LTB seçiminin kısa analizi
Lefkoşa Türk Belediyesi başkanlığı seçimlerine yönelik yapılan kamuoyu araştırmalarında adayların oy oranları arasında büyük farklar bulunmaması, seçmenin, adayların LTB’deki krizi çözeceğine ikna olmadığını gösteriyor. Adayların krizin çözümüne ilişkin ikna edici bir projeksiyon ortaya koyamamaları, seçmenin adaylar arasında bir fark olmadığını algılamasında en büyük etken kuşkusuz.
Adayların yürüttüğü seçim kampanyalarını değerlendirdiğimizde, iki adayın partilerinin üzerinde oy aldığı görülüyor. DP Adayı Mustafa Arabacıoğlu ve TDP Adayı Suphi Hüdaoğlu’nun kendi partilerinin üzerinde oy alması, partilerinin örgütsel gücünden ziyade adayların kişisel özelliklerinden dolayı seçmenden oy aldıklarını ortaya çıkarıyor. Diğer iki adayın, CTP Adayı Kadri Fellahoğlu ve UBP Adayı Hasan Sertoğlu’nun en büyük avantajları ise, partilerinin yaşadığı yıpranmaya karşın bu partilerin hala kimlik ve aidiyet oyuna sahip olmasında yatıyor.
Adayların dezavantajlarına baktığımızdaysa, Arabacıoğlu ve Hüdaoğlu’nun örgütsel güç desteğinden yoksun olması en büyük handikaplarına dönüşecek gibi görünüyor.
Hasan Sertoğlu’nun en büyük dezavantajı ise, UBP Kurultayı sonrasında partinin bir bölümünün seçime mobilize olamaması ve UBP’deki muhalif kanadın oylarını Mustafa Arabacıoğlu ve Kadri Fellahoğlu arasında üleştirebilecek oluşu olarak sıralanabilir.
CTP adayı Kadri Fellahoğlu’nun dezavantajı ise, UBP’deki kadar olmasa bile CTP içindeki iktidar savaşının Fellahoğlu’na CTP’den blok oy getirmeyecek oluşu. CTP içinde özellike Ömer Kalyoncu’nun parti genel başkanı olmak üzere mücadele yürüttüğü, Özkan Yorgancıoğlu’na karşı Ömer Kalyoncu ve Ferdi Sabit Soyer’in bir güç birlikteliğine gittikleri ancak henüz bu konuda tam bir mutabakat sağlanamadığı biliniyor. Her halükarda, CTP adayının CTP içinden alamayacağı oylar olacağı tahmin ediliyor.
Sonuç olarak, UBP ve CTP’deki iktidar savaşının yarattığı ataletin DP ve TDP adaylarına yarayacağı öngörülebilir. Ancak DP ve TDP adaylarının yürttüğü kampanyanın zayıf olması bu avantajlarını ortadan kaldıracağı gibi, Arabacıoğlu ile Hüdaoğlu’nun seçim günü yaklaştıkça olağan koşullarda oylarının düşme eğilimine gireceği düşünülebilir.
Adayların seçim kampanyasına ayırdıkları bütçeyi değerlendirdiğimizde, CTP’nin 1.5 milyon TL’yi aşan bütçeyle seçime en çok yatırım yapan fakat bu meblağın hakkını veremeyen bir kampanya yürütmekle eleştirildiği; TDP’nin ise en düşük bütçeyle, 70 bin TL ile etkin bir kampanya yaptığı görülüyor. UBP’nin kampanya için 300 bin TL ayırdığı ancak yürütülen kampanyanın bütün boyutlarıyla tutarlı olmadığı fakat diğer partilerin de UBP’yi bu konuda yalnız bırakmadığı dikkat çekiyor.
LTB seçim kampanyalarında harcanan bu meblağların LTB’nin nasıl yüzdürüleceğine yönelik analitik çalışmalara ayrılması şüphesiz yurttaşlar için daha anlamlı olurdu. Seçmenler, LTB’deki krizin nasıl çözümleneceğine ilişkin hiçbir adayın ikna edici bir plan ortaya koymadığından yakındığına göre, yürütülen kampanyaların beklentileri karşılamaktan uzak, vasat ve LTB gerçeğinden ırak bir noktada konumlandırıldığı ortaya çıkıyor.