Özkan bey ‘aç gözünü’!


Muhalefete bugünlerde çok ama çok önemli görevler düşüyor. Ama bu görevler el sıkma, sohbet toplantıları yapmak, meşalelerle gezmek, eylemler yapmak, grevlere destek vermek ya da yemeklerde bulunma görevi değil. Bu görev, ülkenin kurtulmasına yönelik fikirler üreterek, öneriler sunmak ve halka bunu aktarma görevidir.

Henüz Özkan beyin ağzından ciddi bir öneri duymadık.
Sağolsun basın merkezi günde iki üç kez haber geçiyor bizlere ama olay bu değildir. Olay ‘öneri’ ve ‘bu ülke için ne yapabiliriz’’dir.
Kolay bir dönemden geçmiyoruz. CTP-BG, halkın beyninde yarattığı ‘kötü’ izlenimini silmekte zorlandı. Halen bu izler varken, henüz gelecekle ilgili plan üretmemeleri de ayrı bir soru işaretidir.

UBP kendi içerisinde ikiye bölünmüştür ama CTP-BG’ler de kendi içerisinde ikiye bölünmüştür. Belki bu durum henüz  CTP-BG sarsacak bir konumda değildir. Fakat açıkça söylemek gerekirse Özkan beyin görmemekte direttiği bu düzende çok uzun zaman direneceğe benzemiyor.

Yani Özkan bey iyi bir insan olabilir, dürüst ve kişilik sahibi de olabilir. Ama bunlar bir partinin Genel Başkanlığını yürütmeye yetecek vasıflar değildir. Bir Genel Başkan tabiri caizse kükredi mi her yeri inletmelidir. Halka hitabı ile büyük etki yaratmalıdır. Strateji belirleyerek ilerlemeli ve hedeflerini anlatmalıdır. Vaatler yanında gelecek ile ilgili çalışmalarını masaya yatırmalı, öneriler sunarak, fikir üretmeli ve kimseye fırsat vermeyecek şekilde açıklamalar yapmalıdır.
Yani kısaca Özkan Beyin henüz yapmadığı ve yapmaya da niyeti olmadığı bir gerçektir.

Ortada henüz bir önerisi olamayan Genel başkan gidişatı beğenmiyor olabilir fakat ne yapacağı da henüz belli değildir… Halk nasıl CTP-BG’ye güvenecektir? Peki , CTP-BG’nin önümüzdeki yıllarda hedefi nedir? CTP-BG ülkeyi nasıl refah düzeye çıkaracaktır? CTP-BG gelecekte neler yapacaktır? Ve bunlar gibi daha birçok soru yanıtsızdır. Yanıtlar tatmin edici olmadıktan sonra Özkan bey her gece varsın elinde meşale gezsin neye yarar...
Önemli olan yol haritasının çizilerek sunulmasıdır. Ama henüz ne bir yol haritası ne de bir niyet vardır!!!

Yorgancıoğlu Genel başkanlığına seçildiği gün soru işaretleri ile seçilmişti. Neydi bu soru işaretleri peki? Genel başkanın sorumluluğu ağır olduğu için ilk soru işareti Özkan beyin bu görevi layığı ile sürdürüp sürdüremeyeceği idi. Yorgancıoğlu, temiz bir geçmişe sahip olduğu için ona şans verildi. Aslında şans değildi bu, Ömer Kalyoncu’nun söz vermesi ve Genel Başkanlık yarışını sürdürmeyerek geri çekilmesinden dolayı Özkan Yorgancıoğlu girdiği yarışı Genel Başkan olarak tamamladı ve eminim ki Kalyoncu hayatının hatasını yaptığı bu davranışın bugün vicdanen rahatsızlığını hissetmektedir.

Kalyoncu hata yapmıştı. Ama bu hatayı şuan Kalyoncu değil, CTP-BG’ler ödeyecektir. Yani kendi içinde ikiye ayılan ve sessiz kalanlar bu durumun farkındadır.
CTP-BG geçmişte yaptığı hataların izlerini elbette ki tam anlamıyla yok edemez fakat bu izleri hatırlatmayacak iyi izler bırakabilir.

Yorgancıoğlu göreve geldiği günden beri fikir beyan eden birisi değil. Yani her soruya bir cevabım vardır hesabı yapmıyor. Gerekmedikçe konuştuğunu da işitmedim. Ama bu onun için artı puan mı işte bunu sorgulamak gerek. CTP-BG artık ses getirecek icraatlarla halkın karşısında çıkmalı ve önümüzdeki süreçte bize neler vereceğini, neler yapabileceğini anlatmalıdır.

Evet, ülkede bir kaos yaşanırken CTP-BG tam da hareket etme zamanıyken neden halen muhalefet olarak yerinde sayıyor? Şuan CTP-BG içerisinde çelişkiler yaşıyor. Yani parti, fikir üretmeyen ve öneri sunmayan, projeleri olmayan bir başkan istemiyor...
Özkan bey de bunu halen görmüyor ya pes doğrusu!