Olmadı Rauf bey!

“Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu Başkanı Rauf Ersenal’i dün arayıp kendinden konu ile bilgi istedim sağ olsun durumu uzun uzun anlattı…
İlk sorularımdan birisi şu oldu;
“Bu kararda siyasi bir baskı gördünüz mü?”
Cevabı net oldu;
“Kesinlikle hayır” dedi…
Detayda da mahkemede avukatının kendisini iyi savunamadığı duyumunu aldıklarını, eşinin çalışmaması ve maddi durumunun kötü olmasından dolayı da böyle bir karar ürettiklerini ve kendisine başka bir bölümde iş verdiklerini ekledi…”
Yukarıdaki yazılanlar dünkü yazımızdan bir kesittir.
Hani şu Vakıflar İdaresi’nde çalışırken rüşvet alan ve suçu sabitlenen kişinin, kendisine verilen hapis cezasını çektikten sonra tekrar işe alınması olayı…
Özellikle yazının girişini Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu Başkanı Rauf Ersenal’in açıklamasına ayırdık…
Ne demiş bize;
Söz konusu çalışanın eşinin çalışmadığını, yani maddi sıkıntı içinde olduklarını…
İşte bu nedenle bu kişinin ailesinin de durumu göz önüne alınmış ve tekrardan işe alınmış!
Burada yönetim kurulu başkanına inanmayacaktık ta kime inanacaktık biz!
Olmadı Rauf bey!
Biz tek taraflı bir yazı yazmama kaygısı ile sizi aradık ve görüşünüze başvurduk…
Ama siz bizi yanıltmaya çalıştınız, bilerek ya da bilmeyerek!
Sizin dediğinizin aksine bu çalışanınızın eşi işsiz değil aksine çalışıyormuş…
Hem de yine sizin yönetim kurulu başkanı olduğunuz Vakıflar İdaresi’nde!
Bunun kısa süre içinde ortaya çıkacağını hiç mi tahmin etmediniz!
Mümkün olduğu kadar ön yargılı olmamaya çalışıyorum…
Bu yanlış bilginin iki nedeni olabilir:
Ya gerçekten bu durumu biliyordunuz ve bizden bilgi saklayarak konunun kamuoyunda fazla tartışılmaması amacıyla bizi yanılttınız ve biraz da duygu sömürüsü yaptınız…
Ya da gerçekten siz de bu konuda yeteri kadar bilgiye sahip değilsiniz ya da önünüze bazı bilgiler yanlış getirildi…
Yani oyuna getirildiniz!
Lütfen bu iki şıktan hangisi doğru kamuoyunu bilgilendiriniz!
Bizim bu tür yayınlardaki amacımız vatandaşın gözünde yerin çok altlarında olan devlet ve kurumlarının silkinip kendisine gelmesi içindir…
Hiç kimsenin ekmek parası ile oynama gibi niyetimiz ve lüksümüz de yoktur!
Bize yapılan ihbarları değerlendirir, mümkün olduğu kadar bunların belgelerine ulaşmaya çalışır ve yazımızı yazarız!
Devletin saygınlığı artsın, devletin ensesinden geçinenler deşifre olsun, devlet kaynaklarını kullanıp raht elde edenler bunun bedelini ödesin diye!
Ama devletin bur kurumunun yönetim kurulu başkanı çıkar da bize yanlış bilgi verirse, onu da suça ortak olmuş kabul ederiz…
Olmadı Rauf bey!
Size bunu hiç yakıştıramadık…
 
 
Başbakanın oğlu olunca…
 
Başbakan Özkan Yorgancıoğlu'nun oğlu Hüseyin Yorgancıoğlu'nun bir arkadaşıyla sosyal medyada yayınlanan yazışması olay hale geldi!
Sosyal medyada yayınlanan ve eleştirilen konu Hüseyin Yorgancıoğlu'nun arkadaşını yurt dışında çalışmaya teşvik etmesi!
KKTC'de iş yok aileni al İngiltere'ye git diyor...
Çoğu bunu göçe teşvik olarak yorumladı, biraz da siyasi nedenlerden dolayı!
Oysa böyle bir durum kesinlikle yok!
Aksine iki kişi arasında geçen yazışma yaklaşık bir aylık bir yazışmanın ürünü.
Elimizde olduğu için böyle kesin konuşuyoruz, ama özel hayatın gizliği kuralı nedeniyle de burada yayınlamayı uygun görmüyoruz.
Hüseyin Yorgancıoğlu bir aylık sürede arkadaşına KKTC'de iş imkanı yaratmak için uğraşmış başarılı olamayınca da son çare olarak yurt dışında çalışmasını önermiştir.
Zaten kendisi bile yurt dışında yaşamaktadır...
İşin kötüsü aileler üzerinden siyasi makamları vurma girişimidir...
Ve bugün sana yarın bana, kuralını da unutmamak lazım!
 
