banner165
banner174

KTÖS'ten, Bakanlık önünde açıklama...

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş,  Atatürk Öğretmen Akademisi (AÖA)  dışından mezun olan okul ve okul öncesi öğretmenlerin YÖDAK ve YÖK onaylı sisteme girişine karşı olduklarını kaydetti.

14 Temmuz 2022 Perşembe 17:10
KTÖS'ten, Bakanlık önünde açıklama...

 Maviş, Kıbrıslı Türklerin laik ve demokratik toplumsal kimliğinin gelişmesinde öncü olan, 85 yıldır  topluma ilkokul ve okul öncesi öğretmeni yetiştiren Atatürk Öğretmen Akademisi’nin kapatılmasına sonuna kadar karşı olacaklarını belirtti.

 KTÖS yetkilileri, AÖA Yasasında yapılmak istenen değişikliğe karşı olduklarını belirtmek için bugün Milli  Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı.

 Basın açıklaması sırasında sendika yetkilileri “AÖA’yı kapattırmayız” ve “Parasız, bilimsel eğitim” yazılı pankart açtı.

 KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş’in basına yaptığı konuşmanın ardından Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu sendika yetkililerinin yanına inerek basına açılama yaptı,  sorulara cevap verdi.

 Maviş

 KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, AÖA’nın yasasında sendika ile istişare edilmeden değişikliğe gidilmesine ve Akademi dışından da mezun olan okul ve okul öncesi öğretmenlerinin YÖDAK ve YÖK onaylı sisteme girişine karşı oluklarını belirtti.

 Atatürk Öğretmen Akademisi’nin 1937 yılından bu yana devlet idaresinde Kıbrıs Türk toplumu için ilkokul öğretmeni yetiştirdiğini beliren Maviş, bu okula giren öğretmen adaylarının sınavla ve seçilerek okula kabul edilmesinin, kamusal eğitim açısından vazgeçilmez olduğunu ifade ederek,  bunun faydasını en çok öğrencilerin gördüğünü söyledi.

 Maviş, Atatürk Öğretmen Akademisi üzerinde "oynanan oyunların" Ankara ile imzalanan protokol ile ilgili olduğunu iddia ederek, protokolde öğretmenliğe giriş sistemi ile ilgili değişiklik ve Atatürk Öğretmen Akademisi’nin tasfiyesinin açık şekilde öngörüldüğünü ileri sürdü.

 Maviş, sendikanın protokolün içeriğindeki AÖA ile ilgili tehlikeli durumu hem Eğitim Bakanlığı hem de toplumla paylaştıklarını belirtti.

 Eğitim Bakanlığı’nın ilkokul ve okul öncesi öğretmeni yetiştirme uhdesini YÖK ve YÖDAK onaylı tüm üniversitelere devretmek istediğini ve bununla ilgili bir yasa taslağı hazırladığını ileri süren Maviş, burada amacın Öğretmen Akademisi'ni kapatmak, planlı ve nitelikli öğretmen yetiştirme sistemini baltalamak, sınıf öğretmenliği ve okul öncesi öğretmenliğini sermayenin pazarına açarak, işsizler ordusu yaratmak olduğunu söyledi.

 Maviş, okulun işlevsizleştirilmesinin üniversite patronlarına ve Kıbrıs Türk laik kimliğinden rahatsız olanlara yarayacağını ifade etti.

 Kıbrıslı Türklerin günümüzdeki laik ve demokratik toplumsal kimliğinin gelişmesinde öncü olan, 85 yıldır  topluma ilkokul ve okul öncesi öğretmeni yetiştiren Atatürk Öğretmen Akademisi’nin kapatılmasına sonuna kadar karşı olacaklarını söyleyen Maviş, bu konuda mücadelenin daha da büyüyeceğini ifade etti.

 Eğitim Bakanlığı’na Öğretmenler Yasası’nın 103 maddesinden neden iki tanesini ayıkladıklarını, müzakere ve istişare yollarını kullanmadan neden çatışmayı seçtikleri sorularını yönelten Maviş, 1937 yılından beri başarılı, planlı ve nitelikli öğretmen yetiştiren bir kurumu neden kapatmak istediklerini sordu.

 Eğitim Bakanlığına önerileri olduğunu da ifade eden Maviş, sendikanın sayfalarca eğitim sorunları ve önerilerini Bakanlığa sunduğunu, bu önerilerden görüşmeye başlayabileceklerini söyledi.

 Maviş, Eğitim Bakanlığı’nı yönetenlerden de memnun olmadıklarını belirterek,  KHK’nın atayacağı bürokratlarla eğitim projelerinde birlikte çalışmak istediklerini, değişime Eğitim Bakanlığından başlanması gerektiğini kaydetti.

 Maviş, uzun vadeli eğitim projelerini hayata geçirmek istediklerini söyleyerek, son şura kararlarına saygı duyduklarını ve şura kararlarından eğitimi konuşmaya başlayabileceklerini belirtti.

 Öğretmenlerin gerek pandemi döneminde gerekse eğitim/öğretim döneminde ödev ve sorumluluklarının üzerinde fazlasıyla çalıştığını belirten Maviş, öğretmenin yalnız okul içinde değil, 24 saat öğrenci ile ilgilendiğini, aile ile iletişimde olduğunu, etkinlik ve projelerle ilgilendiğini ve ertesi eğitim günün hazırlığını yaptığını söyledi.

 Bu noktada öğretmenin zaman mefhumu olmadığını söyleyen Maviş, çalışma saatleri ile birlikte, öğretmenin emeğin daha çok konuşulması gerektiğini ifade etti.

