Kukla da değiliz ki…

Bakan Arıklı söylediğini unuttu mu acaba?

Ne demişti daha geçen hafta…

Fiber Optik Protokolünü Türkiye Cumhurbaşkanından kendi istediğini!

Yani bu söyleme göre Ankara’nın bu işle yakından uzaktan ilgisi yok…

Biz istedik Ankara da onayladı!

Bunun böyle olmadığını memlekette bilmeyen yok…

Ama bilmek istemeyen de çok!

Cumhurbaşkanı Erhürman beklenen hamleyi yaptı ve protokolü Anayasa Mahkemesi’ne gönderdi…

Anayasa’ya aykırı mı değil mi görüş versin diye!

Bundan daha doğal bir şey de yok…

Hükümetin en başta yapması gerekeni Cumhurbaşkanı yaptı!

Madem ki yargıya güveniyoruz…

Yargının vereceği karara da hep birlikte saygılı olacağız!

Peki bu gelişmeden sonra Bakan Arıklı nasıl bir açıklama yaptı?

Türkiye’yi rencide etmişiz…

Hadi bakalım buradan yakın!

Türkiye niye rencide olsun ki?

Madem ki böyle bir protokolü Bakan Arıklı bizzat Cumhurbaşkanından kendi istedi…

Rencide olacaksa Ankara değil kendisi rencide olmalı!

Düz mantık da bunu gerektiriyor…

Madem ki biz istedik yine kendi Anayasa Mahkememize güvenmekten başka da seçeneğimiz yoktur!

Şunu da belirtmekte yarar vardır…

Son dönem yürütülen politika kalk Arap otur Arap modelinden başka bir şey değildir!

Son yılların en büyük yanlışı devam ediyor…

Biz beceremiyoruz her konuda topu Ankara’nın kucağına atıyoruz onlar da bir karar üretince toplum olarak ayağa kalkıyoruz!

Kesinlikle kabul edilemez…

Bizim yanlışlarımızın bedelini de Ankara’ya mal ediyoruz!

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz son ziyaretinde ne demişti?

Protokolde eğer aksaklıklar varsa düzeltilir…

Daha ne demesini beklerdiniz ki?

Kimse kimseyi tehdit etmedi…

Asıp, kesme niyeti de göstermedi!

Bundan böyle Anayasa Mahkemesi ne derse o olacak…

Kıbrıs Türkünün kukla olmadığını da herkes görecek!

Bakan Arıklı bundan böyle açıklama yapmadan önce bir değil bin kez düşünmelidir…

Zaten başına ne geliyorsa çok acele edilmiş açıklamalarından geliyor!

Bakın Başbakan Üstel’e…

Protokolden yana olsa da fevri açıklamalar yapmıyor!

Devlet adamının ne kadar ağır olması gerektiğini bize gösteriyor…

Oysa bire bir Ankara hükümeti ile görüşen ve konuşan kendisidir!

Ne kadar olgun davranırsa iki ülke arasındaki ilişkiler de o kadar sağlıklı olur…

Bir de güzel bir gelişme…

Yıllardan beridir yılan hikayesine dönen Güzelyurt Hastanesi yakın bir zamanda gerçek oluyor!

Bunu nereden anlıyoruz…

Gazetelere verilen ihale ilanlarından!

Hafta başından beridir hastaneye alınacak olan tıbbi cihazların ihale aşamasına gelmesi biraz fazlasıyla geç de olsa önemli bir gelişmedir…

Hükümet açısından en azından verilen sözlerin bir kısmı olsa da yerine gelmeye başlamıştır!

Çok büyük ihtimalle de Güzelyurt Hastanesi Nisan ayı ortalarında hizmete açılacaktır…

Yılan hikayesi de artık gerçeğe dönüşecek ve sağlıkta önemli bir sorun geride kalacaktır!..

MESAJ KUTUSU

Sayın Devrim BARÇIN, yapılacak olan tüzük değişikliğiyle hüküm giyen hangi partililer temize çıkıp işlerine devam edecektir. Yaptığınız bazı açıklamaların altını da doldurup isimleri deşifre ederseniz önemli bir amme hizmeti yapmış olacaksınız, aksi muhalif söylemlerden öteye gitmeyecektir…

Sayın Hakan DİNÇYÜREK, sağlıkta yeni randevu sisteminde büyük sıkıntılar yaşanmaya devam ediyor. Sistemin iyileştirilmesi için en azından bir süre eski sisteme geçilmesi için düzenleme yapmanız öneriliyor. En çok da yaşlı kesim mağdur oluyor, umarız gerekli hassasiyeti gösterirsiniz…

Sayın Rifat GÜNAY, bankalardan alınan kredilerde yaşanan büyük ödeme sıkıntılarından sonra şimdi de kredi kartlarında büyük bir patlama bekleniyor. Konunun uzmanları TC’de olduğu gibi bizde de artık kart limitlerinin mümkün olduğu kadar aşağıya düşürülmesi önerisinde bulunuyorlar…

Sayın Yücel DOĞAN, Halkın Partisi ile el sıkışıp rozet takmanız siyasette son günlerin en önemli gelişmesi olarak algılanıyor. Özellikle Türkiye’de önemli siyasilerle olan yakın ilişkileriniz partinin gelişimi için de olumlu katkılar yapacak nitelikte, hayırlara vesile olsun…

Sayın Ali KARAVEZİRLER, bazı belediyeler denetledikleri işletmelerin isimlerini rica üzerine saklamaya çalışırken sizin aksine isimleri deşifre etmeniz kamuoyunda memnuniyetle karşılanıyor. Hatta sadece mühür değil sürekli kapatmanın da gündeme gelmesini isteyen kesim bir hayli fazla…

Sayın Turgay DENİZ, Ticaret Odası olarak alınacak ikinci tasarruf tedbirlerinde sivil toplum örgütlerinin de söz sahibi olması yönündeki açıklamalarınız bir hayli önemsenmiş olmalı ki destek mesajlarınız gelmeye başladı. Bir de odanın önerilerini kamuoyuna açıklarsanız en azından bilgilendirme açısından olumlu olacaktır…

Sayın Okan DONANGİL, pek kıymetli validenizin vefatını üzüntü ile öğrendik. Merhumeye tanrıdan rahmet size ve tüm aileye sabırlar temenni ederiz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler nasip etsin…

Sayın Tahsin ERTUĞRULOĞLU, önce ki akşam Liverpoll maçında gol yağmuru beklerken alınan yenilgi üzerine saç baş yolduğunuz iddia ediliyor. İyi de nerede kaldı sizin milliyetçi duruşunuz, biraz ayıp olmuyor mu yani?