banner152
banner151

KKTC ULAŞIMINDA ÇÖZÜM SİNYALİ

Merit Turizm Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Reha Arar’ın yıllardır her mülakatında dile getirdiği Kuzey Kıbrıs’ın ulaşım sorunu, çözüm yolunda önemli bir gelişme gösterdi.

10 Eylül 2014 Çarşamba 08:58
KKTC ULAŞIMINDA ÇÖZÜM SİNYALİ
Kuzey Kıbrıs ve Türk medyasının da önemli desteğini alan Arar, bu konuda sayısız yayın yapan ve konunun takipçisi olan Bloomberg HT Haber Koordinatörü Ali Çağatay’ın konuğu oldu.

9 Eylül Salı günü saat 12.00’de Ali Çağatay’ın canlı olarak sunduğu haber programına konuk olan Reha Arar, desteklerinden dolayı Kuzey Kıbrıs adına teşekkürlerini sundu, gelişmeler hakkında bilgi verdi.

Ali Çağatay: KKTC havalimanlarına ambargolar yüzünden yabancı uçaklar doğrudan gelemiyor. Ancak, Türkiye üzerinden aktarma olduğu taktirde gelebiliyor. Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ilk yurt dışı gezisini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine yaptı. Orada THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topçu da vardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayın Topçu’ya, “Kuzey Kıbrıs’a komşu ülkelerden çapraz uçuşlar yapın” dedi. Buna havacılık teriminde ‘touch-down’ deniliyor.
Buna olanak veren bir süreç başladı, daha doğrusu başlıyor. Bizim açımızdan bir yayıncılık başarısı elbette. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetin’de turizm sektöründe önemli aktörlerinden biri olan Merit Grubu’nun da turizm başarısı. Reha Bey, ben hikayeyi özetlemeye çalıştım, ama siz baştan bir anlatabilir misiniz? Bu konuyu söyledik, söyledik, sonunda oldu diyorsunuz.

Reha Arar: İnşallah olacak. Bu konuyu ilk defa sizinle bundan 4,5 yıl önce bir ilkbahar günü Merit Crystal Cove Hotel’in bahçesinde konuşmuştuk. Bu sizinle 7. programımız. Kuzey Kıbrıs turizmini, Gezi olaylarının en sıkıntılı günlerinde dahil ele alaraktan hiç bırakmadınız. Bu nedenden dolayı ; size tüm Kuzey Kıbrıs turizmi adına teşekkür ederim.

Sayın Hamdi Topçu’nun, Cumhurbaşkanımızın resmi heyeti ile Kuzey Kıbrıs’a ayak bastığı andan itibaren konuya gösterdiği hassasiyet, bizi ciddi anlamda mutlu etti. Bizi uzun saatler dinledi, sohbetler ettik. Kendisine bizzat Kuzey Kıbrıs’ın sorunlarını anlattık. Turizm imkanlarını gösterdik ve hakikaten büyük bir ilgi ile dinledi. Hatta, Kuzey Kıbrıs’tan ayrıldıktan sonra BRT’ye benim katıldığım bir programa telefonla katılarak konu ile ilgili, bizim için çok önemli hayati öneme haiz açıklamalar yaptı. İnşallah, yarın da kendisi ile bizzat görüşüp hangi konularda nasıl bir yol çizersek, bu potansiyeli, Kuzey Kıbrıs turizmini ayağa kaldırırız diye tartışacağız.
Biraz evvel çok güzel özetlediniz. Ada ülkelerinin en önemli ihtiyaçları ulaşımdır. Hastalıktan, sağlıktan, gıdadan, ziyaretten en önemlisi, hep ulaşımdır. Feribot yoksa, siz isteseniz de adaya arabanız ile ulaşamazsınız. Adaya ulaşmak için mutlaka bir araç kullanmanız lazım, bu araç bazen sizin aracınız olmayabilir.
Türkiye üç tarafı denizler ile çevrili bir ülke. Etrafında kendisine ait ve kendisi ile ilgili birçok ada olmasına rağmen deniz taşımacılığı konusunda fakir bir ülke. Uçağa gelince; bugün bizim en büyük sıkıntımız ulaşım. Ulaşımı çözmemiz durumunda Kuzey Kıbrıs turizm açısından reel sektöre destek sağlar. Bugün aslında Kuzey Kıbrıs’ın en sıkıntılı olayı reel sektöre destek sağlayacak çok fazla ana damarın olmaması. Kuzey Kıbrıs iki kaynaktan besleniyor; eğitim ve turizm. Biz besleniyoruz ve bizim altımızda aşağı yukarı 40’a yakın sektörde besleniyor.

