Levent Özadam - Mesaj Kutusu
Levent Özadam - Mesaj Kutusu
Serbest Kürsü
Yazarın Makaleleri
Müşavirler bile eşit değil!
Hükümete gelmeden önce siyasiler hep söyler… Kamu ile özel sektör arasındaki uçurumun kalkması gerektiğini! Bu elbette kulağa da hoş gelir… Ülkenin yıllardır kanayan yarasıdır bu çünkü! Kamunun öncelikli, özelin de üvey evlat muamelesi...
Madem ki formül belli…
Şu ithalat ve ihracat meselesi… Olay tamamen ekonomik ama olaya siyaset gözüyle bakanlar da yok değil! Kafa karıştırmaya çalışıyorlar… Yok biz Türkiye'den çok alıyormuşuz ama onlar bizden az alıyorlarmış filan! Siyaseti ön plana...
Kemal Dürüst intikam alır mı?
Telefonları geçmişte de hiç susmazdı… Şimdi de tempoda değişiklik yok! Bir telefondaki konuşmasını bitirmeden diğeri çalıyor… Ama bu kez konu siyaset filan değil! Eğitim işleri… Yöneticisi olduğu okulda yaşananlar, velilerin görüşmeleri,...
“Tanrı bizi korusun…”
Ticaret Odası dün hükümete ültimatom gibi bir açıklama yayınladı… Kötüye giden ekonomi konusunda çözüm önerilerini maddeler halinde yayınlamışlar… Ama belli ki basın toplantısında yapılan açıklamalardan memnun olmadıkları gibi...
“Anlamlı tasarruf!”
Hükümetin düzenlediği basın toplantısından sonra yapılan tartışmalar artarak devam ediyor… Kamuoyunda bu konuda beklenti çok yüksekti! Hatta yapılan basın toplantısının hemen ertesi gününde alınan önlemler sonrası insanlar gözle görülür...
UBP’nin rüyası sona erdi…
Bir Başbakan 10 da bakan katılınca biraz karışık oldu ama… Çok da fena olmadı! Hükümetin 5 aylık dönemi en azından ortaya koyulmuş oldu… Çok şey açıkladılar, çok sorular soruldu, çok şeyi öğrendik ama bize göre en önemlisi yeni...
Kamu kambur olduğu müddetçe…
Hükümet bunu ilk kez yapıyor… Bugün Bakanlar Kurulu toplanıp bir basın toplantısıyla alınan ve alınacak olan ekonomik önlemleri açıklayacak! Belli ciddi bir çalışma yapıldı ve vatandaş ile paylaşacaklar… İyi niyetli olacaklarından...
Birileri Emin Çölaşan’ı KKTC’ye davet etmeli!
Türkiye'nin önde gelen yazarlarından Emin Çölaşan dünkü yazısında KKTC'yi malzeme yapmış… Yazıyı okuyunca hayretler içinde kaldık! Muhalefet ruhuyla yazıldığı belli de… Yanıltıcı kısımları olduğu için haliyle can...
Kablolu elektrik öcü mü?
CTP-DP döneminde Kıb-Tek yönetim kurulu başkanı İsmet Akim'ken kendisine yaptığımız bir ziyarette bize bir dosya göstermişti… Hani şu kablolu elektrik tartışmaları yine alevlendi ya, onun için aklımıza geldi… İsmet Akim kablolu...
Asıl mesajı Akıncı verdi!
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın KKTC ziyareti aslında fazlaca abartıldı… İki kesim vardı; Birisi kucaklayan, diğeri istemeyen! Yapılan iki görüşmelerin ardından açıklamalar geldi… Erdoğan'ınkiler elbette önemliydi ama bilinmeyenler...
Zamları açıklamaktan utanıyor musunuz?
Dün özellikle takip ettim… Başbakan ve yardımcısının sosyal medya hesaplarını! Onlar genelde açıklamalarını resmi değil de sosyal medyadan yaparlar ya… Belki bir iki satır bir şeyler yazarlar diye! Boşuna beklemişiz… Sayfalarında...
Cami açılışı yok, ne olacak şimdi?
Yine hiç gerek yokken ortalığı birbirine kattık… Erdoğan cami açsın mı açmasın mı? Açsın diyenler var, açmasın diye şiddetle karşı çıkanlar… Bizde her zamanki gibi ortak paydada birleşme yok! Aslında konu cami açılışı filan...
“Aman polis çağırmayın!”
Arkadaşın bir tanesi; Canı fazlasıyla sıkkın, yolun kenarında duran aracına çarpmışlar, en az 10 gün araçsız kalacağından şikayet ediyor... Kaza nasıl oldu diye sordum; "Çocuğun birisi geldi vurdu" diye cevapladı! "Kimmiş bu çocuk diye"...
'Besleme' derse kızmayalım o zaman!
O zaman daha Başbakandı... KKTC'ye yaptığı bir ziyarette yollarda kendini protesto eden bazı grupları görünce çok sert bir açıklama yaptı! Protesto edenleri 'besleme' olarak suçladı... Belli bir kesim ayağa kalkmıştı o zaman!...
Kanser varsa devlet de olmalıdır!
Önce bir okur şikayeti; 'Selamlar Levent bey, Bir maruzatım var Sağlık Bakanı'na sordum cevap vermeye nezaketi göstermedi. Sağlık bakanlığı sayfasında da yazdım orda da tık yok. Şimdi biliyorsunuz bir yaştan sonra hastanede kanser...
