MERMİ YİNE HEDEF ŞAŞIRDI
Bu rakam 2014’de 49.
İki katından bir fazla.
Yolları belleri eleştirirken bizler,
İlk kurşunu Polis’e sıkmadık mı?
Neden trafikte sizleri göremiyoruz, neden yoksunuz demedik mi?
Trafik konusunda hassas olanlar olarak bizler, neden radarlar eksik, neden bu kadar çok ölüm yaşanıyor diye ortalığı ayağa kaldırmadık mı?
Peki şimdi hızlı araç kullananların karşısına çıkan Polis’e neden tavşan muamelesi yapılıyor?
Neden avcı deniyor alışılagelmiş yerlerin dışında konulan radarlara?
Alkollü araç kullanıp cinayete teşebbüs eden sürücü neden kahraman oluyor?
Neden 180 km hızla giden sürücünün mutlaka önemli bir sebebi oluyor?
Ve neden dün Polis eksikliğini dillendirenler, bugün çalışan polise ateş püskürüyor?
* * * *
Kaçak yaşama yapılan protestoları saysak, İstanbul’a 3. Köprüyü dikeriz.
Biz kayıt dışı yaşamı istemiyoruz değil mi?
Evet istemiyoruz.
Her ne kadar bazı patronlar ekran karşısına çıkıp gazel okusa da ve evinde Nepal’den getirip 300 dolara köle çalıştırsa da,
Biz yine de karşı olduk kaçak yaşama ve yapılaşmaya değil mi?
Peki bugünkü tepki neden?
Adli şube ile Cürümleri önleme şubesi küçük otelleri bastı diye çıkartılan yaygara niye?
İşin dramatize edilmesi de niye?
Neden hükümete, kaçak yaşama müdahale edilemediği için soru sorulamıyor da, yastıklar köpek salyalarıyla heder oldu diye duygusal bir film izletilmeye çalışılıyor?
* * * *
Gelelim gece kulüplerine.
Kadınlar çıplak bir şekilde sağa sola kaçışmış, birileri de bu duruma çok içerlemiş.
Polis suçlanıyor yine.
Huzurunu kaçırmış Polis, gece kulübünde çalışan ablaların.
Eyy değerli ağabeyler, bugünkü hükümete, yani desteklediğiniz partiye hiç sordunuz mu?
Hani dün UBP iktidardaydı, ver Allah ver yapıyordunuz,
KKTC’de kadın ticareti yapılıyordu diyordunuz.
Hoş, biz her dönemde bunu savunduk,
Hem gece kulübüne izin veriyorsunuz, kadınlar çatır çatır kiralanıyor, devlet hastanesinde her hafta kontrol ediliyor, hem de polis tarafından basılıyor.
Hiç sordunuz mu desteklediğiniz partiye ne ayak diye?
Feminist vekil de var mecliste, hani dün allı morlu eylemler yapıyordu.
Gece kulübü sahiplerinden çatır çatır vergiler alınıyor ama,
Hükümetin hala icraatını göremedik, suçlu yine mi Polis oldu?
* * * *
Yani benim değerli büyüklerim,
Huzur operasyonları sizin huzurunuzu kaçırmış belli.
Daha doğrusu sizin büyükleriniz yine bir politika peşinde.
Yukarda becerilemeyen işler, bugün eğer uygulayıcı makamlara mal edilmeye çalışılıyorsa, burada büyük sorun var demektir.
İşin özünü biz çok iyi biliyoruz.
Bugün yapılan operasyonları tümüyle yerden yere vuranların art niyetli olduğunu düşünmemek elde değil.
Kabul kardeşim, devletin tepesinde sıkıntı var.
Hükümet başka, Cumhurbaşkanı başka isim diyor.
Kim olmalı kim olmamalı, teamüllerdir, olması gerekendir, bu başlıkları sonra konuşalım.
Amma velakin, siyasilerin beceriksizlikleri kurumlara mal edilmeye çalışılırsa, kurumlar da kişiler de itibarsızlaştırılır.
Operasyonlar isim savaşı değil, huzur savaşıdır.
Yaratılmaya çalışılan kavgayla da ülkenin en değerli iki ismi zarar görür.
Sayın Pervin Gürler ve Sayın Şenay Kebapçı.
Hükümet önce, trafiği çözsün, gece kulüplerine düzenleme yapsın, kaçak yaşamı sonlandırsın, ondan sonra da çıkıp Polis işini yapıyor veya yapmıyor diye gereğini yapsın.
Kalem kiralayıp, ortalığı kaynatmaya kalkmasın, gerçekten bu sefer ayıp oluyor.