Mahkum gardiyanı tehdit ederse!

Olay aslında incir çekirdeğini doldurmayacak bir konudan başlıyor…
Su taşıma görevi kendinden alınan bir mahkum!
Kendini bu görevden alan gardiyana kafayı fena takıyor…
Cezaevinin altını üstüne getiriyor!
Zira yaya göre bir mahkumun cezaevi içinde yüksek sesle bağırması bile disiplin cezasını gerektiriyor…
Ama belli ki bu mahkum belli ki birilerine güveniyor!
Onlardan güç alıyor…
Ve bir gardiyana şu sözleri sarf etmekten çekinmiyor!
“Dışarıda şartlar eşit olacak!”
Şimdi içeride ya..
Belli ki kafaya taktığı gardiyan ile dışarıya çıktığı zaman hesaplaşacak!
Aklından geçen neyse artık…
Asacak…
Kesecek ya da dövecek!
Bu tehdit başka ne anlama gelir ki…
Alnından öpecek hali yok ya!
İçeride eli kolu bağlı ya, elbette dışarıda bir takım hesaplaşmalar olacak…
Düşünün bir kere…
Merkezi Cezaevi’nde bu duygular içinde olan gardiyanlar var!
Onlardan sağlık bir görev yapmaları beklenebilir mi…
Cezaevi yönetimi gardiyanının bu ruh halini anlar mı acaba!
Gardiyanlar ile mahkumlar arasında ufak tefek tartışmalara anlarız ama…
Bunu anlamak mümkün mü!
Ortada bir tehdit var…
Başka şeyler de var aslında!
Yönetimin acizliği…
Olaya sessiz kalışı!
Bu sözün söylendiği ortamda şahitler de olduğu halde, ifadeler de verildiği halde ortada bir soruşturma yok…
Disiplin cezası da yok!
Oysa Merkezi Cezaevi’nin bir parmak kalınlığındaki Cezaevleri Yönetimleri Düzeni kitapçığı var…
Her şey kurallarla belirlenmiş!
Bu kitapçığın 146’ncı maddesi de disiplin suçları ile ilgili…
Mahkumların cezaevi içinde hal ve davranışları bu kitapçığa göre belirleniyor!
Ama bu kez müdür de dahil bu kitapçığı göz önüne almamış her ne hal ise…
Aksine bir gardiyanı tehdit eden mahkuma ödül diye günde iki paket sigara hediye eden yöneticiler de var!
Yönetim araştırsın bulsun bu üst düzey gardiyanı…
Eğer bu işin üstüne gitmek isterse tabi ki!
Böyle bir ortamda gardiyanların huzurlu çalışması mümkün mü…
Bir gardiyanı dışarı çıkınca yapacağı eylemlerle tehdit eden bir mahkuma gerekli ceza verilmezse nen olur!
Haddini fazlasıyla aşar ve sesini daha çok çıkarır…
Tehditlerini arttırır!
Sözümüz elbette cezaevinin bağlı olduğu İçişleri Bakanlığı’nadır…
İçeride bakanlığın bilgisinde olmayan esrarengiz olaylar dönmektedir!
Bir takım olaylara yönetim de sessiz kalınca işlerin çığırından çıkması an meselesidir..
Bunları yazdık ki…
Olduğu zaman ‘haberimiz yoktu’ demesinler diye!
 
 
 
Özgürgün: Atun temiz! 
 
Afrika Gazetesi dün Ekonomi Sanayi ve Ticaret Bakanı Sunat Atun’un darbe girişimi kapsamında mercek altına alındığını hatta Özgürgün-Erdoğan görüşmesinde konunun gündeme geldiğini yazdı…
Konuyu hem Atun hem de Özgürgün ile görüştük dün…
Atun, gazeteyi dava edeceğini söyledi!
Özgürgün de haberi yalanlayarak Erdoğan ile böyle bir görüşme yapmadığını ifade etti ve Sunat Atun’a destek beyan etti…
Diyeceğim şudur;
Bu FETÖ meselesi hepimizi fena halde gerdi…
Çok sayıda iş adamanın isimleri geziyor ortalarda!
İyi de bunlar kime yarar getirir ki…
Örneğin dün sabah bir telefon aldım aynen şöyle dedi;
“Suat Günsel için özel helikopter gelmiş kendisini alıp gitmiş!”
“Duydun mu” diye sordu…
Duymadığımı söyledim!
Bazıları sanki de buradan bir iki kişi alınınca göbek atacak bir ruh haline geldiler…
Kıbrıs Türküne yakışmayan durumlar bunlar!
 
 
Belediye Meclis Üyesi’nin Meksika’da işi ne!
 
Ziya Egemen Sencer…
O da Girne Belediyesi ekibi ile Meksika’ya gitmiş!
Kim olduğunu bilmezdik…
Meğerse Girne Belediyesi’nin TDP’li meclis üyesi de Meksika ziyaretinde yer almış ve önceki günkü yazımıza belli ki epey içerlemiş…
Sosyal medyada bize sordu;
“Siz gazeteci misiniz” diye!
Haddini de aştı ve;
“Bok atıyorsunuz” dedi!
Bizi insanlara bok atan bir gazeteci olarak ilan etti yani…
Ama şu sorumuza cevap veremedi;
“Bir Belediye Meclis Üyesi’nin Meksika’da işi nedir”
300 bin TL’ye yaklaşan masraflar kimin cebinden çıkacaktır!
Meksika’nın üç kentindeki folklor gösterisi’nin KKTC’ye katkısı ne olacaktır…
Girne’de kaçak inşaat yapan Kaya Grubu’nun patronu Burhanettin Kaya Meksika ziyareti için ne kadar maddi katkı sağlamıştır!
Eğer bunları sorgulamak ‘bok atmaksa’ Girne’nin bok kokusunu ortadan kaldırmak kimin görevidir!
 