HP’den beklentiler büyük olunca…
Hem medyada hem de kamuoyunda Kudret Özersay'a karşı bir muhalefet başlatıldı… Bunu iki nedeni var; Birincisi ya onunla ya da onsuz başka bir hükümet kurmak! İkincisi ve en önemlisi de beklentilerin fazla büyük oluşu… Çünkü belki...
Önce insan sonra mahkum!
Onların koğuşlarında öyle klima filan yok… Günün sıcağı gece oturuyor 60 kişilik odalara! Bu arada 60 kişiye sadece 2 tuvalet düşüyor orada… Sabah kalktıklarında hepsini birden ihtiyaçlarını yapmak için kuyruk oluşturduklarını...
Taçoy: Adayım diye yıpratmak istiyorlar!
UBP'de yerel seçimler sonra çıkan tartışmalar devam ediyor… Özellikle Lefkoşa'da alınan sonuçlar hayal kırıklığı yarattı! Dolayısıyla bu birilerinin başına yıkılmak isteniyor… İlk hedef Hasan Taçoy oldu! Özellikle Özgürgün'e...
“Devlette doğurursan bakmam!”
Bazılarının gözünü o kadar çok para bürümüş ki… İnsan akıl tutulması yaşıyor! İnsanlık çoktan unutulmuş gitmiş… Maneviyat bitmiş, maddiyat her şeyin önüne geçmiş! Günümüzde tek amaç para kazanmak… Yetinmeyin daha fazla...
UBP kaygan zeminde!
Gazeteye sarı büyük bir zarf göndermişler… Allı pullu! Bize gelen zarflar genelde ya davetiyedir, ya basın bildirisi ya da çeşitli yayınlar… İçin açtık birkaç sayfalık liste çıktı! Belli ki bir şahsın banka hesaplarının dökümüydü,...
Şimdi de CAS krizi!
Öncelikle şunu söyleyelim; Hükümet ortakları birbirinden kopuk bir tablo ortaya koyuyor! Adına uzlaşı hükümeti dediler ama… Şimdi bakıldığında pamuk ipliğine bağlı olduğu görülüyor! Ama onlar bunun tam tersini söylüyor… Israrla...
Vatandaş ‘kelle’ istiyor Kudret bey!
Belli ki Kudret Özersay yerel seçim yenilgisini bir türlü kabul edemiyor… Sanki büyük bir ayıpmış gibi bunu gizliyor, kamuoyunu yanıltıcı açıklamalar yapıyor! Doğal olarak da hırçınlaşıyor… Bakın dünkü sosyal medya paylaşımında...
Hiç kimsenin kaybetmediği bir seçim olur mu?
Normal bir ülkede yaşasak elbette olmaz... Hangi seçim olursa olsun, seçimin bir kazananı bir de kaybedeni vardır! Kazanan sevinir, kaybeden üzülür ve hatalarından kendine pay çıkarır... Siyasetin doğasıdır bu! Yerel seçim sonuçları belli...
Başkent ‘bir şans daha’ dedi…
Dünkü yerel seçim sonuçlarında elbette bütün bölgelerimiz çok önemliydi ama… Namı değer Amiral Gemisi bir başka öneme haizdi! Çünkü Lefkoşa sadece Lefkoşa değil aynı zamanda Başkent'ti… Geçmiş yönetimler  dönemindeki...
Hukuk Dairesi mi çözdü Recep Akdağ mı!
Memleket diploma krizini önceki akşam Serdar Denktaş'tan öğrendi… Hala Sultan İlahiyat Koleji'nde verilecek olan diplomalarda Milli Eğitim Bakanlığının başörtülü resimlere izin vermemesini Denktaş çok ağır tepki koydu! Hükümet...
‘Başkent’ diyen kimse yok!
Şüphesiz ki iki gün sonra yapılacak olan yerel seçimlerde sonucu en fazla merak edilen yer Lefkoşa olacak… Üç tane pırıl pırıl aday yarışıyor tepede! Diğerleri kusura bakmasın ama öyle… Onları da bu yarışa katıldıkları için cesaretlerinden...
Asgari ücretliye kim derman olacak!
Hükümet doğru bir karar alıyor… Hayat pahalılığının 2 ayda bir çalışana ve emekliye verilmesi hele de bu zorlu süreçte olması gerekendi! Dövizin yükselişi, elektrik ve akaryakıta yapılan son zamlar, çarşı pazarın ateş pahası olması...
“Kayıtsız anneler” deyip geçemeyiz!
Artık hekimler bile şu meşhur ve meçhul tüp bebek merkezlerini mercek altına almaya başladıklarına göre elbet vardır bir bildikleri ve şüpheyle baktıkları olaylar… Çok ciddi paralar kazanan mekanlar buraları! Çok büyük ihtimalle de kontrol...
Kimlere oy vermemeli!
Üç günlük kısa tatil iyi geldi… Biraz kafa dinleyip aile bireyleriyle güzel vakitler geçirdik ama gündemden de kopmadık! Çeşitli sohbetlerde kulağımızı daha fazla kabarttık vatandaş ne düşünüyor diye… Yerel seçimler neredeyse hiç...
Devlette hasta, özelde cin gibi!
Son aylarda hastane yollarına düştük ya… Yine de her şeye rağmen mesleğimiz ağır basıyor her şartta! Bir yandan şifa ararken diğer yandan şifa arayanlara gazeteci gözü ile bakıyorsunuz ister istemez… Hastane dendi mi de hep rahmetli babamın...

banner95

banner115

banner50

banner68

banner40