Panik….

Halk ayaklandı, emekçiden tehlikeli homurtular geliyor. Her bölgede dayatma hükümetinin, dayatma paketine karşı direniş var. Ve hükümet panikledi, genelde panik kaybetmekten korktuğunuz herhangi maddi ve ya manevi bişeyin, ellerinizin direnci kaybolmaya başlayıp, bu korku ile tutunduğunuzun, ellerinizden kaymaya başlamasıya gerçekleşir.
* * *
Peki hükümetin korkusu nereden gelir ve neye tutunmuş durumda ki , kendi halkının haksızlık ve zulme karşı direnişe geçmesi onları panikletti. Eminim bir çok şey sayabiliriz, bu saydıklarımızın önemli bir kısmı gerçek dışı olacaktır. Ancak geriye kalanlar da zaten yeterince panik olmalarına değer.
* * *
Düşününki yıllarca maneviyatan uzak, sıkı sıkıya arkasından koştuğunuz hayal ürünü bir ideale, fikirler, sözler, bir garip edebiyatlar yaratığınızın, gerçekte var olmadığını öğreniyorsunuz. İşte bu korkunç bir kayıptın ve paniğin ana sebebidir.
* * *
Işığın arkasıdan gelen bu isanlar, duvara yansıyan gölgelerini çizip, sanatın hiç bir ibaresini taşımayan bu gölgenin çizgisini bir bütün olarak saymışlar. Sonra ışık sönünce, tümün bir karanlıktan ibaret olduğunu ve bir başkasının tutuğu ışığın, gölgesiyle var olduğunu öğreniyor. Ne büyük bir hiçlik, işte bu ülkenin gelmiş geçmiş tüm hükümetlerinin, hali tam da bu. İktidar olabilecek düşüncesini benimseyecek kadar gölge oyununa düşüp, sonra ışıklar sönünce ışığı söndürene şükranlar çekerek, kendi varlığından uzak gölgelerini çağırdılar.
* * *
Yılların birikimi, beceriksizliği gerçek iktidar odaklarının oyunlarının esaretini çeken halklar, artık hesap soruyorlar bilmek istiyorlar, anlamak istiyorlar en önemlisi yaşamak istiyorlar. Sn hükümet paniklemeyin, halka yüzünüzü dönüp gerçeği kabullenip, gölge oyunundan uzaklaşın, gerçek yalındır ve de deşifre etmeyi başarırsanız çözümüde bulmayı başarırsınız. Yaşamak çok büyük anlamlar taşır, eğer ki bir gerçek sizi yaşama bağlayacaksa, o uğurda ölmekte erdemdir.
* * *
Oyunları bırakın artık, sizi bu oyunlara karekter olarak ekleyenler, tüm ülkeyi bu halle getirenlerdir. Bu ülke her hangi birini varlığı ile değil, halklarının yaşam hakları ile vardır. Ve bura da çıkarları olanlara bir borçumuz yok, ancak onların bize ödemekle mükellef olduğu bir varlıkları var. Artık içten içe bilip anladığınız bu mevzuları, önce kendinizde kabullenip tam bir gerçeklikle, halklarınızı kucaklayın. Halklar yoksa siz de yoksunuz, ve hiç birimiz yoksak bu ülkede yoktur bir başkasının çıkarı, istekleri ve ya her ne ise paydasına, kar sağlasın diye var olmadı bu halk.

Behiç Anibal…