Ali Çağatay : THY kararı alırsa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne touch-down uçuşlar yapmaya başlar ise öncelikler hangi ülkelerden olmalı ve bu öncelikler sayesinde Kuzey Kıbrıs turizmi ne kadarlık bir ivme kazanabilir?

Reha Arar: Birinci grup ülkeler; Lübnan, Ürdün ve Rusya olmalı. Lübnan ve Ürdün, Adana üzerinden Rusya ise Ankara üzerinden Kuzey Kıbrıs’a çok rahatlıkla bağlanır.
Ali Çağatay : Yani; Beyrut, Amman Adana üzerinden, Moskova Ankara üzerinden Lefkoşa’ya bağlanmalı diyorsunuz.

Reha Arar: Bunun dışında İsrail ile diplomatik ilişkilerimizin imkan verdiği çercevede Antalya üzerinden bağlanmamız halinde özellikle kısa süreli hafta sonu grupları alabiliriz. Bunun dışında İran çok büyük bir pazar ve Kuzey Kıbrıs, İran için bir arka bahçe. Vize problemi nedeniyle, yani bugün İranlı bir turist ‘Ben Kuzey Kıbrıs’a gideceğim’ dese kısa süre içinde bunu yapabilir. Ama ‘İngiltere’ye gideceğim, bir Fransa’ya’ dese günlerini alır. Böyle bir olay da var.

Ali Çağatay : Peki bütün bu bölgelerden çapraz uçuların yapıldığını kabul edelim

Reha Arar: Tabi Azerbeycan Bakü, aynı lisanı konuşmamız acısından önemli.

Ali Çağatay : Belki Bağdat, belki Musul

Reha Arar: Tabi Erbil bir ara başladı ve durdu. Ama bu söylediğiniz coğrafya da özellikle biz Irak’ı Suriye’yi katmıyoruz. Ama onları da katmamız halinde stabilite sağlandıktan sonra buralar için Kuzey Kıbrıs bir arka bahçeden de ötedir. Gidebilecekleri, nefes alabilecekleri, tatil yapabilecekleri bölge acısından bir merkezdir.

Ali Çağatay : Hamdi Topçu ile yarın bir görüşme yapacağınızı söylediniz, muhtemelen bu konu ile ilgili alt yapıyı oluşturacaksınız. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti turizminin kendine özgü bazı karakteristik özellikleri var. Mesela talih oyunları serbest. Tabi sadece talih oyunları üzerine meseleyi oturtmuyorum, ama talih oyunları bir çeşni sunuyor. Yani Antalya’da bulamayacağımız bir şeyi Kuzey Kıbrıs’ta bulabiliriz. Acaba, bu Rus turistleri cezbeden bir özellik olabilir mi?

Reha Arar: Tabi ki olabilir. Talih oyunları salonları otellerin mütemmim cüzleridir desek daha doğru olur.

Ali Çağatay : Küçük bir parçası diyorsunuz.

Reha Arar: Evet ve isteyen buna gider. Tıpkı toplantı salondaki bir kongreyi izlemek isteyen gibi. Veya açık sinemada, sinemayı izlemek isteyen gibi. Herkes oraya gitmez. Zaten otellerdeki talih oyunları salonları, casinolar bütün misafiri alacak boyutlarda değildir, böyle planlanmamıştır. Ancak, tabi ki Rusya’dan da, İran’dan da, Ürdün’den de talih oyunları salonlarına gelen insanlarda var. Bugün, dikkat ederseniz artık dünyanın birçok ülkesinde talih oyunları salonları açılmaya başlandı. Hatta güney komşumuzda bile şu anda talih oyunları salonları açma konusunda bir faaliyet göze çarpıyor.

Ali Çağatay : Bir rekabet geliyor.

