Avrupa’daki krizden derinden etkilenen ülkelerde, iflasların önlenmesi için Troyka’nın uygulanmasını zorunlu kıldığı kurtarma paketlerinin kurtarıcı olup olmadığı tartışılıyor.
Örneğin, Portekiz’de 2 yıldır uygulanan kemer sıkma önlemlerinin Portekiz’i daha da ağır bir depresyonla karşı karşıya bıraktığı, önceleri AB uzmanlarınca 2013’te toparlanacağı tahmin edilen Portekiz ekonomisinde alınan önlemlere karşılık, bütçe açığının ve işsizliğin 2013 tahminlerinin çok üzerinde seyrettiği belirtiliyor.
Portekiz ve Yunanistan örneğinde olduğu gibi, kurtarma planları ağır kesintilerin yanı sıra vergi oranlarını da yükselttiği için önlemlerin resesyondaki AB ülkelerini daha da büyük bir bunalıma ittiği son günlerde sıklıkla dile getiriliyor. Resesyondaki ülkelerde kurtarma paketlerinin işe yaramadığının ortaya çıkmasıyla, AB’nin dağılmanın eşiğine gelebileceği artık daha çok tartışılıyor.
ABD’li, Nobel Ödüllü ekonomist Paul Krugman, New York Times’daki köşesinde, iktisadi durgunluk yaşanan bir ülkede kemer sıkma politikalarının uygulanmasının ülkeyi daha ağır bir bunalıma sokacağını yazıyor.
Nobel Ödüllü bir diğer ekonomist Joseph Stiglitz, AB içinde yapılan kemer sıkmaya dayalı kurtarma anlaşmalarının “karşılıklı intihar anlaşmaları” olduğunu ileri sürüyor.
Beyaz Saray’ın eski ekonomi danışmanlarından ekonomist Christina Romer, kemer sıkmanın ekonomi için yıkıcı olduğunu, Avrupa’da son 2 yılda alınan önlemlerin krizi bırakın ortadan kaldırımayı, artan işsizlik oranları ile ekonomileri daha da kötü bir noktaya sürüklediğine vurgu yapıyor.
Kurtarma paketleri banka sahiplerini kurtarmaya, devlet kuruluşlarının özel sermayeye peşkeş çekilmesine yarıyor ancak ülke ekonomilerinin daha da daralmasına neden oluyor. İşten atılanlarla işsizlik oranı artıyor, maaşlarda yapılan kesintiler ve ağır vergilerle halk daha da yoksullaşıyor. Alım gücü düşen halk daha az alışveriş yapınca, işletmeci artan vergi oranları ve düşen satışlarla işini çeviremeyince ekonomide hareketlilik daha da azalarak, resesyon ağırlaşıyor.
KKTC’de sürdürülemez bir düzen yaratıldığı için AB ortalamasının çok üzerindeki kamu harcamalarını düşürmek için bazı önlemlerin alınması kaçınılmaz fakat bu önlemler alınırken son derece dikkatli hareket etmek gerekiyor.