ŞAŞMADIM!



Her fırsatta DP-UG ve Serdar Denktaş ile olan sorunlarını dışa vurarak dile getiren Hasan Taçoy beklenen açıklamayı yapıp telefonlarını kapadı. Ulaşılmak istenmedi. Çünkü herkesin soracağı soru ayniydi. Yani neden istifa etti açıklamaktan kaçtı. Öncelikle hemen hemen herkesin bilincindedir ki Taçoy gittiği günden itibaren UBP’ye geri dönmek adına her şeyi yaptı. Kurduğu bağlantılar onu UBP’ye monte edemedi. Bir şekilde partiler arası transferlerle gündeme gelen vekillerin bundan sonraki süreçte neyle karşılaşacakları belli değildir. her ne kadar kızgınlıkla bir takım yanlış kararlar alan siyasiler neden ve nasıl geri partilerine dönmek istiyor anlamış değilim ama oradan oraya gidip, renk değiştiren siyasilerin git gide popüleratisi bitmiştir.

Genelleme yapmamak gerektiğine inanmıyorum ama istifa ederek partisinden ayrılan vekiller için durum gelecekte kaygı boyutundadır. Her istifa eden vekil görevini bırakmamış gibi görev yürütmek zorundadır. Yani bağımsız dahi olsa birileri vekillik görevini yürütürken halkın menfaatlerini göz önünde tutmalı ve ona göre çalışmalıdır.
Serdar Dentaş bu durumda ne yapacak bilemem ama görünen o ki Serdar Denktaş’ı çok zor günler bekliyor. Bir şekilde imza attırarak o günkü konjektüre göre borçlandırılan vekilleri elde tutmak adına girişim yapan Denktaş için bu süreç hiç de kolay olmayacak. Parti çıkarlarını düşünmeyen ve şahsi çıkarlarını ön planda tutan birçok vekil bugün olduğu konumdan memnun değildir. Birçok vekilin beklentisi aynidir. Siyasete her giren her kişi ya vekil olmalı ya da bakan olmayı hedefler. Bizde de durum aynidir. Bu zihniyetle hareket edildiği sürece halkın ve ülkenin menfaatleri ikinci plana kalacaktır. Bugün partiden partiye transfer olan birçok vekil bulunduğu partiden yine başka partiye gitmek için gün sayıyor. Bu partinin suçu mu Genel başkanın suçu mu yoksa transfer olan siyasilerin suçu mu? Aslında esas suç halkındır. Bile bile lades olan halkın!