Reha Arar: Belki bir rekabet gelecek, belki bu konuda aynı işi yapan iki komşu yanyana olacak. Bu durum Kapalı Çarşı’da kuyumcuların yan yana olduğu gibi bir güç de yaratabilir. Sizinde başta söylediğiniz gibi, bu talih oyunları bir farklılık. Antalya ile rakip olma konusunda hiç bir zaman bir iddiamız yok. Ama Antalya destinasyonundan farklı, gerek gastronomi açıdan, gerekse tarihi ile doğası ile, kültürü ile farklı bir yurt dışı destinasyonuz. Kuzey Kıbrıs’a gelen insan yurt dışı terminalinden uçağa binerken öyle bir psikoloji ile geliyor, ama Merit Crystal Cove Hotel’e geldiğinde odasından telefon açtığında, telefonda çıkan ses ‘Size nasıl yardımcı olabilirim?’ diyor.Yani bu bir nevi yurt dışında yurt içi gibi.

Ali Çağatay : Girit adası, Malta adası, Rodos adası olağan üstü turizm cazibe merkezleri haline gelmiş durumunda. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de belki bu uçuşlar sayesinde aynı duruma gelebilir. Bayrak taşıyıcı THY başladıktan sonra özel hava yollarının da devreye girebileceğine ihtimal verebiliyor musunuz?

Reha Arar: Ben artacağına inanıyorum. Mesela şimdi Borajet çok ciddi anlamda ülkeye girdi. Birçok yere seferler koydu ve bundan mutlu. Biz eğer Kuzey Kıbrıs’ın tanıtımını doğru şekilde, doğru yerde, profesyonelce yaparsak ciddi anlamda bu konuda başarılı olabiliriz. 1980’lerdeki Antalya’yı düşünün. Sayın Barlas Güntay’ın ilk çıkarttığı teşvikleri düşünün. Özal döneminin hareketlerini düşünün. Türkiye’nin o dönemlerde fuarlarda yaptığı etkin tanıtımı düşünürsek bugün ne noktaya geldik.0 Türkiye’deki döviz hareketleri bile Antalya’daki turistlerin geliş indeksine bağlı.

Ali Çağatay : Avrupa’nın en çok turist alan ülkesi durumuna geldik, bu büyük bir aşama.

Reha Arar: 1978’de bu konuyu konuşur muyduk?

Ali Çağatay : Hayal bile edilmezdi.

Reha Arar: Evet hayal bile edilmezdi. Ben de size bu konuda tekrar tekrar teşekkürü bir borç biliyorum.

Son Güncelleme: 10.09.2014 09:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Turizmci 2014-09-10 10:14:32

reha arar efendi tutturmuş bir ulaşım da ulaşım..sanki ulaşım tümüyle halledilse ve ülkeye inlerce turist gelmeye başlasa herşey halledilmiş olacak. ama bu turistler bir defa gelecek ve bir daha da gelmeyecek.! nedenmi? çünkü ciddi boyutlara ulaşmış çevre kirliliğini,bakımsız eski eser ve ören yerlerini,yolcu taşımacılığı yapan taksi otobüs ve benzeri araçların keşmekeşini,antik girne limanında denize akan lağım sularını,limanda yemek yemeye ve dolaşmaya giden turistlere karşı davranış biçimlerini vs vs vs gözardı ediliyor ve bunlardan hiç bahsedilmiyor.hele hele devletin bu hantal yapısı içinde turizmden sorumlu bakanlığının hiç bişeye müdahil olamadığı gerçeği ortaya konmuyor.yüzlercesi sayılabilir aslında bütün bu sorunlar halledilmedikçe uçağı koymuş, turisti getirebilmiş olabilirsiniz ama bu sürdürülebilir olamaz reha bey..turisti getir açık büfeyi ver ve otele kapat.böyle bir turizm de düşünülemez. daha da çok şeyler sayılabilir ama şimdilik bu kadar..

Avatar
Vatandaş 2014-09-10 10:25:40

Kronikleşmiş çevre kirliliği konusunu irdeleyin Reha Bey..Oteliniz temiz ama çevre pislikten geçilmezse ne yaparsanız yapın fayda vermez..Çevre Bakanı Bakırcı’nın ağzından köpükler geliyordu çevreyi kirletenlere ağır cezalar verecek diye..Hani nerde,ne oldu? Bu adamları taciz etmeniz lazım,devamlı dürtmeniz lazım..Bu adamların odalarından çıkıp işleri dışarıda yapmalarını sağlayın..Yaptığınız yatırımlar az buz bişey değildir,bunların insiyatifinde kalmasın Reha Bey..

banner161

banner162

banner146

banner50

banner68

banner164