Ne biçim?

Gerçekten ne biçim? Hani bazen olur da bişeyler bize aksi geldiğinde, kendi kendimize; yani o esnada, beyin seri cevaplar ararken olan olaya, bir soru sorup rahatlatırız arayışı, bir nevi alan ve ya zaman yaratmak için bir hamle bu. Son süratle yaşadığımız peşi sıra olumsuzluklar, birine cevabı bulamadan gelen diğer soru gibi, ya da tam bir cevap bulmak üzere iken gelen ikinci soru ile ilkinin bile cevabını unutturan afallama gibi durumların, en yegane kendine sor tarzındaki sorudur belkide Ne Biçim? Sorusu.
* * *
Kontrolsüzce şişirilen balon gibi dengeleri kaçıran, alım gücünü yok eden, yolda yürürken afallamamıza neden olan, zamların peşi sıra gelişi. Halkları gitgide genişleme sınırına dayayan ve balon gibi patlama potansiyeli taşıyan büyük sosyal ekonomik dram, yine bizi anlamsız ve de bir yere varmayacak, zihin yakan, kan dolaşımını yavaşlatıp, kalp çarpıntılarına neden olan tartışma ve peşi sıra gelen açıklamalar var birde.
* * *
Halklar yokmuş gibi davranan, hatta yokmuş gibi değil yok edilen halkların, üstünde her şeyi yapma haklarını sonuna kadar kullanan, meclisin ise bozuk saat kadar bile doğru gösteremeyen yapısı, bizi daha da zorlayan baskılara sebep oluyor. Sağ duyu yetisi kaybetmiş siyasilerin, halen Türkiye üzerinden, halka saldırması daha da bir pes detirden cinsten. Bu bitmeyeceğini düşündükleri, Türkiye düşmanı yaratıp, bir de taraf seçerek tamamen uydurulmuş senaryo ile Türkiye saflarındaymış gibi yapanlarının olması da ayrı sinir bozucu.
* * *
Türkiye düşmanı çıkmaz buradan, ha siyasetini, bürokrasi şeklini, ya da bize olan demokrasi dışı yaptırımlarını eleştiririz. Ancak bu her ülkenin özgür iradesinin bir yansımasıdır ve zaten olmalıdır da. Her hangi bir oluşu, eleştirel bir tavırla incelemezsek başarı bize çok uzak kalır. İşte şimdi bizim bu ada yarımızda olduğu gibi. Dediğim gibi bu siyaset çürüdü artık yapmayın, Türkiye düşmanı yok bu ada yarısında, ancak siyasi tavrını da kabullenmek zorunda değiliz, yapıcı ya da bizim kendi kültürümüzün getirdiği bir dil ve ya üslupla eleştirel bir yerden yorumlama hakına da sahibiz.
* * *
Artık tüm bu fas fasayı bırakın, halklar olarak çok zor durumdayız, sermayedarlar halk düşmanlığı yapıp bizi kapitalizmin dişleri arasında, lime lime ediyorlar, dur diyecek bir tavır geliştirin, bu durumu kısa ve de uzun vadede toparlayacak sayısız, karşıtlık ve fikir var inceleyin, anlayın ve de uygulayın, adalet eşitlikle gelir, demokrasi her zaman doğruyu göstermez, ancak eşitlik her zaman denk düşürür halkları.
* * *
Sağlıkta zor durumdayız, eğtimde zor durumdayız, ekonomide yıkımdayız, sosyal olarak çöktük, çocuklarımızın geleceğin her geçen saniye bu ilkesiz duruşlarınız yüzünden çalınıyor, sanatı bitirdiniz, kültürümüzü yozlaştırdınız. Siz halen boş açıklamalarla gelen, boş tartışmaların, boş basın bildirileriye yaşam sürdürüyorsunuz. BU İŞTE! TAM BU SORUNUN YERİ……….

NE BİÇİM?

Tüm dünya düzeni hak ediş üstüne kuruludur, ne yaşıyorsanız onu hak ediyorsunuz…….

Behiç Anibal….