KOLTUK HAYALLERİ BELKİ BAŞKA BAHARA


Şimdi eğri oturup doğru konuşalım.

Erken genel seçimde gücünü UBP ile birleştiren ve bugün hükümette olan DP’den yani yeni ismi ile DP-UG’den bahsedeceğim.

Parti içi sıkıntılar yaşanıyor DP-UG’de, tüm partilerde olduğu gibi.

Aslında sıkıntı değil de, DP’lilerin UG’lileri benimsememesi diyebiliriz bu duruma.

Bazı kişiler duydukları rahatsızlıkları kaleme almışlar. Belki haklılar kendi açılarından ama bu konuda susmak yerine konuşma hakkımı kullanmak isterim.

Evet, bir seçim geçirdik. Kolay olmadı. En fazla yıpranan halk oldu. Yani biz. Söz hakkı da bizimdir diye düşünüyorum gerek eleştiriler de gerekse övgü dolu sözlerde de.

Yani bugün hükümette CTP ile ortak görev üstlenen DP-UG’nin mihenk taşları halen daha UG’li yani eski UBP’cileri benimseyemedi.

Aslında aynaya tek yönden değil iki yönden bakmak gerekir.

Bu savaş (mecazi anlamdadır lütfen farklı yöne çekmeyin) kimin sayesinde kazanıldı?

Kimler bu savaşın baş aktörü oldu?

ve kimler elinde kılıçla en ön safhada savaştı?

İşte tüm bunların cevabını DP’lilere anımsatırım.

Yani siz bu savaşa katılmak isteyen ve sizinle ayni kulvarda savaşacak olan adamları kendi silahlarınızla donattınızsa ve onlar da sizin için bu savaşa girerek, savaşı almanıza büyük bir katkı koymuşsa, siz savaşa giren ve savaşarak kazanan kişileri yok sayamazsınız. Ama nedense bazıları halen kabullenemediği kişiler üzerinden siyaset yapmaya devam ediyor. Bu adamlar sizinle ayni yolda ilerledi. Sizin çatınız altında ‘biriz’ dedi. Peki, bunu kabullenmemek niye? Genel Başkanın kabul ettiği ve el sıkıştığı adamlar neden halen istenmiyor?

Bu konu irdelenmeyecek kadar ortada bir konudur.

Yani artık DP’lisi de UBP’lisi de DP-UG’lidir. Ta ki bu partiden gönül rızası ile ayrılana dek.

Sizin istemediğiniz ve içinizde benimsemediğiniz bu kişiler, bugün beklide o koltukta oturmanızı sağlayan kişilerdir. Her ne kadar beklentileriniz bu yönde olmasa bile başından kabul ettiğiniz durumdur bu durum. Sonradan istememek niye? Kabul etmemek niye?

Ha eğer koltuklarda yer alamayanlar olmuşsa unutulmasın ki son söz halen söylenmemiştir. Yani müdürlük, müsteşarlık gibi mevkilerde görev alıp alınmayacağı gerekli yetkiler verilerek belirlenmiştir. İlla ki tüm müdürlerin görevden alınması ve DP-UG’lilerin o koltuğa oturması şart değildir. Bunun şart olmadığı gibi özel istek üzerinde de yapılmayacağı ortadadır. Görevini layığı ile yapan birçok müdür şuan koltuğunda oturduğu gibi oturmaya devam da etmelidir. İllaki değişiklik mi istiyorsunuz? O zaman sistemi değiştirmekle başlayın işe…

Yani üzgünüz ama koltuk hayalleriniz belki başka bahara…