“Mültecilerin alıkonulması vicdana ve hukuka sığmıyor”

Mülteci Hakları Derneği, yaşamak için ülkelerini terk etmek dışında başka hiçbir seçenekleri olmayan insanların uzun süreler uygunsuz koşullarda, salt muhacerete dayalı nedenlerle alıkonmalarının vicdanlara ve uluslararası hukuka sığmadığını vurguladı.

09 Temmuz 2019 Salı 12:29
128 Okunma
“Mültecilerin alıkonulması vicdana ve hukuka sığmıyor”

Dernek, savaş ve zulümden kaçmak zorunda kalan 50 kişinin Ercan Havalimanı’nda günlerdir asgari standartların altında, insan hakları ve onuruyla bağdaşmayan koşullarda alıkonulduğunu savundu.

“ALIKOYMAYA ALTERNATİF YARATILMALI”

Dernekten yapılan yazılı açıklamada, bu nedenle bir an mültecilerin alıkonulmalarının önüne geçilerek, başta çocuklar, hastalar ve hamile kadınlar gibi incinebilir gruplara mensup bireyler için ivedilikle alıkoymaya alternatifler yaratılarak, mümkün olan en kısa sürede mülteci haklarının yerel yasal düzenleme ve uygulamalarda tanınması için adımlar atılması gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, Mülteci Hakları Derneği tarafından hazırlanan ve 2015’ten beri Meclis’te görüşülmeyi bekleyen Fasıl 105 Yabancılar ve Muhaceret Yasası ile ilgili taslak değişikliklerin ve 2018’de yine dernekçe hazırlanan kapsamlı uluslararası korumaya dair taslak yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi istendi.

ERCAN’DA 50 KİŞİ ZOR KOŞULLARDA

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Savaş ve zulümden kaçmak zorunda kalıp ülkemize gelen, içlerinde kadın ve çocukların da olduğu bilinen 50 kişinin Ercan Havalimanı’nda günlerdir asgari standartların altında, insan hakları ve onuru ile bağdaşmayan koşullarda alıkonulduğunu biliyoruz. Tümü yaygın ve ayrım gözetmeyen şiddet koşulları altındaki Suriye’den olan çocuklar ve yetişkinler gerekli yatak kapasitesinin olmaması nedeniyle düzgün şekilde uyuyamamakta ve temel hijyen standartlarına uygun olmayan koşullarda alıkonulmaktadır. Ayrıca uzun bir süredir bu koşullar altında alıkonulmaları ciddi sağlık sorunları yaşanmasına neden olmakta ve koşulların bu şekilde devam etmesi durumunda salgın hastalıkların da baş göstermesi olası bir tehlike olarak karşımızda durmaktadır.”

Uluslararası geleneksel hukuk ve iç hukukun parçası olan uluslararası sözleşmelerden doğan hukuki yükümlülükler uyarınca yetkililerin bir an önce geri göndermeme ilkesi ve temel insan hakları standartlarına uygun bir sığınma sistemi oluşturmasına dair sorumlulukları olduğu hatırlatılan açıklamada şöyle denildi:

“Bugün içinde bulunduğumuz durum, Kıbrıs’ın kuzeyindeki yetkililerin mültecilere dair yasal ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmemesinden ötürü kendi toprakları üzerinde bulunan, zulüm ve savaştan kaçan kişilere yeniden zulüm yaşatan ve sistematik hak ihlalleri içeren bir muameleye neden olmaktadır. 50 kişinin günlerdir insani standartlardan çok uzak şekilde alıkonulması iç hukukumuz bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2., 3., 5. maddeleri altında korunan yaşam hakkı, işkence ve insanlık dışı veya onur kırıcı muamele yasağı ve özgürlük ve güvenlik hakkı aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca yine iç hukukumuzun parçası olan Çocuk Hakları Sözleşmesi uyarınca çocukların yüksek yararını göz önünde bulundurma ilkesi hiçe sayılmakta, çocuklar ailelerinin muhaceret statülerinden dolayı alıkonulmamaları gerektiği halde yaşlarının gereksinimine hiç uygun olmayan koşullarda, yetişkinlere beraber alıkonulmaktadırlar.”

Türk Ajansı Kıbrıs (TAK)

Son Güncelleme: 09.07.2019 12:49
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.