“MARAŞ, HAYALET KENT OLMAKTAN KURTARILMALI”

Cemal Özyiğit Başkanlığındaki Toplumcu Demokrasi Partisi heyeti Mağusa İnisiyatifi ile görüştü

18 Ocak 2014 Cumartesi 12:41
299 Okunma
 “MARAŞ, HAYALET KENT OLMAKTAN KURTARILMALI”
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Cemal Özyiğit, Maraş’ın ‘bütünlüklü çözümün parçasıdır” söylemi arkasına saklanarak hayalet kent halinde kalmasına karşı olduklarını belirterek, Maraş’ın hayalet kent olmaktan kurtarılması gerektiğini söyledi.

TDP olarak Maraş’ın BM kontrolünde yasal sahiplerine iadesi, bunun karşılığında Mağusa Limanı’nın serbest ticarete, Ercan’ın da direkt uçuşlara açılmasını talep ettiklerini belirten Özyiğit, “Eğer bu konuda adım atılamıyorsa da, en azından Maraş’ın kısa sürede ekonomiye kazandırılması, her iki toplumun, hem Maraş’ın esas sahiplerinin, hem de Mağusalıların kazançlı çıkacağı çözümlerin üretilebilmesi son derece önemli ve elzemdir” dedi.
Mağusa İnisiyatifi sözcülerinden Okan Dağlı ise, Maraş’ın BM kontrolünde yasal sahiplerine devri ile birlikte Mağusa Limanı’nın da direkt ticarete açılmasının bölgeye yeni bir dinamizm getirecek, iki toplumun yaralarını sarabilecek, iki tarafta da kötüye giden ekonomiyi düzeltebilecek bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekti. Bölgenin bütünüyle hayalet bir kentten, yaşayan bir kent haline dönüştürülmesine büyük önem verdiklerini belirten Dağlı, TDP’nin bu konudaki yaklaşımını çok pozitif bulduklarını, önemsediklerini söyledi.
TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit, Okan Dağlı başkanlığındaki Mağusa İnisiyatifi’nden bir heyeti kabul ederek görüştü. TDP Mağusa İlçe Merkezi’nde gerçekleştirilen görüşmede, Parti Meclisi Üyesi Ercan Hoşkara, Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri Cemal Varoğlu ile Erkut Yılmabaşar da hazır bulundu.

TDP Genel Başkanı Özyiğit görüşmenin başında yaptığı konuşmada, Kıbrıs Sorunu’nun yanı sıra, özellikle Maraş konusunda uzunca bir süredir kafa yoran, çözümler üreten ve soruna kalıcı çözüm bulunması için uğraş veren Mağusa İnisiyatifi ile bir arada olmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Cemal Özyiğit, Maraş konusunun ülkenin kanayan ve bir türlü kalıcı çözüme ulaştırılmayan en önemli sorunlarından biri olduğunu kaydetti.

Yıllardır çözülemeyen Kıbrıs Sorununda yaşanan tıkanıklığın maalesef halen sürdüğünü, ortak metinde anlaşılmaması üzerine görüşmelerin bir türlü başlayamadığını belirten Özyiğit, “Her iki taraf da ‘top sende kalsın’ mantığı ile hareket ediyor, kelimelerin arkasına saklanıyor, bu nedenle de görüşmeler başlayamıyor” dedi. BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alexander Downer’in her iki tarafın tutumu nedeniyle yine eli boş döndüğünü kaydeden Özyiğit, bu aşamada müzakerelerin başlamasına olanak sağlaması için BM Genel Sekreterinden aktif girişim yapmasını talep etti.
TDP olarak Kıbrıs Sorununa BM Parametreleri çerçevesinde iki toplumlu, iki bölgeli siyasi eşitliğe dayalı federal bir çözüm bulma uğraşı içinde olduklarını belirten Özyiğit, tek egemenlik, tek uluslar arası kimlik ve tek vatandaşlık olgusunu da desteklediklerini yineledi.

“Maraş hayalet şehre dönüştürüldü”
Kıbrıs Sorunu’ndaki çözümsüzlük nedeniyle Kapalı Maraş bölgesinin adeta ‘hayalet bir şehre’ dönüştüğünü vurgulayan Özyiğit, bu konuda adım atılmamasını eleştirdi. TDP dışındaki tüm partilerin ‘Maraş bütünlüklü çözümün parçasıdır’ diyerek sorunu hep perde gerisine ittiklerini belirten Özyiğit, 1979 ikinci doruk antlaşmasında, Maraş’ın bütünlüklü çözüm dışında da bir çözüme kavuşturulabileceği ve bunun da kapsamlı çözümle çelişmeyeceği yönünde açık bir madde olduğunu anımsattı.