 
MESAJ KUTUSU
 
 
Sayın Hakan DİNÇYÜREK, Türkiye’den gelecek olan su için ada genelinde kazı yapan şirketin yetkilileri ile bazı belediyeler arasında sorunlar yaşanmaya başladı. Eğer önlem almasanız daha vahim olaylar yaşanabilir. Eğer kazı için izin alınmak gerekirse bunun için aracı olmanız isteniyor.
Sayın Rauf ERSENAL, Vakıflar İdaresi yönetim kurulu başkanı olarak ya suçluları koruma içgüdüsündesiniz ya da bilgi sahibi değilsiniz ve yaptığınız açıklamalarla kamuoyunu yanıltıyorsunuz. Acaba hangisi gerçek bir cevap bekliyoruz!
Sayın Özkan YORGANCIOĞLU, oğlunuzun sosyal medyada yaptığı bir öneri cımbızla çekilince ortaya acayip bir durum çıktı. Ancak yazışmanın geneline bakılınca ortaya başka bir durum çıkıyor. Makamda olunca suistimaller de çok yaşanabiliyor değil mi?
Sayın Sümer AYGIN, seçim mağlubiyetinin şokunu daha yeni atlattığınızı ve şimdi de yeni başkanının icraatlarını sıkı takip altına aldığınız söyleniyor. Muhalefet tatlı yapılınca bizce bir mahsuru yok. Umarız başkan eleştirilerden dolayı kırılmaz hatta bunlardan yararlanır…
Sayın Kutlay ERK, bazı medya temsilcilerinin Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili ilginç teklifler yaptığını duyduk. Bu teklifler neyi içeriyordu, kimlerin adı geçiyor, kamuoyunu aydınlatmak ister miydiniz?
Sayın Hamit BAKIRCI, aylar sonra kamuoyunun karşısına çıktınız ve KKTC yöneticilerini aşağılayan sözler sarf ettiniz. Ha keşke bakanlık döneminden sonra da su olayına köstek olacağınıza destek olsaydınız. Biraz insaf lütfen.!
Sayın Yüksel ÇELEBİ, Dikmen Belediyesi sağlık ve temizlik faturalarında yüzde 100 zam yapınca bölge insanından tepkiler gelmeye başladı. Belki siz de haklısınız ama ha keşte biraz daha insaflı olsaydınız!
Sayın Serdar DENKTAŞ, Türkiye’de rahmetli babanızın ölüm yıldönümü nedeniyle büstler dikilirken bizim burada gazeteler etkinlik haberlerini ön sayfalarından bile vermeyi ihmal ediyorlar. Ne büyük vefasızlık değil mi?
Sayın Hüseyin YORGANCIOĞLU, demek ki bundan böyle özellikle de sosyal medyada yazışmalarınıza çok daha fazla dikkat etmek gerekiyor. Ayrıca geçimini yurt dışında sağlayan birisi olarak yazdıklarınız hiç de abuk değil, aksine ülke gerçekleri…
Sayın Mustafa BALCIOĞLU, 1974 öncesinde bir papazı önce tokatlamanız ardından yıllar sonra kendisi ile dost olmanız 400 sayfalık bir kitap konusu olur. Geçmişteki anıları kaleme almaya ne dersiniz?
Sayın Serhat İNCİRLİ, artık yolda kalmaya başladığına göre aracınızı değiştirme vakti gelmedi mi? Emektarı evine gönderip daha genç bir araç almakta yarar var. Zira basın mensuplarını taşıyan araçlar daha sağlam ve güvenilir olmalı…
Sayın Fatma SOLMAZ, elektrik indirimleri de dahil bir çok konuda partiniz biraz fazla sessiz kalmıyor mu? KKTC’nin en yeni ve genç partisi olarak kendinizden daha fazla söz ettirmeniz ve vatandaşın sorunlarına odaklanmanız gerekiyor…
Sayın Hüseyin AKTIĞ, K.T. Otelciler Birliği olarak alternatif olarak din turizmine yönelme girişimlerinizi anlıyoruz ama ezan sesinin ile birilerini rahatsız ettiği bu ülkede din turizmine destek olmayacağını düşünüyoruz.
Sayın Osman YÜCELEN, uzun ve yorucu bir mücadelenin ardından eski CAS çalışanları Personel Dairesi’ne çağrılmaya başlandığına göre işlem tamam demektir. Bu mücadele de kuşkusuz ki en büyük pay sizin. Tebrik ederiz…
Sayın Ali ŞENTÜRK, evinizin bahçesine giren araç sürücünün olay anında bir rahatsızlık geçirdiğini öğrendik. Yatın kalkın küçük bir araçtı ya kocaman bir tır olsaydı sonuçlarını düşünebiliyor musunuz? Verimleş sadakanız varmış, büyük geçmiş olsun…