 Çavuşoğlu

 Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu da konuşmasında, Bakanlığın önünde sendikanın açıklamasını gördüğünü, topluma yönelik yaptıkları açıklamalarla toplumu yanıltmalarına müsaade etmemek adına yanlarına indiğini kaydetti.

 Çavuşoğlu, sendikanın açıklamasının; “çocukları kandırırcasına” yapılan bir açıklama  olduğunu belirtti.

Bu söz üzerine KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, Bakan Nazım Çavuşoğlu'na, “İtham etmeyin sayın Bakan'ım.. İtham etmeyin bizim eylemimizde konuşma fırsatı buldunuz. Saygı duyar sizi dinleriz ama itham etmeyin biz böyle cümleler kullanmadık.” dedi.

 “Benim konuşmamdan sonra basın mensupları buradadır. Arzu ederseniz istediğiniz kadar açıklama yaparsınız. Arzu ederseniz de, ben bu konuları her yerde tartışmaya hazırım.” sözlerini kullanan Çavuşoğlu,  toprakları 400 sene Türk toprağı olarak  tutan ataların, ulusal değerlerin temsilcilisi olduğunu, bunu kimsenin yıpratamayacağını söyledi.

 Hiç kimsenin kendisinin iradesine, karakterine dokunamayacağını belirten Çavuşoğlu, AÖA’nın var olmasıyla toplumun var olmasının kendi açısından eş değer olduğunu kaydetti.

 “Akademinin yaşatılması ve genişletilmesiyle ilgili vizyonumuz vardır”

 1937 yılında kurulan AÖA’nın milli mücadele tarihine kattıklarını inkar edecek değil öğretmen, bir insan dahi olamayacağını dile getiren Çavuşoğlu, Akademi’nin yaşaması, yaşatılması ve yürüttüğü görev ve sorumluluklarının genişletilmesiyle ilgili vizyonları olduğunu mutlaka sendikanın da bildiğini belirtti.

 AÖA’yı güçlendirmeye, geliştirmeye, daha fonksiyonel ve Kıbrıs Türk halkını geleceğe taşırken daha iyi bir misyon üstlenmesi için çalıştıklarını söyleyen Çavuşoğlu, hiç kimsenin gelip de akademiyi kapatmaya yönelik düşünceleri  olduğunu söylemeye hakkı olmadığını kaydetti.

 Ülkenin hayırsever insanlarıyla vatanseverlik göstergesi olan okul yatırımlarını da küçümsemenin doğru bir yaklaşım olmadığını dile getiren Çavuşoğlu, öğretmenlerin toplumu aydınlığa götüren insanlar olduğunu, Eğitim Bakanlığı’nın da bu aydınlığı artıran insanlar olduğunu söyledi.

 Kendisinin bu mevkilere alın teri ile geldiğini dile getiren Çavuşoğlu,  bürokratlarının da alın teri ile bu görevleri yaptığını söyledi.

 Sendikanın öğretmenler tarafından seçilerek geldiğini bildiğini ve takdir ettiğini dile getiren Çavuşoğlu, “Burada bulunan öğretmenler kadar girmiş olduğum ders saati var. Hepsinden fazla çalıştığım okullar var. Özverilerim var yıllarım var. Mesleğime kimse laf edemez.” şeklinde konuştu.

"AÖA güncellenerek yaşatılacak" 

AÖA’nın ilelebet yaşayacağını dile getiren Çavuşoğlu, “AÖA yaşayacak ama güncellenerek yaşayacak. Burada bahsettiğiniz ilgili maddenin Akademi'yi kapatmayla ilgisi yok. Akademi'nin müfredatının genişletilmesi ve güçlendirilmesi gerektiğini sanırım herkes söyleyebilir. Ama Akademi'nin kapatılmasını hiç kimse söyleyemez. Söyletmeyiz de, yapmayız da, alet de olmayız.” dedi.

  Çavuşoğlu, dış dünyadan mezun olup da gelen sınıf öğretmeni olan herhangi birinin öğretmen olabilme prosedürünü sadece düzenlediklerini dile getiren Çavuşoğlu, bugün birçok üniversiteden mezun olan bir öğrencinin gelip 36 ay geçici öğretmenlik yapması halinde kadroda çalışma imkanı verildiğini kaydetti.

 Sendikaların ülkenin olmazsa olmazı olduğunu ve çalışmalarıyla ülkeye katkı yaptıklarına da dikkat çeken Çavuşoğlu, sendikanın pandemi döneminde yaptığı çalışmalara dikkat çekti. Bakan Çavuşoğlu, sendikanın bu  çalışmalarından dolayı defalarca teşekkür ettiğini belirterek ve  yine teşekkür ederek, “Benim için zul değil.  Zaten sendika üyeleri kimdir. Bizim öğretmenlerimizdir.” dedi.

 Çavuşoğlu, kavgayı bırakarak, ülkeyi güzel günlere bırakmak gerektiğini dile getirerek,  çalışma eşitliğini sağlamaya çalıştıklarını ve ülkenin imkanları doğrultusunda çalışma yapmaya çalıştıklarını kaydetti.

Çavuşoğlu konuşmasının sonunda basın ve sendika yetkililerine de teşekkür ederek, “Birlik ve beraberlik içinde başarabiliriz. İhtiyacımız olan budur. Endişe ve korkuların gerçekleşmemesi için birlikte çalışacağız. ” dedi.

(HUR/YIL) Fotoğraflı

Haber: Hurşide Baybora

Fotoğraf: Süleyman Önal

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner161

banner168

banner162

banner172

banner171

banner50

banner164

banner146