TDP olarak özellikle son dönemde Maraş konusunu sıkça gündeme getirdiklerini, İki toplumlu Ledra Palace toplantılarında da ev sahibi oldukları dönemde, Maraş konusunu tartıştırdıklarını anımsatan Özyiğit, TDP olarak Maraş’ın BM kontrolünde yasal sahiplerine iadesi, bunun karşılığında da Mağusa Limanı’nın serbest ticarete, Ercan’ın da direkt uçuşlara açılmasını talep ettiklerini ifade etti. Özyiğit, “Eğer bu konuda adım atılamıyorsa, en azından Maraş’ın kısa sürede ekonomiye kazandırılması, her iki toplumun, hem Maraş’ın esas sahiplerinin, hem de Mağusalıların kazançlı çıkacağı çözümlerin üretilebilmesi son derece önemli ve elzemdir” dedi.

Maraş konusunun güven artırıcı bir önlem çerçevesinde değerlendirilebileceğini de kaydeden Cemal Özyiğit, Maraş Sorununa artık her iki toplumun da kazançlı çıkacağı bir çözüm bulunması konusunda TDP olarak ellerinden gelen her türlü katkıyı koymaya kararlı olduklarını belirtti ve Mağusa İnisiyatifinin Maraş konusunda ortaya koyduğu görüş ve önerileri desteklediklerini kaydetti.

DAĞLI 
Mağusa İnisiyatifi sözcülerinden Okan Dağlı da konuşmasında, görüşmeye olanak tanıyan ve Mağusa İnisiyatifi’nin Maraş konusundaki çalışmalarına verdiği destekten dolayı TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit ile TDP’li yetkililere teşekkür etti.
Yarım asırdır devam eden Kıbrıs Sorunu’nun yanı sıra Mağusalılar olarak bir de hayalet kentle beraber yaşadıklarını belirten Dağlı, bunun sadece Mağusalıların değil, tüm Kıbrıslıların sorunu olduğunu vurguladı.

Kıbrıs Sorunu’nun çözümünün iki siyasi lidere bırakılmayacak kadar önemli olduğunu, son 50 yıldır iki liderlik tarafından sürdürülen görüşmelerin de bir sonuca varmadığını anımsatan Dağlı, müzakerelerin başlamasına zemin oluşturacak ortak metinde dahi, iki toplum liderinin anlaşamadığına dikkat çekti. Dağlı; “Ortak metinde dahi uzlaşmaya varamayan iki lider, bütünlüklü çözümde nasıl anlaşacak” diye sordu.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun son Ankara ziyaretinin ardından basına bir ortak açıklama düştüğünü belirten Okan Dağlı, “Biz ortak açıklamayı Türk ve Rum liderliğinden beklerken, Türkiye ve Kıbrıs Türk liderliğinden yapıldı. Federal bir Kıbrıs’ı öne çıkaracaklarını beklerken, çözüm için KKTC’nin kabulünün şart olduğunu söylediler. Ancak, bu Kıbrıs Türklerinin ortak politikası değildir. KKTC kurulurken bile federal çözüme vurgu yapılarak kuruldu. Daha düne kadar Kıbrıslı Rumları, ‘federasyondan kaçtılar’ diye suçlarken, bugün ayrı devleti savunur olduk, bu anlayış ile çözüme ulaşmak çok zordur” diye konuştu.

Gelinen aşamada sivil toplum örgütlerinin devreye girmemesi, her iki toplumun işbirliği ortamı yaratamaması halinde, Kıbrıs’ta çözümün çok gecikeceği uyarısında bulunan Okan Dağlı, Maraş ile Mağusa konusunun, hem siyasi, hem de ekonomik ilişkileri ortaya çıkarabilecek bir altyapıya sahip olduğunu söyledi. Okan Dağlı, Mağusa’nın tarihi ve antik kentiyle beraber, Maraş’ın BM kontrolünde yasal sahiplerine devri ile birlikte Mağusa Limanı’nın da direkt ticarete açılmasının bölgeye yeni bir dinamizm getirecek, iki toplumun yaralarını sarabilecek , iki tarafta da kötüye giden ekonomiyi düzeltebilecek bir potansiyele sahip olduğuna dikkat çekti.
Maraş’ın yasal sahiplerine devredilmesi, Mağusa Limanı’nın direkt ticarete açılması ve Mağusa Ortaçağ Kenti’nin de Dünya Kültür Mirası listesine eklenmesi noktasında, bölgenin bütünüyle hayalet bir kentten, yaşayan bir kent haline dönüştürülmesine büyük önem verdiklerini belirten Dağlı, TDP’nin bu konudaki yaklaşımını çok pozitif bulduklarını ve önemsediklerini ifade etti.
 
Son Güncelleme: 18.01.2014 12:43
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.