 
Kadın hemşireye taciz!
 
Üst düzey bir yönetici hakkında son birkaç gündür bazı ihbarlar alıyoruz…
Bir kadın hemşireye sözlü tacizde bulunduğu iddiası bu!
Söz konusu hemşirenin arkadaşları ellerinde ses bantları olduğunu söylüyor…
Birkaç gün içinde buluşup konuyu enine boyuna mercek altına alacağız!
Şimdiden bazılarının haberi olsun istedik…
 
 
MESAJ KUTUSU
 
 
Sayın Kutlu EVREN, bakanlığınıza bağlı Merkezi Cezaevi’nde bazı gardiyan ve muhkumlar arasında yaşanan olaylar ne yazık ki yönetim tarafından fazla kaale alınmıyor. Konuyu mercek altına almanız ve burada otoriteyi sağlamanız isteniyor!
Sayın Abdullah ÖZTOPRAK, Uluslararası Final Üniversitesi rektörlük göreviniz hayırlı ve uğurlu olsun. Okul yöneticileri doğru ve yerinde bir karar verdi, burada da başarılı olacağınızdan hiç kuşkumuz yoktur…
Sayın Ömer ARABACIOĞLU, Gönyeli Spor Kulübü’nün 5 Ağustos’ta gerçekleştirilecek geleneksel balo biletlerinin Şeker Sigorta çalışanlarına biraz da zorunlu olarak satmaya çalışmanız bazı tartışmalara neden oluyor, haberiniz olsun istedik!
Sayın Kemal Deniz DANA, istihdam için söz verdiğiniz azı gençlere maaş ödemeleri için bazı özel şirketlere telefon açtığınız yönünde şikayetler gelmeye başladı. Bu iddiaların doğru olmadığını umarız!
Sayın Hüseyin ÖZGÜRGÜN, Türkiye Kurban Bayramı için tatil süresinin 9 gün olduğunu çok önceden açıkladı. Bizim kamu çalışanları da dört gözle sizden müjdeli bir haber bekliyor. Gelin şu işi fazla uzatmayın deriz…
Sayın Faiz SUCUOĞLU, Lefkoşa’da Tren Yolu Polikliniği’nin verdiğiniz tarihte hizmete girmesi bakanlığınızın en önemli icraatlarından birisi oldu. Tebrik eder başarılı çalışmalarınızın devamını dileriz…
Sayın Metin BİLMEM, belki bir an önce müşavir olup köşenize çekilme gayretiniz olabilir ama eğer bir mahkum bir gardiyanı tehdit ediyor ve buna müdahale etmiyorsanız burada büyük bir aksilik var demektir!
Sayın Erkut ŞAHALİ, bölgedeki dostlarınız sakallı imajınız için küçük bir anket düzenlemiş beğenmeyenlerin sayısı daha fazla diyorlar. Ayrıca birkaç yaş da büyük gösterdiğinizi iddia edenler var, haberiniz olsun istedik…
Sayın Sunat ATUN, sizin bakanlığın ismi değişti ama binanın dışındaki dev tabelanın hala değişmediği görülüyor. Bir zahmet bu konudaki talimatı verin de özellikle dışarıdan gelenler için mizah konusu olmayalım!
Sayın Ziya Egemen SENCER, bir belediye meclisi üyesinin dünyanın öbür ucunda bulunan Meksika’da ne işi olduğu yönünde önce geçerli bir neden söyleyin sonra belki sizi anlarız. Bu arada gazetecilere asılsız suçlamalarda bulunursanız sadece siz kaybedersiniz, bizden uyarması!
Sayın Bayram KARAMAN, işletmenizden memnun ayrılan müşterilerin memnuniyet mesajlarını okuyunca duygusal anlar yaşadığınızı duyduk. Bundan daha güzel bir duygu olamaz değil mi…
Sayın Nazım ÇAVUŞOĞLU, vatandaş artık narenciye ülkesinde kilosu 15 TL’den limon satın almaktan büyük hicap duymaya başladı. Üç beş üreticinin cebi dolacak diye ithalata izin verilmemesi biraz acayip kaçmıyor mu!
Sayın Ali Can KABAKÇI, Çiftçiler Birliği yönetiminden pek fazla memnun olmadığınızı ve yakında birlik içinde muhalefete başlayacağınız konuşulmaya başlandı. Acaba bu konuda bazı siyasi nedenler söz konusu olabilir mi!
Sayın Ayhan ARIKLI, yakın bir zamanda aktif siyasete girme hazırlığında olduğunuz söyleniyor. Büyük ihtimalle yeni kurulacak partiyi tercih edeceksiniz diye de konuşuluyor. Artık bir yerlerden başlamak gerekiyordu değil mi. Gazanız mübarek olsun deriz…
Sayın Emre DİNER, çalıştığınız haber ajansının kapatılması sizin için büyük talihsizlikti. Ama işte adaletin kestiği parmağın acımaması gerekiyor değil mi! En kısa zamanda mesleğe devam edeceğinize inancımız tamdır.