Sen Neymişsin Be TOMA...
Tehditler savruldu, araştırmalar yazıldı, açık oturumlar bile düzenlendi senin için be TOMA.
Zar zor kurulan yeni hükümetimiz senin yüzünden düşme tehlikesi bile geçirdi be TOMA.
Sen neymişsen be TOMA.
Memleket battı batacak, yakıt fiyatı aldı başını gitti, halk aybaşında maaşını alıp almayacağı muhabbetini yapıyor iken, senin zikrin günlerce hep sürdü, hep daha önemli oldun be TOMA.
Adından mı? Şeklinden mi? 'Yapamadığın' icraattan mı? Bilmiyorum...
Kıbrıs meselesinden, ekonomik sorunlardan ve gündemdeki birçok konudan hep daha önemli oldun be TOMA
Ormanlar yandı, Dağlar delindi. Elektrikler kesildi. Denizler kirlendi.
Boş ver ya, Sen bizim için daha önemlisin be TOMA.
Senin için toplumsal fetvalar verildi; "Kıbrıs Türk halkı uysaldır bu tür kötü araçlara ihtiyacı yoktur" edebiyatı yapıldı, dahası karikatürlerin bile çizildi be TOMA.
Sistemsizliğin sistem olduğu ülkemizde, çöpler her yerde, yollar delik deşik, kameralardan haracımızı tıkır tıkır topluyoruz ama trafikte bir günde, kadın erkek çoluk çocuk bir sürü öldük.
Ne önemi var, biz yine ölmeye hazırız yeter ki sen gündemimizden düşme be TOMA
Sen neymişsin be TOMA...
Elimden gelse senin için şiir bile yazardım be TOMA. Çünkü sen çağdaş tarihimize, adını altın harflerle yazdın be TOMA .
Seni özleyeceğiz aslında. En azından kendi adıma konuşmuş olayım bari.
Seni gündemden erken kaldırdılar.
Biz sensiz ne yapacağız şimdi be TOMA.
Halbuki ne güzel geçinip gidiyorduk biz seninle.
TOMA geldi TOMA gitti.
TOMA gümrükte. TOMA yolda
TOMA girecek... TOMA girmez... TOMA giremeyecektir.
Hatta o girerse biz yokuz havasına bile girdik senin yüzünden.
Genel Sekreter, Başkan, Başbakan, hatta bakanlar kurulunun gündemine bile oturdun be TOMA.
Toplumun ileri gelen ve de geri giden muhtelif örgütlerinin, gerekli gereksiz demeç ve nutukları...
Açık oturumlar, kapalı oturumlar hep senin için yapıldı be TOMA.
Halkımızın birçoğu senin ne işe yaradığını bile bilmeden gündemden kaldırdılar seni be TOMA.
Yazık, erken harcadılar seni...
Biz şimdi ne yapacağız sen olmadan.
Kahvehanelerin, meyhanelerin dedikodulardan sonra gündemdeki baş konusu idin be TOMA.
Şimdi biz hangi konularda nutuk patlatacağız acaba ne ile uğraşacağız sen olmadan be TOMA.
TOMA..." Toplumsal Olaylarla Müdahale Aracı". İşte baş harflerin özetinden ortay çıkan isim...
İyi hoş... Demek ki bu araç toplumsal olaylar hasıl olacaksa ortaya çıkarılacaktı. O zaman bu kadar yaygara nedendi. Ben onu bir türlü ilişkilendiremedim doğrusu.
Sen ey halkım; olay çıkarmadan normal yollarla ve demokratik üslupla tepkilerini koyacak olursan.
Bu TOMA denen meret karşına çıkarılmayacaktı. Yani gelse de gelmese de bu kadar abartılacak bir konu değildi aslında.
Ama her ne hikmetse, bir toplumsal humma gibi ortalığı sardı ve aniden herkesin gündemine oturdu bu TOMA.
Bu konunun bu hale gelmesi ve bu şekilde dallanıp budaklanmasının, sosyal psikolojik analizlerde mutlaka bir adı vardır. Ama hazır konu bitmişken bu mesele hakkında çok derinlere gitmeye gerek yok.
Hasılı kelam, bizi erken terk ettin be TOMA, tam da sana alışmışken hem de. Sabah senle kalkardık, gece senle yatardık.
Ama bil ki sen gelmesen de, girmesen de...
Hep bizim tomamız kalacaksın be TOMA.
Sana minnettarız be TOMA...
Çünkü sayende ne kadar sığ ve dar görüşlü olduğumuzu gösterdin be TOMA.