükseltirlerse bir daha suç işlememesi için güzel bir zemin hazırlanır…
Bugün 10 diploma yarın 20 ve dahası gelmeli!
Emeği geçenlere teşekkürler…
 
 
Böyleleri de var…
 
Bir okuyucu göndermiş epey hoşuma gitti…
Vatandaşın birisi aracı hararet yapınca bir evin bahçesindeki çeşmesinden 5-6 litre su almış ve bu notu bırakmış!
Böyleleri de var dedirtiyor insana…
Alt tarafı iki maşrapa su almış ve helallik istiyor!
Hem de anasının ak sütü gibi helal olsun…
 
 
 
 
Müsteşar genelge yayınladı!
 
Önceki gün Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Kemal Deniz Dana’ya sekreterinin bakanlığa gelen vatandaşa hiç de bir devlet memuruna yakışmayan tavırlarda bulunduğu yönünde bir uyarı mesajı göndermiştik.
Her zamanki duyarlılığı gösterdi ve ilgi arkadaşı uyardığını açıkladı.
Aynı zamanda bakanlıkta bir genelge yayınlayarak tüm çalışanları dışarıdan gelen vatandaşla karşı daha hassa olmaları gerektiğini vurguladı.
Doğrusunu yaptı, teşekkür ederiz!
Sadece bu arkadaş değil hemen hemen tüm kamu iş yerlerinde vatandaşı insan yerine koymayan bir takım çalışanlar var ve bunu herkes biliyor…
Şunu bilmeleri gerekir, devlet vatandaşın hizmetçisidir ve her kamu çalışanı da bunu idrak etmek zorundadır!
Herkes haddini bilecek…
Bilmeyenler de bizim sayfaya düşecek!