LTB’ye yurt dışından bir aday


LTB için adaylar belirlenmeye başlandı. 1 seneliğine iş başında olmak üzere seçilecek yeni başkanın LTB’de yol alması partisine büyük bir avantaj sağlayacaktır. Gelin görün ki bulundukları siyasi partilerin basamaklarını çıkarken zihni ve vizyonu körelmiş herhangi bir adayın LTB’de yapılması gerekenleri yapabilecek cesareti gösterebileceğine hiç ihtimal vermiyorum. İş dünyası içinde olan bir adayın ise her şeyden önce kendi şirketine vereceği zararı iyi hesaplaması gerekir. Aklı başında hiçbir iş insanı LTB’yi kurtaracak diye kendi şirketini riske atmaz.

LTB’yi ancak ve ancak dışarıdan, siyasal parti kadroları ile herhangi bir ilişiği olmayan, piyasada aktif bir şirketi bulunmayan, bağımsız bir aday kurtarabilir. Ülkemiz siyasetçilerinden herhangi biri LTB’deki önlemleri almakta her şekilde başarısız olacağı için nihayetinde tarihe LTB’nin kapısına kilit vuran kişi olarak geçecektir. Zeki bir iş insanı ise batmış bir kurumu ayağa kaldırmak pahasına kendi ticari faaliyetlerinin zarar görmesine müsamaha gösteremeyeceği için teklif nereden gelirse gelsin aday olmayı kabul etmeyecektir.

LTB Belediye Meclisi’ne yeni seçilecek Belediye Meclisi üyeleri eskisinden çok daha dikkatli haraket etmek zorundadır ve Meclis’in muhalefette kalacak yeni üyelerinin ortaya koyacağı muhalefet eskisine göre çok daha sert olacaktır. Belediye Emekçileri Sendikası yönetimi istifa etse dahi belediyeye çöreklenmiş olan bazı sendika üyeleri şiddet içeren eylemleri örgütlenmekte başarısız olmayacaklardır.

Dolayısıyla LTB’nin başına son derece güçlü bir karaktere sahip, siyaset ve iş hayatı ile bağı olmayan, bağımsız hareket edebilecek nitelikte bir aday önerilmelidir. Pek tabii bu, en ideal şartlarda düşünüldüğünde çizilecek bir aday profilidir. LTB gerçeği bize yeri geldiğinde oldukça acımasız davranabilecek, cesaret sahibi, hızlı çözüm üretme yeteneğine haiz ve tecrübeli bir adayı olmazsa olmaz kılmaktadır.

Tanınan tek Kıbrıs Türk belediyesinin kurtarılması için en idealine yönelmemiz ve siyasal partilerin önerdikleri aday konusunda çok dikkatli seçimler yapmalarını salık vermemiz gerekir. Karar sizin; LTB’nin partinize oy kaybettirerek tamamen batması mı işinize gelir yoksa siyasi ihtiraslarınıza mesafe koyarak ve tanınan bir belediyeyi ayağa kaldırarak partinizin vizyon sahibi olduğunu göstermek mi? Umarım hiç değilse bu sefer toplum olarak daha da geç kalmadan aklıselim hareket edebiliriz.


Türkiye ekonomisinde yaşanan 2000 ve 2001 krizlerinin ardından yurt dışında yaşayan bir Türkiyeli ekonomist, Kemal Derviş boşuna Türkiye’ye davet edilerek Ekonominden Sorumlu Devlet Bakanı yapılmamıştı. Hakkında bugün ne söylenirse söylensin Kemal Derviş, Türkiye eknomisinin sonrasında büyük bir ivme kazanmasını sağlayacak altyapıyı radikal kararlar alarak kurdu.

LTB özelinde yapılması gereken de yurt dışında yaşayan bir Kıbrıslı Türk’ü aday olması için ikna etmek ve Ada’ya çağırmaktır. Mahkemeye saldıracak denli şiddet eğilimleri olan bir sendika yönetimine laf dinletebilmek, sabah akşam birilerinin öldürülmeye başlandığı bir ülkede cesaretle bazı kararları alabilmek açıkçası herkesin harcı değildir. Hele böyle birini 26 Şubat’a kadar bulmak, biliyorum neredeyse imkansızdır… Gene de biz önermiş olalım. Belki sesimizi bir duyan olur. Şimdi duymayan, zaten 2014 Yerel Seçimleri’nde ne demek istediğimizi en nihayet anlamış olacaktır. Biz öngörümüzde bulunalım, 2014’te hala yaşıyorsak bugün yazdığımızı üzülerek nasıl olsa hatırlatmak zorunda kalacağız.