OYUNUZUN KIYMETİNİ VE DEĞERİNİ ŞİMDİ ANLADINIZ MI?

Bir anne mahkeme avlusunda bağırıyor.

‘’Adaletiniz batsın’’

Ben çocuğuma 29 yıl baktım tek çocuğumdu.

Onu benden alana 2.5 yıl verdiniz.

Bu adalet değil.’’Kıbrıs adaletiniz batsın’’ diyor.

Vicdanlarımız tarumar oluyor.

Aslında bugün yaşananlar biz görmek istemezsekte seçim dönemlerinde verdiğimiz oylar ile birebir bağlantılı.

Çok anlamlı ve gerçekçi bulduğum kuranda bir ayet şöyle der.

''Biz herkesin kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.''

İnsanın kaderinin verdiği kararlara yapmış olduklarına kısaca kendine bağlı olduğunu anlatıyor.

Sandıkta verilen bir oy, sadece bir pusulaya atılan mühür değildir.
O oy;
Çocuğunuzun eğitimi,evlerimizdeki kesintisiz elektrik .Trafikte güvenli yollar.
Aldığınız maaşın alım gücü,
Hastanede alacağınız hizmet,
Yolda, mahkemede, dairede göreceğiniz muamelenin ta kendisidir.

O oy

Sofraya konan ekmektir,
Çocuğun okul masrafıdır,
Emeklinin ilacıdır,
Gençlerin yurt dışına gitme hayalidir.

Sağlık sistemi alarm veriyor.
Devlet hastanelerinde randevu bulmak zor,ilaç bulmak zor,doktor bulmak zor…
Ama hastanın derdi kimseden daha önemli değilmiş gibi davranılıyor.
Halk özel hastanelere mahkûm, parası olmayan ise kaderine terk edilmiş durumda.

Eğitimde yılların ihmali çocuklarımızı konteyner barakalara mahkum etmiş.

Elektrikte yapılan hatalar bu çağda bizi hala elektriksiz bırakıyor.

Güvenli yollarda seyahat etmekten uzağız.Her yola çıkış bir risk.

Seçim zamanı herkes söz verir.
Refah vaat eder, adalet vaat eder, değişim vaat eder.

Seçim bildirgelerinde onlarca proje vardır.Ama seçimden sonra vaatler unutulur,bildirgelere kimse bakmaz sadece kendine verilen söze bakar.
Sorumluluk ötelenir,bedel ise halka ödetilir.

Seçim aslında basittir.

Oy vereceğiniz kişilerin geçmişlerine bakmak.Topluma ne gibi bir faydası olmuş onu araştırmak. İş hayatında başarıları nedir onu görmek

Mesela gönüllü olarak sivil toplum örgütlerinde çalışmış mı?Toplumsal fayda sağlayan hangi projelere katkı yapmış.

Bugün şikâyet ettiğimiz her şeyin bir geçmişi var.
Ve o geçmişin bir kısmı sandıkta şekillendi.

Bu bir suçlama değil sadece; bu bir hatırlatmadır.
Demokrasi sadece oy vermek değildir.
Demokrasi, verdiğin oyun hesabını sormaktır.
Yanlışa yanlış demektir.
Kör sadakatten vazgeçmektir.

Çünkü oy; bir partiye verilmez sadece.
Oy, geleceğe verilir.
Ve gelecek, ihmali affetmez.

Anlayacağınız herşey seçimlerinizde biter.

Seçeceğiniz yasa yapıcının empati yapma ve vicdanının sesini dinleme kabiliyeti yoksa adalette ,sağlıkta ,eğitimde bundan payını alacaktır.

Rifatlar Cemreler trafik terörünün kurbanı olacak adalette vicdanlarda yara bırakacaktır.

Şimdi soruyu yeniden soralım;
Oyunuzun kıymetini ve değerini gerçekten şimdi anladınız mı?
Yoksa anlamak için daha bedel mi ödememiz gerekecek?